{"id":1269,"date":"2023-06-16T09:27:11","date_gmt":"2023-06-16T06:27:11","guid":{"rendered":"https:\/\/kolektifmucadele.org\/2023\/06\/16\/biz-ve-kitleler-isci-sinifi-1\/"},"modified":"2023-06-16T09:27:11","modified_gmt":"2023-06-16T06:27:11","slug":"biz-ve-kitleler-isci-sinifi-1","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/kolektifmucadele1.org\/index.php\/2023\/06\/16\/biz-ve-kitleler-isci-sinifi-1\/","title":{"rendered":"B\u0130Z VE K\u0130TLELER-\u0130\u015e\u00c7\u0130 SINIFI (1)"},"content":{"rendered":"\n<p>Verili ko\u015fullar \u015fu soruyu ciddi olarak g\u00fcndemimize almay\u0131 gerektiriyor. Kimleri \u00f6rg\u00fctl\u00fcyoruz, \u00f6rg\u00fctleyece\u011fiz ve nas\u0131l? Yenilginin ruh haliyle her \u015feyi a\u00e7\u0131klayaca\u011f\u0131m\u0131z d\u00f6nemin bitmi\u015f olmas\u0131 gerekir. Sorunlar\u0131m\u0131z\u0131 daha temelden, ideolojik-politik boyutlar\u0131yla ele almam\u0131z gerekir. Burjuvazi solu temel s\u0131n\u0131flar\u0131n d\u0131\u015f\u0131na itmi\u015f ve sol prati\u011fiyle bunu kabullenmi\u015ftir. Sol temel s\u0131n\u0131flardan (i\u015f\u00e7i-k\u00f6yl\u00fc) ideolojik, politik, \u00f6rg\u00fctsel anlamda kopmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<p>Her devrimin temel sorunu kitlelerin \u00f6rg\u00fctlenmesi etraf\u0131nda d\u00fc\u011f\u00fcmlenir. Kitlelerin \u00f6rg\u00fctlenmesi denilince de do\u011fal olarak &#8220;nas\u0131l?&#8221; sorusu g\u00fcndeme gelir. Stratejilerin, m\u00fccadele bi\u00e7imlerinin \u00e7al\u0131\u015fma tarz ve y\u00f6ntemlerinin tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve sonu\u00e7ta devrim anlay\u0131\u015flar\u0131n\u0131n farkl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 getiren bu soru, yani &#8220;nas\u0131l?&#8221; sorusu her d\u00f6nem yine \u00fclkemiz devrimci hareketinin g\u00fcndemindedir. (Kimileri fark\u0131nda olmasa da.)<\/p>\n\n\n\n<p>Bu yaz\u0131m\u0131zda &#8220;nas\u0131l&#8221; sorusunu tart\u0131\u015fmayaca\u011f\u0131z. Nedeni ise T\u00fcrkiye devrimci hareketinin ideoloji, politika, \u00f6rg\u00fctlenme ve m\u00fccadele boyutlar\u0131yla bu sorunun muhatab\u0131 olmaktan olduk\u00e7a uzak bir konumda olmas\u0131d\u0131r. Asl\u0131nda bug\u00fcnk\u00fc olumsuz manzaran\u0131n a\u015f\u0131lmas\u0131nda kilit soru bu &#8220;nas\u0131l&#8221; sorusudur. Yeniden ve yeniden, b\u0131kmadan, usanmadan -ancak entelekt\u00fcel polemik d\u00fczeyine d\u00fc\u015f\u00fcrmeden- bu sorunun cevab\u0131 \u00fczerinde tart\u0131\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. Tart\u0131\u015faca\u011f\u0131z da&#8230;<\/p>\n\n\n\n<p>Ne var ki yukar\u0131da belirtti\u011fimiz manzaradan dolay\u0131 \u00f6nce daha temel baz\u0131 noktalar\u0131n tart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 gerekiyor. Bu nedenle nas\u0131l sorusunu tart\u0131\u015fmadan \u00f6nce &#8220;kimleri&#8221; sorusunu tart\u0131\u015fman\u0131n daha acil bir sorun oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyoruz.<\/p>\n\n\n\n<p>Mevcut durum (kitlelerden kopukluk, pragmatizm, s\u0131n\u0131fsall\u0131\u011f\u0131n giderek geri plana d\u00fc\u015fmesi vb. nedenlerle) bizi b\u00f6ylesine basit ama \u00e7ok \u00f6nemli bir sorunu g\u00fcndeme almaya zorluyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Her devrimin temel sorunu kitleleri \u00f6rg\u00fctlemektir. Kimdir bu kitleler? Marx ve Engels kapitalizme kar\u015f\u0131 m\u00fccadele temelinde yeni bir toplumun bir devrimle kurulaca\u011f\u0131n\u0131 ifade ederken bu devrimin motor g\u00fcc\u00fcn\u00fcn i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 yani eme\u011fi ile ya\u015fayan yoksul kitleler olaca\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015ftir. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 kapitalizmle ortaya \u00e7\u0131kan ve kapitalizmin mezar kaz\u0131c\u0131s\u0131 olan bir s\u0131n\u0131ft\u0131r. Yeni toplumu (sosyalizm-kom\u00fcnizm) eme\u011fin \u00fcretimdeki rol\u00fc ile ba\u011fr\u0131nda ta\u015f\u0131yordu. Bu nedenle Marksizim i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ideolojisi-bilimi olarak nitelendirilmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Sovyet devrimi Marks&#8217;\u0131n tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 bu i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n di\u011fer emek\u00e7i s\u0131n\u0131flarla (k\u00f6yl\u00fcl\u00fck, k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazi) ittifak\u0131 temelinde y\u00fckselen bir m\u00fccadeleyle zafere ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Sovyet devrimi d\u0131\u015f\u0131ndaki 20. Y\u00fczy\u0131la damgas\u0131n\u0131 vuran b\u00fct\u00fcn devrimlerde, \u00fclkelerin ekonomik sosyal ko\u015fullar\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6rg\u00fctl\u00fc m\u00fccadelesinin belirleyici bir etkisi vard\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bizim \u0130\u015f\u00e7i S\u0131n\u0131f\u0131 Nerede?