İzmir Aliağa’daki Smart Solar fabrikasında işçiler, sendika seçme hakkına ve örgütlenme iradesine yönelik müdahaleye karşı üretimi durdurdu. TES-İŞ’ten ayrılarak DİSK/Enerji-Sen’de örgütlenen işçilerin ardından 7 işçinin “departman fazlalığı” gerekçesiyle işten çıkarılması fabrikada direnişin fitilini ateşledi. İşçiler, arkadaşları işe dönene ve sendikal iradeleri tanınana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ilan etti.
Smart Solar Aliağa Fabrikası’nda yaklaşık 570 işçinin yüzde 98’inin DİSK/Enerji-Sen’e üye olmasının hemen ardından örgütlenmede öne çıkan 7 işçinin işine son verildi. İşveren çıkarmalara “departman fazlalığı” gerekçesini gösterirken, işçiler bunun sendikal örgütlenmeyi kırmaya yönelik bir hamle olduğunu belirtiyor.
İşten çıkarmalara karşı işçiler 11 Eylül’de üretimden gelen güçlerini kullanarak şalterleri indirdi. Üretimin durmasının ardından fabrika içinde ve kapı önünde başlayan direniş ikinci gününde de sürdü. DİSK/Enerji-Sen, işten atılan 7 işçi geri alınana ve işçilerin sendika seçme hakkı tanınana kadar mücadeleden geri adım atılmayacağını açıkladı.
İşçiler patronun gerekçesini reddediyor
İşten çıkarılan işçilerden Nazım Tanacı, patronun öne sürdüğü “departman fazlalığı” gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Fabrikada işçi fazlası değil, tersine işçi açığı bulunduğunu söyleyen Tanacı, çalışanların fazla mesaiye çağrılmaya devam ettiğine dikkat çekti.
Bu tablo, işçiler açısından işten çıkarmaların ekonomik bir zorunluluktan değil, fabrikada hızla büyüyen örgütlenmeyi geriletme çabasından kaynaklandığını gösteriyor.
İşten çıkarılan Ülkü Aydın Ergül de Enerji-Sen’e geçişin birkaç işçinin değil, fabrikadaki işçilerin ortak iradesi olduğunu vurguladı. Ergül, TES-İŞ’ten ayrılma kararının tabandan geliştiğini belirterek işten çıkarmaları bir yıldırma politikası olarak niteledi.
Smart işçilerinin ortaya koyduğu tablo, sermayenin işçinin hangi sendikada örgütleneceğine karar vermeye çalışmasına karşı doğrudan bir sınıf tutumunu ifade ediyor: İşçiler temsilcilerini kendileri seçmek ve toplu sözleşme haklarını kendi belirledikleri sendika üzerinden kullanmak istiyor.
Direnişe sınıf dayanışması
Fabrika önündeki eyleme DİSK/Enerji-Sen’in yanı sıra Birleşik Metal-İş yöneticileri ve farklı fabrikalardan işçiler de katıldı. Smart Solar’ın Gebze fabrikasında örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş de Aliağa işçileriyle dayanışma içinde olduğunu açıkladı.
Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin, mücadelenin yalnızca işten çıkarılan 7 işçinin işe dönüş mücadelesi olmadığını, işçilerin örgütlenme özgürlüğüne sahip çıkma mücadelesi olduğunu vurguladı.
DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar ise işçilerin iradesinin tanınmasını isteyerek Smart işçilerinin toplu sözleşmesiz bırakılmayacağını söyledi. Atar, mücadelenin yalnızca Aliağa fabrika kapısıyla sınırlı kalmayacağını; sonuç alınamaması halinde şirketin Kavacık’taki genel merkezi ve Gebze fabrikasında da eylemlerin sürdürüleceğini açıkladı.
Patronun karşısında işçilerin örgütlü gücü
Smart Solar’da yaşananlar Türkiye’de çalışma yaşamının temel çatışmalarından birini bir kez daha görünür hale getirdi. Yasalar işçiye sendika seçme özgürlüğü tanırken, işyerlerinde bu hakkın kullanılması çoğu zaman patron baskısı, işten çıkarma ve yetki mücadeleleriyle karşı karşıya kalıyor.
Smart işçileri ise bu saldırıya bireysel biçimde değil, kolektif güçleriyle yanıt verdi. 7 arkadaşlarının işten çıkarılması üzerine yüzlerce işçinin üretimi durdurması, patronun karşısında işçinin gerçek gücünün üretimden geldiğini bir kez daha gösterdi.
Birleşik Metal-İş’in 10 Eylül’de yaptığı açıklama da Aliağa’daki işçilerin TES-İŞ’ten ayrılarak Enerji-Sen’e geçişini “özgür ve gerçek bir sendikal düzene geçiş” olarak tanımlamıştı. Sendika, Aliağa ve Gebze’de çalışan Smart işçilerinin DİSK çatısı altında ortak mücadele yürüteceğini duyurmuştu.
Smart işçilerinin talepleri açık: İşten çıkarılan 7 işçi geri alınacak, işçilerin sendika seçme iradesine müdahale edilmeyecek ve DİSK/Enerji-Sen muhatap kabul edilecek.
Direniş, patronların işçilerin örgütlenme hakkını fiilen belirleyemeyeceğini gösteren yeni bir mücadele alanına dönüşmüş durumda. Smart işçileri fabrikada ve kapı önünde nöbetlerini sürdürürken mücadele, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” ve “İnadına sendika, inadına DİSK” sloganlarıyla büyüyor.
