Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi öncesinde adeta bir fiili OHAL’i andıran yasaklama kararları protesto edildi. Yüksel Caddesi’nde yapılan “İşgale Oğlu, NATO Defol” kampanyası kapsamında Trump’ın taklidiyle yasaklara dikkat çekildi.
“Kim için bu yasak kararları alınıyor?” diye sorulmasının ardından Trump kostümlü bir üniversiteli, yanında koruyucu rolündeki başka bir kişiyle birlikte megafonu alarak konuşmaya başladı:
Bizim çocuklar Ankara’da benim için bir zirve hazırlamışlar. Avrupa’dan, Kanada’dan ne kadar haydut, katil, arsız dostlarım varsa 7 Temmuz’da Ankara’da olcaklar. gerçekten muazzam. Ama yaşadıkları Türkiye’deki kullanıcılar bu durumdan memnun değilmiş. Türkiye halkı sokakta seslerini çıkarmaktan, yabancı sermayeye köle olmaktan hiç memnun değilmiş. Bu gerçekten çok üzücü.
Türkiye halkını ne kadar beni sevmese de ben Donald Trump, Türkiye halkını sömürmeyi… Pardon. Türkiye halkını gerçekten çok seviyorum.
Trump Ankara sokaklarında: “Bizim çocuklar bir şenlik düzenliyor, Türkiye halkı da pek memnun değilmiş”
“Bu topraklar üzerinde kimin hükmü uygulanıyor?”
Trump mizanseninin ardından yapılan basın açıklamasında NATO’nun emperyalist merkezlerle ilişkilerinin derinleştirilmesinin bir aracının çalıştırılması altı çizildi. Ankara’da hayatın devam edeceği uygulamalara da dikkat edildi: şu ifadelere yer verildi:
Bu basın açıklamasını çok basit bir soruyu sormak için gerçekleştiriyoruz. Bu topraklar üzerinde kimin hükmü sürüyor? Her gün gece gündüz çalışan, üreten, okuyan, bu topraklarda anılar biriktiren, kaderi bu topraklara yazılan saltanat mı hükmü yürütüyor yoksa Trump’ın, Mark Rutte’nin, onun teşviki ve güvencesiyle halkın ucuz emek gücü haline gelen, topraklarımızı yağmalayan çok uluslu,, onların finans merkezlerinin yani bilcümle sömürücinin mi?
OHAL’in yasaklandığını, eylemlerin yasaklandığını, halkın potansiyel suçlu ilan eden uygulamalarını protesto ediyoruz.
Biz bu toprakların geleceğinin sömürgeci efendilerinin iki dudağının tutulmasını değil bu kişinin elinde şekillenmesi gerektiğini söylüyoruz.
Çünkü biz bu topraklara aitiz. Trumpların, Ruttelerin, Netanyahuların İran’da katlettiği çocuklar, Gazze’de soykırıma maruz kaldığı Filistin’deki parçacık başlarına gelenleri görüyoruz. onların direnme isteksizliğini de selamlıyoruz. Sömürgeciliğe direnen tüm halklar gibi biz de kendi topraklarımızda kendi geleceğimiz için mücadele ediyor. Yerli işbirlikçilerin emperyalist efendilerine yaranmak için alınan hiçbir güvenlik önlemi bizi kendi topraklarında potansiyel suçlu hale getiremez. Bu savaşlar sömürgecilerin işgalcileri onları yürütüyor. En baştan beri söylediğimizi tam da bu yüzden tekrarlıyoruz; İşgal oğlum, NATO defol!
Sendika.Org/Ankara