<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrkiye&#8217;de i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 \u00f6rg\u00fctl\u00fc m\u00fcd\u00fcr? G\u00f6r\u00fcn\u00fcme bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda \u00f6rg\u00fctl\u00fc bir i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 vard\u0131r. Ancak bunlar neyin \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr diye sordu\u011fumuzda kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan manzara hi\u00e7 de i\u015f a\u00e7\u0131c\u0131 de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n bug\u00fcnk\u00fc \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fckleri politik bir misyona sahip olmad\u0131\u011f\u0131 gibi var olan haliyle ekonomik demokratik i\u015flevlerini de yerine getirmekten uzak \u00f6rg\u00fctlenmelerdir. Bir tak\u0131m ba\u011f\u0131ms\u0131z sendikal \u00f6rg\u00fctlenmeleri d\u0131\u015fta tutarsak bug\u00fcn i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc denildi\u011finde akla gelen T\u00fcrk-\u0130\u015f, Hak-\u0130\u015f, Disk gibi konfederasyonlard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>S\u0131n\u0131fsall\u0131\u011f\u0131n\u0131 yitirmi\u015f, burjuvaziye yedeklenmi\u015f bu sendikalar\u0131n y\u00f6nlendirdi\u011fi i\u015f\u00e7i kitlelerinin bilin\u00e7 ve \u00f6rg\u00fctl\u00fc m\u00fccadele a\u00e7\u0131s\u0131ndan durumlar\u0131 devrimci m\u00fccadelenin bug\u00fcn\u00fc ve gelece\u011fi konusunda yayg\u0131n bir karamsarl\u0131\u011f\u0131n zemini olmaktad\u0131r. Devrimcilerle i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 aras\u0131ndaki kopuklu\u011fun en somut g\u00f6stergesi olan bu durum, bizlerin politik-\u00f6rg\u00fctsel faaliyet noktas\u0131nda vard\u0131\u011f\u0131 a\u015famay\u0131 da g\u00f6sterir. Ve karamsarl\u0131\u011f\u0131n as\u0131l nedeni (ve kayna\u011f\u0131 da) buras\u0131d\u0131r. Ancak bu manzara hi\u00e7bir zaman bizleri karamsarl\u0131\u011fa itmemelidir. D\u00fcnya devrimci m\u00fccadele tarihinde ilk defa kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan bir olay de\u011fildir. Ayn\u0131 kopuklu\u011fun ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 1905 devrimi s\u0131ras\u0131nda Lenin&#8217;in \u015fu belirlemesi bizim i\u00e7in \u00f6nemli olmal\u0131d\u0131r. &#8220;&#8230; y\u0131\u011f\u0131nlarla olan ba\u011flar\u0131m\u0131z konusundaki yayg\u0131n k\u00f6t\u00fcmserlik, \u00e7o\u011fu kez, (&#8230;) burjuva d\u00fc\u015f\u00fcnceler i\u00e7in bir paravan g\u00f6revi g\u00f6r\u00fcr.&#8221; Lenin&#8217;in \u00e7ok yerinde yapt\u0131\u011f\u0131 bu belirleme, ayn\u0131 zamanda bizler i\u00e7in bir uyar\u0131 olmal\u0131d\u0131r. Burada birbirini besleyen ve birbirine d\u00f6n\u00fc\u015fen iki olumsuzluk kar\u015f\u0131s\u0131nda bir uyar\u0131 vard\u0131r. Karamsarl\u0131k burjuva d\u00fc\u015f\u00fcnceleri besleyip me\u015frula\u015ft\u0131r\u0131rken, burjuva d\u00fc\u015f\u00fcnceleri karamsarl\u0131\u011f\u0131 besleyip yayg\u0131nla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Tarih tekerr\u00fcr etmiyor. Ancak burjuvazinin taktikleri, y\u0131lg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n ruh hali de\u011fi\u015fmiyor. 1905&#8217;te y\u0131\u011f\u0131nlarla ba\u011flar\u0131m\u0131z kopuk diyerek devrimci m\u00fccadeleyi tasfiye etmeye \u00e7al\u0131\u015fan, felsefi idealizmin batakl\u0131klar\u0131na savrulan anlay\u0131\u015f nas\u0131l burjuva d\u00fc\u015f\u00fcnceleri saflarda yayg\u0131nla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f ise bug\u00fcn de ayn\u0131 geli\u015fmelere tan\u0131k oluyoruz. D\u00fcn oldu\u011fu gibi bug\u00fcn de en keskin s\u00f6zlerle bu misyona soyunanlar\u0131n ideoloji-politika noktas\u0131nda en b\u00fcy\u00fck deste\u011fi burjuvaziden g\u00f6rmeleri de tarihsel bir olu\u015f i\u00e7inde daha da zengin bi\u00e7im ve y\u00f6ntemlerle devam ediyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Karamsarl\u0131k kendine ve gelece\u011fe g\u00fcvensizli\u011fi besleyip yenilgi psikolojisini derinle\u015ftirirken