Bilgi Üniversitesi’nde Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla alınan kapatma kararına karşı başlayan direniş üçüncü gününde sürüyor. Santral İstanbul Kampüsü’nde nöbetlerini sürdüren öğrenciler, akademisyenler ve üniversite emekçileri kampüsü terk etmeyeceklerini belirtirken, sabah saatlerinden itibaren üniversite yoğun polis ablukası altına alındı. Öğrencilerin, çalışanların ve hatta dayanışma amacıyla getirilen erzakların kampüse girişine izin verilmedi.
Gece yarısı nöbet alanına gelen Rektör Ege Yazgan’ın “kampüs kapatılacak” açıklaması, üniversitenin fiilen tasfiye edilmek istendiğini ortaya koyarken; sabah başlayan abluka iktidarın üniversitelere dönük baskı politikalarının yeni bir örneği oldu. Kampüs dışında bekleyen öğrenciler içerideki arkadaşlarına su ve yiyecek ulaştırmaya çalışırken polis ve özel güvenlik engeliyle karşılaştı.
Kampüs içinde bulunan öğrenciler yaptıkları açıklamada “kampüsümüzü terk etmiyoruz” diyerek direnişi sürdüreceklerini vurguladı. Açıklamada, kampüse girişlerin serbest bırakılması, polis ablukasının kaldırılması ve dayanışma için gönderilen erzakların içeri alınması talep edildi. Öğrenciler ayrıca üniversitenin kapatılması kararının iptal edilmesini ve “özerk, bilimsel, demokratik eğitim” hakkının savunulmasını istedi.
Sabah saatlerinden itibaren kampüsü kuşatan polis daha sonra öğrencilere saldırdı. Çok sayıda öğrencinin yaralandığı belirtilirken, öğrenciler Bilgi Üniversitesi Tarihi Kapı önünde eylemlerini sürdürdü.
Bilgi Üniversitesi’nde yaşananlar, yalnızca bir üniversitenin kapatılması değil; eğitimin piyasalaştırılmasına, gençliğin geleceksizliğe sürüklenmesine ve üniversitelerin polis zoruyla susturulmasına dayanan faşist baskı politikalarının yeni bir halkası.
