PROSFYGIKA DİRENİŞİ KAZANDI

yuna

Yunanistan’ın başkenti Atina’da bulunan tarihi Prosfygika mahallesinde aylardır süren direniş, halkın örgütlü mücadelesinin ve dayanışmasının gücünü bir kez daha ortaya koydu. Sermayenin ve rant politikalarının hizmetindeki kentsel dönüşüm planlarına karşı yükselen mücadele, önemli bir mevzi kazanımıyla sonuçlandı.

Atina Belediye Meclisi’nde gerçekleştirilen yoğun tartışmaların ardından belediye yönetimi, yıllardır mahalleyi savunan Prosfygika topluluğunu resmi muhatap olarak kabul etmek zorunda kaldı. Belediye, mevcut yıkım ve dönüşüm projesini durduran ve tarafları görüşmeye çağıran bir karar aldı. Böylece devlet ve sermaye ortaklığının mahalleyi tasfiye etme girişimine karşı verilen mücadele önemli bir başarı elde etmiş oldu.

Bu gelişmenin ardından aylardır sürdürülen açlık grevi eylemleri sonlandırıldı. Ancak direnişçiler, bunun mücadelenin sonu değil, yeni bir aşamasının başlangıcı olduğunu vurguladilar.

AÇLIK GREVCİLERİ ÖLÜM SINIRINA DAYANDI

Direniş boyunca ağır bedeller ödendi. Açlık grevinin ön saflarında yer alan Aristotelis Chantzis, sağlık durumunun kritik seviyeye ulaşması üzerine hastaneye kaldırıldı. Eyleminin 140. gününe ulaşan Chantzis’in yaşamı ciddi tehlike altına girerken, doktorlar uzun süreli açlığın yarattığı ağır tahribat nedeniyle kapsamlı bir tedavi süreci başlattı.

Bir diğer direnişçi Suzon Doppagne ise açlık grevinin 55. gününde yaşadığı ciddi sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldı. İnsülin kaynaklı ani rahatsızlıklar yaşayan Doppagne’nin de tedavisine başlandı.

Direnişçiler, bedenlerini ortaya koyarak yalnızca birkaç binanın değil, kolektif yaşamın, dayanışmanın ve halkın barınma hakkının savunusunu gerçekleştirdiler.

PROSFYGIKA NEDEN HEDEFTE?

Prosfygika, yalnızca bir mahalle değil; yüz yılı aşkın bir direniş ve dayanışma tarihinin simgesidir. 1922 Küçük Asya Felaketi sonrasında Anadolu’dan sürülen Rum mülteciler için inşa edilen bu konutlar, yıllar içerisinde işçilerin, yoksulların, göçmenlerin ve mücadele eden halk kesimlerinin yaşam alanına dönüştü.

Bugün sermaye çevreleri ve emlak şirketleri, Atina’nın merkezindeki bu değerli araziyi rant alanına çevirmek istiyor. “Kentsel dönüşüm”, “yenileme” ve “güvenlik” söylemleri altında yürütülen projelerin gerçek amacı ise yoksul halkı yaşadığı yerlerden sürmek, tarihi dokuyu yok etmek ve bölgeyi sermayenin hizmetine sunmaktır.

Prosfygika halkı yıllardır bu saldırılara karşı öz örgütlenmeleriyle direniyor. Mahallede kurulan kolektif yapılar, dayanışma ağları ve ortak yaşam pratikleri neoliberal kent politikalarına karşı alternatif bir yaşam modelini temsil ediyor.

YENİ DEMOKRASİ VE SAĞIN SALDIRISI

Belediye Meclisi’ndeki oylama sırasında iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi ve sağcı gruplar alınan karara karşı çıktı. Sermayenin çıkarlarını savunan bu çevreler, halkın iradesini ve barınma hakkını görmezden gelerek dönüşüm planlarında ısrar etti.

Buna karşın Belediye Başkanı Xaris Dukas ve kararı destekleyen meclis üyeleri, açlık grevcilerinin yaşam hakkının ve mahalle sakinlerinin barınma hakkının öncelikli olduğunu ifade ederek projeyi askıya alan kararın kabul edilmesini sağladı.

Bu sonuç, yalnızca meclis koridorlarında alınmış bir karar değildir. Bu karar, aylardır süren direnişin, uluslararası dayanışmanın, sokaklarda yükselen seslerin ve açlık grevcilerinin kararlılığının ürünüdür.

SYNTAGMA’DAN YÜKSELEN MESAJ: MÜCADELE SÜRÜYOR

Kararın ardından Atina’nın kalbi olan Syntagma Meydanı’nda yapılan kitlesel açıklamada Prosfygika topluluğu, elde edilen kazanımın önemli olduğunu ancak nihai hedefin dönüşüm projesinin tamamen iptal edilmesi olduğunu duyurdu.

Topluluk temsilcileri, “Bu bir son değil, mücadelemizin yeni bir aşamasıdır. Mahallemizi, tarihimizin ve kolektif yaşamımızın simgesi olan Prosfygika’yı savunmaya devam edeceğiz” mesajını verdi.

YAŞASIN PROSFYGIKA DİRENİŞİ! YAŞASIN HALKLARIN DAYANIŞMASI!

Prosfygika’da kazanılan bu mevzi, yalnızca Atina halkının değil; dünyanın dört bir yanında evlerinden, mahallelerinden ve yaşam alanlarından sürülmek istenen emekçilerin de kazanımıdır.

Bu zafer, örgütlü halkın karşısında hiçbir gücün yenilmez olmadığını bir kez daha göstermiştir. Açlık grevcilerinin fedakârlığı, mahalle sakinlerinin kararlılığı ve uluslararası dayanışmanın gücü sermayenin planlarını geri püskürtmüştür.

Prosfygika’nın taş duvarları bugün yalnızca bir mahallenin değil, direnen tüm halkların sesini yankılıyor:

Barınma haktır, satılık değildir!

Ranta karşı yaşamı savunacağız!

Yaşasın Prosfygika Direnişi!

Yaşasın halkların dayanışması!

Yaşasın mücadele, yaşasın zafer!

Exit mobile version