as\u0131l etkisini ideolojik-politik alanda g\u00f6sterir. Umutsuzlu\u011fun, g\u00fcvensizli\u011fin, karars\u0131zl\u0131\u011f\u0131n egemen oldu\u011fu bu ortamda kendine, d\u00fc\u015f\u00fcncelerine yabanc\u0131la\u015fma dikkate al\u0131nmas\u0131 gereken en \u00f6nemli ve tehlikeli olgudur. Yabanc\u0131la\u015fma, d\u00f6n\u00fc\u015fme ve ba\u015fkala\u015fma de\u011fildir. Ancak aradaki mesafe de o denli uzun de\u011fildir. Bug\u00fcn solda b\u00f6yle bir yabanc\u0131la\u015fma olduk\u00e7a ileri boyuttad\u0131r ve ipucu olmas\u0131n\u0131n \u00f6tesinde, karakteristik \u00f6zellikler halinde, ideolojide, politikada, \u00f6rg\u00fctlenmede ve m\u00fccadele tarz ve y\u00f6ntemlerinde kendini a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koymaktad\u0131r. Burada solun ideolojik-politik yetersizlikleriyle yenilgiden en u\u00e7 boyutlarda etkilenmesi dikkate al\u0131nmas\u0131 gereken bir olgudur. Ancak yenilgiyi bir ruh hali, karakteristik \u00f6zellik durumuna getirip bunu a\u015fmak yerine her ge\u00e7en g\u00fcn beyninin pencerelerini biraz daha a\u00e7\u0131p burjuva ideolojik etkilenmelerle devrimcili\u011fini devam ettirme gibi bo\u015f bir \u00e7aba i\u00e7inde olmas\u0131 politik-sosyal bir paradokstur. Ancak bu paradoks solu (grup ve birey olarak) biraz daha kendine yabanc\u0131la\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. Kendine giderek yabanc\u0131la\u015fan solun (grup ve birey olarak) giderek yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 noktada ise kollar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131p onu kucaklamaya haz\u0131rlanan burjuvazi vard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Verili ko\u015fullar \u015fu soruyu ciddi olarak g\u00fcndemimize almay\u0131 gerektiriyor. Kimleri \u00f6rg\u00fctl\u00fcyoruz, \u00f6rg\u00fctleyece\u011fiz ve nas\u0131l? Nas\u0131l sorusunu daha sonra ele alaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 belirtmi\u015ftik. Kimleri \u00f6rg\u00fctl\u00fcyoruz, \u00f6rg\u00fctleyece\u011fiz sorusunun cevab\u0131 ise ortadad\u0131r. Yenilginin ruh haliyle her \u015feyi a\u00e7\u0131klayaca\u011f\u0131m\u0131z d\u00f6nemin bitmi\u015f olmas\u0131 gerekir. Sorunlar\u0131m\u0131z\u0131 daha temelden, ideolojik-politik boyutlar\u0131yla ele almam\u0131z gerekir. Bu noktada durumumuza bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda burjuvazinin idelojik-politik taktiklerinin sol hareketler nezdinde k\u00fc\u00e7\u00fcmsenemez bir etkisi oldu\u011funu, en az\u0131ndan solu belirli bir \u00e7er\u00e7eveye s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve ne ac\u0131d\u0131r ki, solun \u00f6nemli bir kesiminin de bu s\u0131k\u0131\u015fm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131, \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fczl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc (mecburiyetini) Marksist-Leninist ideoloji politika olarak kabullenip \u00f6yle de g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlemlemekteyiz. Bunu en a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde solda egemen hale gelen kitle \u00e7izgisinde g\u00f6rebiliriz. Burjuvazi solu temel s\u0131n\u0131flar\u0131n d\u0131\u015f\u0131na itmi\u015f ve sol prati\u011fiyle bunu kabullenmi\u015ftir. Sol temel s\u0131n\u0131flardan (i\u015f\u00e7i-k\u00f6yl\u00fc) ideolojik, politik, \u00f6rg\u00fctsel anlamda kopmu\u015ftur. Sola kalan neredeyse ekonomik sosyal ya\u015fam\u0131yla k\u00fclt\u00fcr\u00fcyle kapitalizmin d\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131, harcad\u0131\u011f\u0131 l\u00fcmpen proletarya da diyebilece\u011fimiz bir kesimdir. \u00d6z\u00fcnde devrimci m\u00fccadelenin kazan\u0131p d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmesi ve kal\u0131c\u0131 bi\u00e7imde \u00f6rg\u00fctlemesi gereken ve bu ba\u015far\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda m\u00fccadelede belirli bir role sahip olacak olan bu kesim, ne yaz\u0131k ki sol taraf\u0131ndan var olan haliyle kabullenilmekte ve \u015fu veya bu \u015fekilde bir araya getirili\u015fleri temel kitle \u00f6rg\u00fctlenmeleri olarak g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Bunun d\u0131\u015f\u0131nda gerek emperyalizmin k\u00fcreselle\u015fme politikalar\u0131na bir tepki gerekse de \u00fclkemizdeki K\u00fcrt Ulusal Hareketinin yaratt\u0131\u011f\u0131 havadan yararlanmak amac\u0131yla milliyet\u00e7ilik \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131lmaktad\u0131r. Burada mezhep ayr\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 veya y\u0131lg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 temel alan ve \u00f6z\u00fcnde s\u0131n\u0131fsall\u0131\u011f\u0131 reddeden \u00e7al\u0131\u015fmalar \u00fczerinde ayr\u0131ca durmaya gerek g\u00f6rm\u00fcyoruz.