Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için 1125’inci kez Galatasaray Meydanı’nda buluştu. Bu haftaki eylemde, 31 yıl önce evinin önünden kaçırılarak kaybedilen Fehmi Tosun için adalet istendi.
Cumartesi Anneleri, 1125’inci hafta eyleminde 19 Ekim 1995’te İstanbul Avcılar’da kaçırılan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Fehmi Tosun’un dosyasını gündeme taşıdı.
Eylemde konuşan gözaltında kaybedilen Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren, beş çocuk babası Fehmi Tosun’un silahlı, telsizli ve sivil giyimli kişiler tarafından ailesinin gözleri önünde zorla bir araca bindirilerek götürüldüğünü hatırlattı. Tosun’un götürülürken “Beni öldürecekler!” diye bağırdığını belirten Eren, ailesinin tüm başvurularına rağmen Tosun’un ve aynı gün birlikte olduğu Hüseyin Aydemir’in akıbetinin hâlâ açıklanmadığını söyledi.
Türkiye hükümetinin 2003 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sürecinde yaşam hakkına ilişkin ihlali ve soruşturmanın yetersizliğini kabul ettiğini hatırlatan Eren, buna rağmen etkin bir soruşturma yürütülmediğini ve sorumluların yargılanmadığını vurguladı. Dosyanın zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldığını belirten Eren, devletin gerçeği ortaya çıkarma yükümlülüğünü yerine getirmediğini ifade etti.
Eylemde konuşan Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun ise yıllardır sürdürdükleri adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceklerini belirterek devlete seslendi:
“Biz gerçekleri konuşuyoruz. Biz kayıplarımızı istiyoruz. Onlara ne oldu, nereye gömdünüz?”
Galatasaray Meydanı’ndaki polis bariyerlerine de tepki gösteren Hanım Tosun, “Eğer barıştan, adaletten bahsediyorsanız önce Cumartesi Anneleri’nden bahsedeceksiniz. Bir an önce bir mezar taşı bize göstermek zorundasınız. Arşivlerinizi açmak zorundasınız” dedi.
“Bir tane kayıp kalana kadar ve failleri yargı önüne çıkartana kadar biz meydanlarda sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” diyen Hanım Tosun, adalet taleplerini yineledi.
Cumartesi Anneleri, 31 yıldır karanlıkta bırakılan Fehmi Tosun dosyasının açılmasını, akıbetinin açıklanmasını ve sorumluların yargılanmasını istedi.
Eylem, kayıpların anısına Galatasaray Meydanı’na karanfiller bırakılmasıyla sona erdi.
