10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın 11. yılı: Unutmadık, unutturmayacağız!

10 ekim

Türkiye tarihinin en kanlı katliamlarından biri olan 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçti. Barış, emek ve demokrasi talebiyle Ankara’da bir araya gelen binlerce insanın hedef alındığı saldırıda 103 kişi yaşamını yitirdi, yüzlerce kişi yaralandı. Aradan geçen yıllara rağmen katliamın bütün sorumlularının açığa çıkarılması ve adaletin sağlanması yönündeki mücadele sürüyor.

10 Ekim 2015 sabahı Türkiye’nin dört bir yanından binlerce emekçi, sendikacı, sosyalist, demokrat, kadın ve genç, “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi” için Ankara’da buluştu. Savaşa karşı barışı, baskılara karşı demokrasiyi, sömürüye karşı emeğin haklarını savunmak için bir araya gelen kitle, Ankara Garı önünde IŞİD’in gerçekleştirdiği iki ayrı intihar saldırısının hedefi oldu.

Katliamda 103 insan yaşamını yitirirken yüzlerce kişi yaralandı. O gün yalnızca insanlar değil, halkların bir arada, eşit ve barış içinde yaşama umudu da hedef alındı. Ankara Garı önünde yükselen barış sloganları bombalarla susturulmak istendi. Ancak katliamın ardından yükselen adalet, barış ve demokrasi mücadelesi aradan geçen 11 yıla rağmen sona ermedi.

Türkiye’nin yakın tarihine kara bir gün olarak geçen 10 Ekim Katliamı, aynı zamanda devletin yurttaşların yaşam hakkını koruma sorumluluğunu ve güvenlik kurumlarının ihmallerini gündeme taşıdı. Katliam öncesindeki istihbarat bilgileri, alınmayan güvenlik önlemleri ve kamu görevlilerinin olası sorumlulukları, yıllardır yanıt bekleyen sorular arasında yer aldı.

Katliama ilişkin yargılamalarda bazı sanıklar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarına çarptırılırken, ailelerin ve avukatların katliamın bütün yönleriyle aydınlatılması yönündeki talepleri devam etti. Özellikle saldırının arkasındaki örgütsel ilişkilerin, ihmallerin ve olası kamu görevlisi sorumluluklarının ortaya çıkarılması gerektiği vurgulandı.

11 yıl sonra da 10 Ekim ailelerinin, yaralıların ve emek-demokrasi güçlerinin ortak talebi değişmedi: Gerçek sorumlular açığa çıkarılsın, adalet sağlansın, katliamın üzerindeki bütün karanlık noktalar aydınlatılsın.

10 Ekim, Türkiye’de savaş politikalarına, toplumsal kutuplaşmaya ve otoriterleşmeye karşı yükselen ortak mücadele iradesinin hedef alındığı bir gün olarak toplumsal hafızadaki yerini koruyor. Türklerin, Kürtlerin, Alevilerin, sosyalistlerin, sendikacıların ve farklı toplumsal kesimlerin yan yana geldiği barış buluşması, halkların ortak geleceğini savunan güçlü bir dayanışma iradesini temsil ediyordu.

Bugün de savaşın, yoksulluğun, sömürünün ve demokratik haklara yönelik baskıların karşısında, eşitliği, özgürlüğü ve emeğin haklarını savunmak, 10 Ekim’de yaşamını yitirenlerin bıraktığı mücadele mirasına sahip çıkmak anlamına geliyor.

Aradan geçen 11 yıl, katliamın yarattığı acıyı hafifletmediği gibi adalet talebini de ortadan kaldırmadı. Ankara Garı önüne bırakılan her karanfil, yaşamını yitirenlerin isimleri ve ailelerin sürdürdüğü mücadele, unutmaya ve unutturmaya karşı toplumsal hafızanın direncini simgeliyor.

10 Ekim Ankara Gar Katliamı, yalnızca geçmişte yaşanmış bir acı değil; barışın, demokrasinin ve insan yaşamının korunmasının ne kadar hayati olduğunu hatırlatan tarihsel bir dönüm noktasıdır. Katliamın bütün yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi, yalnızca yaşamını yitirenlerin ailelerine değil, toplumun tamamına karşı yerine getirilmesi gereken bir adalet sorumluluğudur.

11 yıl geçti. Acımız dinmedi, öfkemiz unutulmadı, adalet talebimiz sona ermedi. Ankara Garı’nda katledilenlerin barış, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik özlemi yaşamaya devam ediyor.

10 Ekim’i unutmadık, unutturmayacağız! Barışın, emeğin ve demokrasinin mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.

Exit mobile version