Türkiye devrimci hareketinin önderlerinde Hüseyin Cevahir, katledilişinin 55. yılında Mezarı başında anıldı

images

Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden, THKP-C’nin kurucularından Hüseyin Cevahir, katledilişinin 55. yılında Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Yeldeğen köyündeki mezarı başında anıldı.

Mezarı başında toplananlar yalnızca bir devrimciyi anmadılar; Türkiye devrimci hareketinin en kararlı, en fedakâr kuşaklarından birinin mücadele bayrağını yeniden yükselttiler.

Anmaya katılan devrimci, sosyalist ve demokrat kurum temsilcileri ile çok sayıda kişi, Hüseyin Cevahir şahsında ölümsüzleşen tüm devrim savaşçıları için saygı duruşunda bulundu. Yapılan konuşmalarda, devrimcilerin bıraktığı mirasın ancak mücadeleyle yaşatılabileceği vurgulandı.

Hüseyin Cevahir, 68 devrimci gençlik hareketinin bağrından çıkan ve Türkiye halklarının kurtuluş mücadelesine yaşamını adayan öncü kadrolardan, THKP-C’nin kurucularından biriydi. Üniversite sıralarında başlayan devrimci arayışı, onu kısa sürede dönemin yükselen anti-emperyalist mücadelesinin saflarına taşıdı. Dünyanın dört bir yanında halklar emperyalizme karşı ayağa kalkarken, Vietnam halkı ABD emperyalizmine diz çöktürürken, Filistinli gerillalar işgale karşı savaşırken ve Latin Amerika’da devrim rüzgârları eserken, Türkiye’nin genç devrimcileri de düzenin çizdiği sınırları reddederek mücadele yoluna çıktılar.

Bu kuşağın öncülerinde Hüseyin Cevahir, Mahir Çayan ve yoldaşlarıyla birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi’nin kuruluşunda yer aldı. Onların amacı yalnızca iktidar sahiplerini eleştirmek değil, emperyalizme bağımlı sömürü düzenini kökünden yıkmaktı. Bağımsız bir ülke, sömürüsüz bir toplum ve halk iktidarı için mücadele ettiler. Karşılarında ise yalnızca sermaye sınıfı değil, NATO’ya bağlanmış, emperyalizmin çıkarları doğrultusunda hareket eden bir devlet aygıtı vardı.

12 Mart askeri darbesiyle birlikte işçi sınıfına, gençliğe ve devrimci harekete yönelik kapsamlı bir saldırı başlatıldı. Binlerce insan gözaltına alındı, işkenceden geçirildi ve cezaevlerine dolduruldu. Ancak baskılar devrimci iradeyi teslim alamadı. Hüseyin Cevahir ve yoldaşları geri çekilmek yerine mücadeleyi büyütmeyi seçtiler. Çünkü onlar için devrimcilik yalnızca söz söylemek değil, bedel ödemeyi göze almaktı.

THKP-C’nin Filistin halkıyla dayanışma için Siyonist İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom’un cezalandırmasının ardından devlet kapsamlı operasyonlar başlattı. Mayıs 1971’de İstanbul Maltepe’de Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir’in bulunduğu ev kuşatıldı. Üç gün boyunca süren kuşatma sırasında teslim olmaları istendi. Silah bırakmaları istendi. Boyun eğmeleri istendi. Ancak onlar teslimiyet yerine direnişi seçtiler. 1 Haziran 1971 günü açılan ateş sonucu Hüseyin Cevahir katledildi, Mahir Çayan yaralı tutsak duştu. Henüz 26 yaşındaydı. Fakat geride bıraktığı mücadele, bir devrimcinin ömrünün yıllarla değil, halkların mücadelesine bıraktığı izlerle ölçüldüğünü gösterdi.

Bugün Türkiye’de işçiler yoksullaştırılıyor, gençler geleceksiz bırakılıyor, halklar eşitsizlik ve baskıyla karşı karşıya bırakılıyor. Emperyalist savaş politikaları, sömürü ve talan düzeni bütün ağırlığıyla sürüyor. Hüseyin Cevahir’in adı da tam bu nedenle yalnızca geçmişe ait bir hatıra değildir. O, sömürüye karşı direnişin, teslimiyeti reddeden devrimci kararlılığın ve bağımsızlık mücadelesinin simgelerinden biridir.

Dersim’de mezarı başına bırakılan karanfiller yalnızca bir anmanın değil, yarım bırakılan kavganın sürdüğünün de ilanıdır. Çünkü devrim şehitleri yalnızca anılarla değil, uğruna mücadele ettikleri eşitlik, özgürlük ve sosyalizm mücadelesi büyütüldüğü ölçüde yaşarlar. Hüseyin Cevahir’in yaşamı ve ölümü, aradan geçen onlarca yıla rağmen aynı gerçeği haykırmaya devam ediyor:

Hüseyin Cevahir Ölümsüzdür!

Mahir, Hüseyin, Ulaş; Kurtuluşa Kadar Savaş!

Tek Yol Devrim!

Exit mobile version