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6zetlersek temel s\u0131n\u0131flar i\u00e7inde bir \u00f6rg\u00fctlenmesi, dahas\u0131 bu s\u0131n\u0131flar\u0131 \u00f6rg\u00fctlemeyi hedefleyen bir bak\u0131\u015f\u0131-politikas\u0131 olmayan bir sol vard\u0131r kar\u015f\u0131m\u0131zda. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ise yukarda da belirtti\u011fimiz gibi burjuvazinin s\u0131n\u0131fa yabanc\u0131la\u015ft\u0131rmay\u0131 temel ilke edinen sendika y\u00f6neticilerinin eline terk edilmi\u015ftir. \u00d6yle bir noktaya var\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki sar\u0131 sendika diye tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u00f6rg\u00fctlenmenin bile gerisinde bir i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 \u00f6rg\u00fctlenmesi ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 politik (s\u0131n\u0131fsal) hedeflerinden kopar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 demokratik m\u00fccadele platformundan uzakla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ve dahas\u0131 i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ekonomik m\u00fccadelesini dahi y\u00fcr\u00fctemez, haklar\u0131n\u0131 savunamaz duruma getirilmi\u015ftir. T\u00fcrk-\u0130\u015f, Hak-\u0130\u015f, Disk vb. sendika y\u00f6netimlerinin ortaya \u00e7\u0131kan bu olumsuzlukta b\u00fcy\u00fck paylar\u0131 olsa da, bu durum devrimcilerin ideolojik-politik sorumluluklar\u0131n\u0131 \u00f6rtbas edemez, etmemelidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc as\u0131l sorumlu ideolojik-politik yetersizliklerimizle, \u00f6rg\u00fctsel acemiliklerimizle bizleriz. Yani devrimcilerdir.<\/p>\n\n\n\n<p>Sorunu devrimci hareket a\u00e7\u0131s\u0131ndan ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131zda yukarda izah etti\u011fimiz genel manzaran\u0131n bir par\u00e7as\u0131 oldu\u011fumuz g\u00f6r\u00fclmelidir. Her ne kadar genel manzaran\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olsak da bunun ge\u00e7ici bir olgu oldu\u011funu \u00f6zellikle vurgulamam\u0131z gerekir, \u00e7\u00fcnk\u00fc sahip oldu\u011fu stratejik \u00e7izginin temel hatlar\u0131, m\u00fccadele bi\u00e7imi, \u00e7al\u0131\u015fma tarz ve y\u00f6ntemi a\u00e7\u0131s\u0131ndan devrimci hareket her d\u00f6nem m\u00fccadelenin temel alanlar\u0131nda kitlelerin talep ve beklentilerine cevap verebilecek bir zenginli\u011fe yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011fa sahiptir ve kitleleri \u00f6rg\u00fctleme dinamiklerini bar\u0131nd\u0131rmaktad\u0131r. Devrimci hareketin tarihi bu konuda olduk\u00e7a nettir. Ancak s\u00fcrecin bundan sonras\u0131ndaki y\u00f6nelimini y\u00f6ntem ve ara\u00e7lar\u0131n\u0131 do\u011fru saptayabilmek i\u00e7in bu tarihi do\u011fru kavramam\u0131z gerekir. Ve bug\u00fcn bu do\u011frultuda saflar\u0131m\u0131zda belirli \u00e7arp\u0131kl\u0131klar\u0131n oldu\u011fu inkar edilemez. Burada da kendi sorumlulu\u011fumuzu ortaya koymak gerekir, \u00e7\u00fcnk\u00fc tarihi kavrayamamak esas olarak tarihin yeterince a\u00e7\u0131k ve net anlat\u0131lamamas\u0131yla da do\u011frudan ilgilidir. Ve bizim tarihimizin salt oport\u00fcnist-reformist anlay\u0131\u015flarla de\u011fil, ayn\u0131 zamanda kendi i\u00e7imizden \u00e7\u0131kan tasfiyecilerin bilin\u00e7li \u00e7abalar\u0131yla da k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmeyecek \u00f6l\u00e7\u00fcde karart\u0131ld\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Sorunun bu y\u00f6n\u00fc de dikkate al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda tarihimizi netle\u015ftirme \u00e7abas\u0131n\u0131n \u00f6nemi \u00fczerimizdeki sorumlulu\u011fun b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc daha a\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fclecektir.