Ankara Gar Katliamı davasında firari faillerinden Ömer Deniz Dündar ilk kez mahkemeye çıktı. 

garkatliami

Ömer Deniz Dündar’ın ilk kez hâkim karşısına çıktığı Ankara Gar Katliamı davasının duruşması, 30 Haziran 2026’da Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 10 Ekim 2015’te Ankara Tren Garı önünde düzenlenen ve 103 kişinin yaşamını yitirdiği, yüzlerce kişinin yaralandığı IŞİD saldırısına ilişkin firari sanıklar dosyasında yargılanan Dündar’ın savunmaları ve duruşmada yaşananlar, katliamda yakınlarını kaybeden ailelerin tepkisine neden oldu.

KESK, DİSK, TTB ve TMMOB tarafından düzenlenen “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi”ne yönelik gerçekleştirilen saldırıya ilişkin davayı, yaşamını yitirenlerin yakınları, yaralılar, demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcileri de takip etti. Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada, daha önce Suriye’den Türkiye’ye getirilen Ömer Deniz Dündar ilk kez mahkeme huzurunda savunma yaptı.

Mahkeme heyeti, Dündar hakkında Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyalar ile Ankara Gar Katliamı dosyasının birleştirildiğini açıkladı. Duruşmada, sanığın 18 Haziran tarihinde “etkin pişmanlık” kapsamında ifade verdiği ve IŞİD üyesi olduğu belirtilen 21 kişiyi teşhis ettiği bilgisi paylaşıldı. Dündar ise bu sayının daha fazla olduğunu öne sürerek yaklaşık 90 kişiyi teşhis ettiğini iddia etti.

Savunmasında Suriye’de bulunduğu dönemde Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) tarafından tutulduğunu anlatan Dündar, burada verdiği ifadelerin MİT’e gönderileceğini düşündüğünü söyledi. Türkiye’ye getirildikten sonra 13-20 Mayıs tarihleri arasında nerede tutulduğuna ilişkin soruya ise, “Milli istihbarata ait bir yerde kaldığımı düşünüyorum” yanıtını verdi.

Hatay’daki dosyalarda yer alan suçlamaları kabul etmeyen Dündar, 2017 yılında Türkiye’de gerçekleştirilmesi planlanan bir saldırı hazırlığı kapsamında yakalanan IŞİD üyeleri ve ele geçirilen araçla bağlantısının bulunmadığını savundu. Ancak müşteki avukatlarından Senem Doğanoğlu, söz konusu soruşturma kapsamında ele geçirilen canlı bomba düzeneğine ait materyaller üzerinde Dündar’ın parmak izinin tespit edildiğini hatırlattı.

Bunun üzerine Dündar, Ahmet Güneş’in kendisinden bir “şehadet kemeri”ni bağlarken yardım istediğini, parmak izlerinin bu nedenle çıkmış olabileceğini ileri sürdü. Ancak olası bir saldırı planından haberdar olmadığını ve örgütün patlayıcı biriminde görev almadığını iddia etti.

Dündar ayrıca IŞİD’in Gaziantep yapılanmasının önemli isimlerinden Yunus Durmaz’dan eğitim aldığını kabul ederken, Ankara Gar Katliamı’nın Yunus Durmaz, Mustafa Dokumacı ve Ahmet Güneş tarafından planlandığını öne sürdü. Katliamdan haberdar olmadığını savunan sanık, saldırının gerçekleştirildiği tarihte Suriye’de bulunduğunu söyledi.

Duruşma boyunca müşteki avukatları, Dündar’ın etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerde yer alan örgütsel faaliyetler, planlanan eylemler ve IŞİD içindeki konumuna ilişkin ayrıntılı sorular yöneltti. Dündar ise birçok kararın örgüt yöneticileri tarafından alındığını savunarak sorumluluğu üstlenmedi.

Sanığın beyanları, katliamda yakınlarını kaybeden ailelerin tepkisine yol açtı. Yıllardır adalet mücadelesi verdiklerini belirten aileler, saldırının tüm yönleriyle aydınlatılmadığını ve gerçek sorumluların ortaya çıkarılmadığını dile getirdi. Duruşma sırasında yaşanan tartışmalar nedeniyle salonda zaman zaman gerginlik yaşanırken, mahkeme başkanının aileleri salondan çıkarmak istemesi üzerine tansiyon daha da yükseldi.

Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamlarından biri olarak kayıtlara geçen Ankara Gar Katliamı’na ilişkin firari sanıklar dosyasında yargılama sürerken, mahkeme eksikliklerin giderilmesine karar vererek davayı 25 Eylül 2026 tarihine erteledi.

Exit mobile version