Suriye’nin Halep, İdlib, Hama, Şam kırsalı, Dera, Rakka, Deyrizor ve Haseke kentlerinde artan akaryakıt fiyatları protesto edildi. Zamlara karşı düzenlenen halk eylemlerinde yollar kapatıldı, ateşler yakıldı ve birçok bölgede ulaşım kesintiye uğradı.
İdlib’de protestocular, Maaret el-Numan yakınlarında Şam-Halep uluslararası karayolunu trafiğe kapattı. Halep kırsalında ise Ezez kentindeki Cemal Kavşağı yakınlarında Kilis-Halep yolunun kapatılması da dâhil olmak üzere çeşitli protesto eylemleri gerçekleştirildi. İhtimlat, Hayyan, El-Cina ve El-Bab’da da halkın sokağa çıktığı bildirildi.
Haseke’de eylemciler M4 karayolunu kapatırken, birçok noktada ateşler yakılarak ulaşım durduruldu.
HTŞ yönetimine bağlı polis güçlerinin yanı sıra silahlı grupların da birçok yerde eylemcilere müdahale ettiği, bazı bölgelerde protestocularla güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandığı belirtildi.
Eylemleri yatıştırmaya çalışan HTŞ yönetiminin Enerji Bakanlığı ise yaptığı açıklamada, akaryakıt fiyatlarındaki artışın Banyas Rafinerisi’nin bakım çalışmaları nedeniyle kapatılmasından kaynaklandığını öne sürdü. Bakanlık, küresel ölçekte yakıt temin maliyetlerinde yaşanan olağanüstü artışın da fiyatlara yansıdığını savunarak zammın geçici olduğunu ileri sürdü.
Akaryakıt zamları nedeniyle büyüyen bu toplumsal tepki, ülkede zaten farklı cephelerde süren siyasal ve etnik gerilimlerin üzerine ekleniyor. Kürt savaşçı Sîpan Hiznî’nin öldürülmesiyle başlayan tepkiler ve Kobanê’de cezaevinde Kürtlerin öldürüldüğüne ilişkin haberlerin yarattığı gerilim henüz sona ermemişken, bu kez ekonomik kriz ve hayat pahalılığı ülkenin geniş bir bölümünde yeni protestoların ortaya çıkmasına yol açtı.
Böylece Suriye’de yalnızca Kürt bölgelerinde yaşanan gerilimler değil, ekonomik ve toplumsal hoşnutsuzluk da giderek daha geniş bir coğrafyaya yayılıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış, uzun süredir savaşın, yoksulluğun, işsizliğin ve altyapı çöküşünün yükünü taşıyan geniş halk kesimleri açısından yeni bir kırılma noktası hâline geliyor.
Ortaya çıkan tablo, Suriye’nin dış güçler tarafından yeniden şekillendirilmesine yönelik girişimlere rağmen ülkede kalıcı bir siyasal ve toplumsal istikrarın kurulamadığını gösteriyor. Emperyalist güçlerin ve Türkiye’nin Suriye’nin siyasal yapısını kendi bölgesel çıkarları doğrultusunda dizayn etme çabaları, HTŞ öncülüğünde oluşturulan yeni iktidar yapısının ülkenin birikmiş çelişkilerini çözmesine yetmiyor.
El Kaide ve IŞİD geleneğinden gelen ya da bu savaş ortamında şekillenmiş silahlı yapıların önemli rol oynadığı mevcut düzen, farklı toplumsal, etnik ve siyasal kesimlerin taleplerini ortak bir siyasal zeminde buluşturmak bir yana, yeni çatışma dinamikleri üretmeye devam ediyor.
Kürt bölgelerinde süren gerilim, farklı kentlere yayılan ekonomik protestolar, silahlı gruplar arasındaki çelişkiler ve dış güçlerin müdahaleleri birlikte değerlendirildiğinde, Suriye’de istikrarın sağlandığını söylemek giderek zorlaşıyor. Aksine mevcut gelişmeler, ülkenin yeniden geniş çaplı ve çok taraflı bir iç çatışma sürecine sürüklenme riskinin büyüdüğüne işaret ediyor.