<\/p>\n\n\n\n<p>THKP-C ve kitle \u00e7izgisi salt ge\u00e7mi\u015fi anlama a\u00e7\u0131s\u0131ndan de\u011fil, gelece\u011fi \u00f6rmek i\u00e7in de kavranmak zorundad\u0131r. THKP-C anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 \u00f6rg\u00fctlemeyi \u00f6nemsemedi\u011fi b\u00f6yle bir yakla\u015f\u0131m\u0131 revizyonist-reformist olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc do\u011frultusunda bir sa\u00e7ma g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn sadece d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda de\u011fil kendi i\u00e7imizde de \u00f6nemli bir yayg\u0131nl\u0131\u011fa sahip oldu\u011fu bilinmektedir. Bu as\u0131ls\u0131z spek\u00fclatif bir d\u00fc\u015f\u00fcncedir. Ancak b\u00f6yle bir d\u00fc\u015f\u00fcncenin nas\u0131l zemin buldu\u011fu sorusuna cevap vermek gerekir.<\/p>\n\n\n\n<p>Birincisi; bu sa\u00e7ma g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn temel zeminini THKP-C ideolojisini kavrayamamak olu\u015fturur. Yani sorun bu noktada bilin\u00e7 sorunudur.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130kinci olarak tarihi iyi bilmemek de bu t\u00fcrden \u00e7arp\u0131kl\u0131klara zemin haz\u0131rlar.<\/p>\n\n\n\n<p>Bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak ideolojik m\u00fccadele ad\u0131na d\u0131\u015f\u0131m\u0131zdan kaynaklanan \u00e7arp\u0131tmalar say\u0131labilir ki bunlar\u0131n etki derecesi de yukarda belirtti\u011fimiz ilk iki noktaya ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in ayr\u0131ca ele almaya gerek g\u00f6rm\u00fcyoruz. (en az\u0131ndan bu yaz\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde)<\/p>\n\n\n\n<p>THKP-C \u00fclkemiz devrimine ili\u015fkin \u00f6zg\u00fcn bir strateji geli\u015ftirmi\u015ftir. D\u00fcnyan\u0131n ve bu d\u00fcnyadaki T\u00fcrkiye&#8217;nin ekonomik, siyasal, sosyal ko\u015fullar\u0131n\u0131n diyalektik bir anlay\u0131\u015fla ele al\u0131nmas\u0131 neticesinde olu\u015fturulan bu \u00e7izgi her t\u00fcrl\u00fc dogmatizmden, taklit\u00e7ilikten uzakt\u0131r. Bu nedenle devrimini ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015f \u00fclkelerin (Sovyet, \u00c7in, Vietnam vb.) kaba bir taklidi olmaktan \u00f6teye ge\u00e7meyen klasik revizyonist anlay\u0131\u015flarla olsun, d\u00f6nemin di\u011fer devrimci gruplar\u0131yla olsun b\u00fcy\u00fck farkl\u0131l\u0131klar i\u00e7erir. Bu \u00f6zg\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn Marksist-Leninist teorinin yeni yeni okunmaya-kavranmaya ba\u015fland\u0131\u011f\u0131 o d\u00f6nemin ko\u015fullar\u0131nda anla\u015f\u0131lmas\u0131 zordur. Dahas\u0131 devrimi kolayc\u0131 bir yakla\u015f\u0131mla \u015fablon \u00e7\u0131karmaya indirgeyen anlay\u0131\u015flar\u0131n hedefi de olmak zorundad\u0131r. B\u00fct\u00fcn bunlar THKP-C anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 her d\u00f6nem tart\u0131\u015f\u0131lan ve \u00e7arp\u0131t\u0131lan bir noktaya itmi\u015ftir. THKP-C anlay\u0131\u015f\u0131 ger\u00e7ekten i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6rg\u00fctlenmesini reddedip devrimde bu s\u0131n\u0131f\u0131n temel g\u00fc\u00e7lerden biri ve en \u00f6nemlisi oldu\u011funu g\u00f6rm\u00fcyor muydu? Elbette ki b\u00f6yle bir \u015fey THKP-C anlay\u0131\u015f\u0131nda yoktu ve olamazd\u0131. Tam tersine b\u00fct\u00fcn teorik belirlemelerde i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 devrimin temel g\u00fc\u00e7lerinden biri olarak say\u0131yor ve \u00e7e\u015fitli m\u00fccadele y\u00f6ntem ve ara\u00e7lar\u0131yla \u00f6rg\u00fctlenmesini hedefliyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00dclkemiz devrimini bir ba\u015fka \u00fclke devriminin \u015fablonu olarak ele alan de\u011fi\u015fik anlay\u0131\u015flar\u0131n THKP-C&#8217;nin i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 \u00f6nemsemedi\u011fi, \u00f6rg\u00fctlenmesi reddetti\u011fi temelindeki \u00e7arp\u0131tmalar\u0131 THKP-C&#8217;ye y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131lar\u0131n\u0131n temeli haline getirirken belli dayanaklar-kan\u0131tlar yaratmay\u0131 elbette ihmal etmemi\u015flerdir. 1970&#8217;ler ko\u015fullar\u0131n\u0131n ideolojik tart\u0131\u015fmalar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde ifade edilen ve d\u00f6nemin ekonomik, sosyal yap\u0131s\u0131n\u0131 veri alan birtak\u0131m belirlemeler \u00e7arp\u0131t\u0131larak bu su\u00e7lamalar\u0131n dayana\u011f\u0131 haline getirilmek istenmi\u015ftir. Bunlardan biri Mahir&#8217;in &#8220;Devrimde S\u0131n\u0131flar\u0131n Mevzilenmesi&#8221; yaz\u0131s\u0131nda ifade etti\u011fi &#8220;Bizim gibi, halk sava\u015f\u0131n\u0131n zorunlu bir durak oldu\u011fu \u00fclkelerin devrimci m\u00fccadelesinde, k\u00f6yl\u00fcler temel g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Proletarya \u00f6nder g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Ve proletaryan\u0131n \u00f6nderli\u011finin niteli\u011fi ideolojiktir&#8221; belirlemesidir.