Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) kuruluşunun 45. yıl dönümünde İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da üniversite öğrencileri protesto gösterileri düzenledi. Üniversitelerdeki baskıcı uygulamalara, akademik özgürlüklerin sınırlandırılmasına ve yükseköğretimdeki merkeziyetçi yönetim anlayışına tepki gösteren öğrenciler, özerk ve demokratik üniversite taleplerini yineledi. İstanbul’da düzenlenen protestolardan birinde ise altı öğrenci gözaltına alındı.
12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin ardından, 6 Kasım 1981 tarihinde kurulan Yükseköğretim Kurulu (YÖK), kuruluşunun 45. yılında üniversite öğrencilerinin protestolarına sahne oldu. İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da gerçekleştirilen eylemlerde öğrenciler, yükseköğretim sisteminin demokratikleşmesi, üniversitelerin özerkliğinin güvence altına alınması ve akademik özgürlüklerin genişletilmesi çağrısında bulundu.
Üniversitelerdeki disiplin uygulamaları, rektör atamaları, kampüslerdeki güvenlik politikaları ve öğrencilerin karar alma süreçlerinden dışlanması protestoların başlıca gündem maddelerini oluşturdu. Öğrenciler, üniversitelerin bilimsel üretim ve özgür düşünce alanları olmaktan uzaklaştırıldığını savunarak mevcut yükseköğretim politikalarının değiştirilmesini istedi.
İstanbul’da protestoların adresleri Beşiktaş ve Beyazıt meydanları oldu. İstanbul Üniversitesi öğrencileri, Beyazıt Kampüsü içerisinden üniversitenin tarihi kapısına yürüyerek basın açıklaması gerçekleştirdi. Çeşitli gençlik örgütlerinin katıldığı eylemde, YÖK’ün kuruluşundan bu yana üniversitelerde merkeziyetçi bir yönetim anlayışının sürdürüldüğü ifade edildi. Öğrenciler, üniversite yönetimlerinin siyasi müdahalelerden bağımsız olması ve öğrencilerin eğitim hayatlarına ilişkin kararlarda söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.
Beşiktaş Meydanı’nda bir araya gelen farklı üniversitelerden öğrenciler ise kampüslerdeki disiplin uygulamalarına ve öğrenci faaliyetlerini sınırlandırdığını savundukları genelgelere tepki gösterdi. Üniversitelerin yalnızca eğitim verilen kurumlar olmadığını, aynı zamanda düşünce, sanat, bilim ve toplumsal tartışma alanları olduğunu belirten öğrenciler, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınmasını talep etti. Açıklamalarda, üniversitelerin giderek piyasacı bir anlayışla yönetildiği ve öğrencilerin ekonomik sorunlarının derinleştiği de dile getirildi.
İstanbul’daki protestolar sırasında gözaltılar da yaşandı. Taksim Meydanı’nda YÖK ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarını protesto eden Gençlik Komünleri üyesi altı öğrenci polis tarafından gözaltına alındı.
Ankara’da üniversite öğrencileri Konur Sokak’ta toplanarak Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı’na yürüdü. YÖK’ün 12 Eylül askeri darbesinin ardından oluşturulan yükseköğretim sisteminin temel kurumlarından biri olduğunu hatırlatan öğrenciler, üniversitelerde demokratik katılım mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Rektör atama sistemi, öğrencilere yönelik disiplin soruşturmaları ve kampüslerdeki güvenlik politikaları protesto edilirken, üniversitelerin akademisyenlerin, öğrencilerin ve çalışanların katılımıyla yönetilmesi talep edildi.
Diyarbakır’da ise Dicle Üniversitesi öğrencileri YÖK’ün kuruluş yıl dönümünde bir araya gelerek yükseköğretim politikalarına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, üniversitelerde demokratik yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve rektör atamalarında öğrenci ve akademisyenlerin iradesinin dikkate alınması istendi. Öğrenciler ayrıca anadilde eğitim hakkının tanınmasını ve farklı dil ve kimliklerin akademik yaşamda özgürce var olabilmesini talep etti. Açıklamada, merkeziyetçi üniversite yönetimine karşı mücadelenin sürdürüleceği belirtildi.
İzmir’de üniversite öğrencileri Alsancak’ta bulunan Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplanarak ÖSYM binasına yürüdü. Yükseköğretim politikalarını protesto eden öğrenciler, üniversitelerde artan ekonomik sorunlara, eğitimdeki eşitsizliklere ve öğrencilerin demokratik haklarına yönelik uygulamalara dikkat çekti. Üniversitelerin ticari kaygılardan uzak, kamusal eğitim anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini vurgulayan öğrenciler, bilimsel araştırma özgürlüğünün ve öğrencilerin örgütlenme hakkının korunmasını istedi.
Dört kentte düzenlenen protestolarda üniversitelerin yalnızca akademik kurumlar değil, aynı zamanda toplumun demokratik gelişiminde önemli rol oynayan kamusal alanlar olduğu vurgulandı. Öğrenciler, yükseköğretimde karar alma süreçlerinin demokratikleştirilmesi, eğitim hakkına erişimde eşitliğin sağlanması ve üniversitelerdeki baskıcı uygulamalara son verilmesi yönündeki taleplerini yineledi.
1981 yılında yürürlüğe giren 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile kurulan YÖK, Türkiye’de üniversitelerin planlanması, koordinasyonu ve denetiminden sorumlu merkezi kurum olarak faaliyetlerini sürdürüyor. Kurumun yetkileri, üniversitelerin özerkliği üzerindeki etkisi ve yükseköğretim sistemindeki rolü ise kuruluşundan bu yana tartışma konusu olmaya devam ediyor.
YÖK’ün 45. kuruluş yıl dönümünde gerçekleştirilen protestolar, yükseköğretim sistemine ilişkin bu tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da sokaklara çıkan öğrenciler, akademik özgürlüklerin güvence altına alındığı, öğrencilerin yönetim süreçlerine katılabildiği, bilimsel ve demokratik bir üniversite düzeni istediklerini ifade ederek talepleri karşılanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini ifade ettiler.
