Türkiye’de Taksim Meydanı, uzun yıllardır 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nün simgesel ve tarihsel merkezi olmayı sürdürüyor. Ancak özellikle 1977 katliamının ardından işçi sınıfının hafızasında özel bir yer tutan bu alan, son yıllarda sistematik biçimde yasaklanıyor. Bu yıl da yasaklar genişletilerek uygulandı; ancak emek ve demokrasi güçleri yasağı tanımayarak Taksim iradesini bir kez daha ortaya koydu.
İstanbul Valiliği’nin aldığı karar doğrultusunda Taksim ve çevresi adeta abluka altına alındı. Beyoğlu başta olmak üzere Şişli, Beşiktaş, Kadıköy ve Kartal’da çok sayıda yol trafiğe kapatıldı; araç ve yaya geçişine izin verilmedi. Taksim’e çıkan tüm sokaklar bariyerlerle kesilirken, bölgeye giriş-çıkışlar da tamamen engellendi.
Ulaşım da büyük ölçüde durduruldu. M2 Yenikapı–Hacıosman Metro Hattı’nın Taksim, Şişhane ve Osmanbey durakları kapatıldı. Kabataş–Taksim Füniküler Hattı ile İstiklal Caddesi üzerindeki nostaljik tramvay seferleri iptal edildi. Tünel-Karaköy hattı ile Taksim ve çevresindeki birçok İETT durağında da seferler durduruldu. Mecidiyeköy Metro İstasyonu’nda ise yalnızca meydan çıkışı açık bırakıldı.
Tüm bu abluka koşullarına rağmen binlerce kişi Mecidiyeköy’de bir araya geldi. 1 Mayıs Taksim İnisiyatifi’nin çağrısının yanı sıra, Kolektif Mücadele Platformu’nun da içinde yer aldığı geniş bir birleşik yapı, Taksim’e yürüme iradesini sahiplenerek alanda yer aldı. Kitle, Taksim’in tarihsel adres olduğunu vurgulayarak yasaklara rağmen geri adım atmayacağını ilan etti.
Polisin gün boyu süren müdahalelerinde 576 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında çok sayıda siyasi parti, sendika ve kitle örgütü yöneticisi yer aldı.
Ayrıca HKP üyeleri Beşiktaş’tan yürüyüş sırasında, Kaldıraç Hareketi üyeleri ise Boğaz Köprüsü’ndeki eylemleri sırasında gözaltına alındı.
Gözaltına alınanlardan 47 kişinin mevcutlu tutulduğu, diğerlerinin ise ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılmasının beklendiği belirtildi.
Tüm yasaklara, ulaşımın durdurulmasına ve yoğun polis ablukasına rağmen ortaya çıkan tablo açıktı: Taksim yasağı fiilen uygulanmış olsa da, farklı siyasal ve toplumsal güçlerin ortaklaştığı birleşik bir irade ile Taksim’e çıkma kararlılığı bu yıl da kırılmadı.