<\/p>\n\n\n\n<p>Oport\u00fcnizm burada &#8220;i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6nderli\u011finin niteli\u011fi ideolojiktir&#8221; belirlemesini alarak THKP-C&#8217;nin i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na devrimde fiili bir rol \u00f6ng\u00f6rmedi\u011fini ve bu nedenle de i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 \u00f6rg\u00fctleme diye bir sorunu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ede gelmi\u015ftir.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu tespit, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n devrime \u00f6nderlik etmeyece\u011fini g\u00f6stermek i\u00e7in de\u011fil, \u00fclkemizde i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6nderli\u011finden Sovyet ayaklanma stratejisinin anla\u015f\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 belirtmek i\u00e7in yap\u0131lm\u0131\u015f bir tespittir.<\/p>\n\n\n\n<p>&#8220;Bug\u00fcn ise 20 y\u0131ll\u0131k bir pratikten sonra THKP-C d\u00fc\u015f\u00fcncesi ve bu d\u00fc\u015f\u00fcncede i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n devrimde nas\u0131l bir rol oynayaca\u011f\u0131 \u00f6nderlik sorunu a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fmu\u015ftur. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6nderli\u011finin niteli\u011fi ideolojik midir fiili midir diye bir tart\u0131\u015fma, bug\u00fcn i\u00e7in soyut ve gereksiz bir tart\u0131\u015fmad\u0131r. Art\u0131k kimin ayaklanma stratejisini, kimin uzun s\u00fcreli halk sava\u015f\u0131n\u0131 savundu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Birle\u015fik Devrimci Sava\u015f perspektifiyle y\u00fcr\u00fcyecek halk sava\u015f\u0131m\u0131zda, bug\u00fcn i\u00e7in &#8220;i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn niteli\u011fi ideolojiktir&#8221; deyi\u015fi ile &#8220;i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 \u00f6nder g\u00fc\u00e7t\u00fcr&#8221; deyi\u015fi aras\u0131nda bir fark yoktur.&#8221; (Hakl\u0131y\u0131z Kazanaca\u011f\u0131z, Sayfa 769-770)<\/p>\n\n\n\n<p>THKP-C klasik anlay\u0131\u015flar\u0131 bir kenara iterek \u00fclkemiz ko\u015fullar\u0131na uygun m\u00fccadele y\u00f6ntemleri geli\u015ftirmi\u015f ve uygulam\u0131\u015ft\u0131r. B\u00fct\u00fcn sorun da buradad\u0131r. Kitleleri \u00f6rg\u00fctlemek deyince klasik reformist y\u00f6ntemler d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka bir \u015fey d\u00fc\u015f\u00fcnemeyen oport\u00fcnizm THKP-C&#8217;nin silahl\u0131 propaganda temelinde bi\u00e7imlendirdi\u011fi ve \u00fclkemizin politik, ekonomik, sosyal, k\u00fclt\u00fcrel \u00f6zelliklerine cevap veren m\u00fccadele-\u00f6rg\u00fctlenme bi\u00e7imlerini kavrayamam\u0131\u015f sorunu Marksizm&#8217;in dogmatik yorumuyla ele alm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Ayn\u0131 dar bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 saflar\u0131m\u0131zda da etkili olmu\u015f a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade edilmese de silahl\u0131 m\u00fccadele ile i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6rg\u00fctlenmesi birbiriyle ba\u011fda\u015fmayan \u00e7eli\u015fkili olgular olarak g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. M\u00fccadele tarihimizin kaba bir incelenmesi dahi b\u00f6yle bir anlay\u0131\u015f\u0131n \u00e7arp\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koyacak niteliktedir. Ancak bu tarih Marksist y\u00f6ntemle ele al\u0131nmad\u0131\u011f\u0131 takdirde bu \u00e7arp\u0131kl\u0131klar\u0131 besleyebilir de. Sorunu biraz daha netle\u015ftirmek i\u00e7in m\u00fccadele tarihimizin belli d\u00f6nemlerini politik taktik ve \u00f6rg\u00fctsel boyutlar\u0131yla ele almak gerekir.<\/p>\n\n\n\n<p>DEVR\u0130MC\u0130 HAREKET VE K\u0130TLESELL\u0130K<\/p>\n\n\n\n<p>Daha \u00f6nce belirtti\u011fimiz gibi devrimci hareket tarihi geli\u015fimi i\u00e7erisinde kitlesellik a\u00e7\u0131s\u0131ndan k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmez bir geli\u015fim g\u00f6stermi\u015ftir. Bu geli\u015fimin temelinde do\u011fru bir stratejik \u00e7izgi do\u011frultusunda y\u00fcr\u00fct\u00fclen m\u00fccadele ve \u00f6rg\u00fctlenme prati\u011fi vard\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Tarihsel bir s\u0131ralama i\u00e7erisinde s\u00fcrecin belli ba\u015fl\u0131 d\u00f6nem noktalar\u0131n\u0131 ele al\u0131rsak bu s\u00f6ylediklerimiz daha da somutla\u015facakt\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>1971 