Emperyalist ABD, İran’a yönelik yeni saldırı dalgası başlattı

ABDiran

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’a yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattığını duyurdu. CENTCOM tarafından yapılan açıklamada, Türkiye saatiyle 13.00’te başlayan saldırıların, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere yönelik saldırılarda kullandığı öne sürülen askeri kapasiteyi hedef aldığı belirtildi.

ABD yönetimi operasyonları deniz ticaretinin güvenliğini sağlama gerekçesiyle savunurken, saldırılar Washington ile Tahran arasında son günlerde tırmanan askeri gerilimin yeni bir aşamasını oluşturuyor. ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyonlarını genişletmesi, bölgede daha kapsamlı bir savaş riskini artırırken, milyonlarca sivilin yaşamını doğrudan etkileyecek yeni bir istikrarsızlık dalgasına da zemin hazırlıyor.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, Fox News’e verdiği röportajda İran’a yönelik tehditlerini daha da ileri taşıdı. Trump, Tahran yönetiminin müzakere masasına dönmemesi halinde saldırıları genişleteceklerini belirterek, “Gelecek hafta onlar için çok kötü olacak. Tüm enerji santrallerini vuracağız. Masaya geri dönüp müzakere etmezlerse tüm köprülerini havaya uçuracağız” ifadelerini kullandı.

Trump’ın açıklamaları, yalnızca askeri hedefleri değil, enerji santralleri ve köprüler gibi milyonlarca insanın günlük yaşamını sürdürebilmesi için hayati öneme sahip sivil altyapıyı da açık biçimde hedef alması bakımından dikkat çekiyor. Elektrik üretim tesisleri, ulaşım ağları ve diğer temel yaşam kaynaklarına yönelik tehditler, savaşın bedelini doğrudan sivillere ödetme anlamı taşıyor.

Uluslararası insancıl hukuk uyarınca siviller ile sivil altyapının korunması temel yükümlülüklerden biri olarak kabul edilirken, enerji santralleri ve köprüler gibi sivil yaşam açısından kritik tesislerin hedef alınacağı yönündeki açıklamalar uluslararası hukuk bakımından ciddi tartışmaları da beraberinde getiriyor. İnsan hakları örgütleri ve uluslararası hukuk uzmanları, sivillerin yaşamını sürdürebilmesi için zorunlu olan altyapının hedef alınmasının ağır insani sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekiyor.

Washington yönetiminin askeri baskıyı artırırken diplomatik çözüm çağrılarını bombardıman tehditleriyle birlikte dile getirmesi, ABD’nin bölgedeki güç politikasını daha da sertleştirdiğine işaret ediyor. Karşılıklı saldırıların dördüncü gününde Orta Doğu’da gerilim tırmanmayı sürdürürken, çatışmaların genişlemesi halinde bunun bedelini bir kez daha başta bölge halkları olmak üzere sivillerin ödeyeceği yönündeki kaygılar büyüyor.

Exit mobile version