devrimci hareketi kolayc\u0131 bir yakla\u015f\u0131mla \u00f6zellikle de bu d\u00f6neme damgas\u0131n\u0131 vuran \u00f6nder ki\u015filiklerin durumundan yola \u00e7\u0131k\u0131larak bir \u00f6\u011frenci hareketi olarak damgalanmak istenmi\u015ftir. Bu d\u00f6neme damgas\u0131n\u0131 vuran devrimci \u00f6rg\u00fctlenmelerin ideolojik, politik \u00e7izgilerinden \u00f6nce \u00f6nde gelen ki\u015filerin meslekleri \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f ve s\u0131n\u0131fsall\u0131k (ideolojik, politik, \u00f6rg\u00fctsel) g\u00f6zlerden ka\u00e7\u0131r\u0131lmak istenmi\u015ftir. Oysa durum yans\u0131t\u0131lmak istendi\u011fi gibi de\u011fildir.<\/p>\n\n\n\n<p>&#8217;71 devrimci hareketi &#8217;60 sonras\u0131n\u0131n olduk\u00e7a karma\u015f\u0131k ve bir o kadar da hareketli politik, sosyal ko\u015fullar\u0131nda \u015fekillenmi\u015ftir. Marksizm-Leninizmle \u00fclkemiz solu aras\u0131nda ideolojik boyutta en kapsaml\u0131 yak\u0131nla\u015fman\u0131n sa\u011fland\u0131\u011f\u0131 bu d\u00f6nemin \u00f6rg\u00fctlenmelerinde Marksist-Leninist ilkeler, kimi zaman dogmatizme vard\u0131r\u0131lsa da titizlikle g\u00f6zetilmekte ve t\u00fcm d\u00fcnya devrim deneyleri, m\u00fccadele s\u00fcre\u00e7leri ayr\u0131nt\u0131s\u0131yla irdelenmektedir. Elbette ki 71&#8217;e damgas\u0131n\u0131 vuran b\u00fct\u00fcn \u00f6rg\u00fctlenmelerin, her konuda ba\u015far\u0131 sa\u011flad\u0131klar\u0131 s\u00f6ylenemez. Ancak d\u00f6nemin temel \u00f6zelli\u011finin klasik revizyonist, dogmatik gelenekleri k\u0131rmak oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse bu \u00e7abalar\u0131n ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 eksiklikler ikinci plana d\u00fc\u015fmektedir. Bu s\u00fcre\u00e7te ortaya \u00e7\u0131kan dogmatik ve \u015fabloncu e\u011filimler, bu s\u00fcrecin \u00fclkemiz devrimci m\u00fccadelesinde yaratt\u0131\u011f\u0131 zenginli\u011fi karartamaz.<\/p>\n\n\n\n<p>THKP-C hareketi de bu ortamda \u015fekillenen bir yap\u0131d\u0131r. \u0130deolojik boyutta M-L teoriyi her t\u00fcrl\u00fc dogmatik yakla\u015f\u0131m\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda, \u00fclkemiz devriminin bir rehberi olarak alm\u0131\u015f ve tezlerini de bu ilkeler do\u011frultusunda bi\u00e7imlendirmi\u015ftir. Pratik boyutlar\u0131yla ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda 71 devrimci hareketi -her ne kadar \u00f6\u011frenci gen\u00e7li\u011fin sorunlar\u0131 ve m\u00fccadelesi \u00f6n plana \u00e7\u0131kar\u0131lsa da- kitlelerle \u00f6zellikle de i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131yla \u00e7ok yak\u0131n bir ba\u011f i\u00e7erisinde \u015fekillenmi\u015ftir. Ve bu ba\u011f 15-16 Haziran olaylar\u0131nda \u0130stanbul, \u0130zmit sokaklar\u0131nda olduk\u00e7a somut bir \u015fekilde kendini g\u00f6stermi\u015ftir. Devrimci hareketlerin kitleler, \u00f6zelde i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131yla ba\u011f\u0131n\u0131 sendikalarda arayan anlay\u0131\u015flar\u0131n, sokaklarda, barikatlarda kurulan bu ba\u011f\u0131 ve devrimci niteli\u011fini anlamas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Ki sonradan 71 devrimci hareketini \u00f6zellikle de THKP-C&#8217;yi i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131yla ba\u011flar\u0131 olmayan bir hareket olarak g\u00f6stermek isteyenlerle o d\u00f6nemden itibaren devrimcilerle i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 aras\u0131nda bir u\u00e7urum olu\u015fturmaya \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n kimlikleri ayn\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6zetlersek 71 devrimci hareketinin, \u00f6zelde THKP-C&#8217;nin kitlelerin -i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6rg\u00fctlenmesine \u00f6nem vermedi\u011fi, k\u00fc\u00e7\u00fcmsedi\u011fi do\u011frultusundaki g\u00f6r\u00fc\u015fler o d\u00f6nemden itibaren belli \u00e7evrelerin g\u00f6r\u00fc\u015fleridir. Ve bir ger\u00e7ekli\u011fi yoktur. Silahl\u0131 m\u00fccadele ile kitle \u00f6rg\u00fctlenmelerini kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya getirmek isteyenlerin temelsiz iddialar\u0131d\u0131r. Tarihleri boyunca i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na s\u0131n\u0131fsal bilin\u00e7 veremeyen, politik m\u00fccadelenin belirleyici unsuru haline getiremeyenlerin bu do\u011frultuda tarihsel bir ad\u0131m\u0131n \u00f6nc\u00fcleri olan 71 devrimci hareketine, \u00f6zelde THKP-C&#8217;ye bu \u015fekilde sald\u0131rmalar\u0131 tarihsel bir trajedi olman\u0131n \u00f6tesinde komedidir. (*)<\/p>\n\n\n\n<p>71 sonras\u0131 ortaya \u00e7\u0131kan sempati ve giderek bi\u00e7im kazanan s\u0131n\u0131fsal bilin\u00e7lenme, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ba\u015fta olmak \u00fczere t\u00fcm emek\u00e7i halk tabakalar\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan direnme-hak alma, \u00f6rg\u00fctlenme ve yeni bir toplum-d\u00fczen u\u011frunda m\u00fccadele etme iste\u011finin temelinde, 71 devrimci hareketinin \u00f6zelde THKP-C&#8217;nin y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc politik m\u00fccadelenin etkisi belirleyicidir. Devrimci politikan\u0131n kitle kuyruk\u00e7ulu\u011fu de\u011fil kitlelerin talep ve beklentileri kar\u015f\u0131s\u0131nda politika \u00fcretebilme ve bunu \u00f6rg\u00fctl\u00fc bir bi\u00e7imde ya\u015fama ge\u00e7irme oldu\u011funu 12 Mart sonras\u0131 ko\u015fullar daha a\u00e7\u0131k bi\u00e7imde ortaya koymu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<p>12 Mart sonras\u0131 T\u00fcrkiye ko\u015fullar\u0131 71 devrimci hareketinin yaratt\u0131\u011f\u0131 devrimci bilin\u00e7 ve sempatiyle belirlenmi\u015ftir demek abart\u0131 olmayacakt\u0131r. Ger\u00e7ekten 12 Mart sonras\u0131nda gen\u00e7likte, k\u00f6yl\u00fclerde, memur ve ayd\u0131n kesiminde olsun, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131nda olsun 71 devrimci hareketinin etkisi olduk\u00e7a b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Bu etkinin, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve \u00f6rg\u00fctlenme plan\u0131nda yans\u0131malar\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karmas\u0131 s\u00fcre gerektirmez. Toplumun her kesiminde d\u00fczene kar\u015f\u0131 bir muhalefet ve bu muhalefetini dile getirmenin bir arac\u0131 olarak \u00f6rg\u00fctlenme \u00e7abalar\u0131 hi\u00e7bir d\u00f6nemde olmad\u0131\u011f\u0131 kadar y\u00fcksektir bu d\u00f6nemde.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Bu manzara \u00f6ncelikle oligar\u015fiyi, hem de b\u00fcy\u00fck \u00e7apta, korkutmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc hayat\u0131n her alan\u0131nda kendini ortaya koyan uyan\u0131\u015f oligar\u015fiyi, s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve bask\u0131 d\u00fczenini temellerinden tehdit etmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Oligar\u015fi bu geli\u015fim kar\u015f\u0131s\u0131nda iki yanl\u0131 bir politika geli\u015ftirmi\u015ftir. Politikan\u0131n birinci y\u00f6n\u00fc 71 hareketinin yaratt\u0131\u011f\u0131 bu geli\u015fimi dengeleyip d\u00fczen s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7ine \u00e7ekmek, ikinci y\u00f6n\u00fc ise ezerek sindirmektir. Bu politikan\u0131n birinci y\u00f6n\u00fcne cevap veren uygulamalar\u0131n oda\u011f\u0131na CHP, ikinci oda\u011fa ise polis, jandarma vb. resmi g\u00fc\u00e7lerin yan\u0131 s\u0131ra fa\u015fist hareket, MHP yerle\u015ftirilmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>CHP&#8217;nin oynad\u0131\u011f\u0131 misyon 73 se\u00e7imlerinden itibaren biliniyor. Bu konuda \u00f6zellikle ba\u015far\u0131l\u0131 oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. Ancak m\u00fccadelenin keskinle\u015fmesine paralel olarak CHP&#8217;nin bu misyonu ezilen halklar\u0131n g\u00f6z\u00fcnde giderek somutla\u015fm\u0131\u015f ve ibre tersine d\u00f6nmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. 80&#8217;li y\u0131llara gelindi\u011finde CHP&#8217;nin neredeyse b\u00fct\u00fcn yerel te\u015fkilatlar\u0131, kitlesi devrimci \u00f6rg\u00fctlenmelerle yak\u0131n organik ili\u015fkiler i\u00e7erisindedir.<\/p>\n\n\n\n<p>MHP ise 50&#8217;li y\u0131llardan itibaren ABD emperyalizmi taraf\u0131ndan \u00f6rg\u00fctlenen kontr-gerillan\u0131n sivil uzant\u0131s\u0131 misyonunu y\u00fcklenmi\u015ftir. 60&#8217;lardan itibaren de\u011fi\u015fik bi\u00e7imlerde \u00f6rg\u00fctlenen (kom\u00fcnizmle m\u00fccadele dernekleri vb.) bu sivil uzant\u0131, T\u00fcrke\u015f y\u00f6netiminde bir siyasi parti haline getirilmi\u015ftir. 12 Mart sonras\u0131 MHP&#8217;ye y\u00fcklenen misyon (**) geli\u015fen ve giderek g\u00fc\u00e7lenen d\u00fczen kar\u015f\u0131t\u0131, devrimci dalgan\u0131n \u00f6n\u00fcnde set olmak da\u011f\u0131tmakt\u0131r. Bu misyona uygun olarak ezilen halklara ve devrimcilere kar\u015f\u0131 her t\u00fcrl\u00fc insanl\u0131k d\u0131\u015f\u0131 sald\u0131r\u0131y\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015flerdir. Say\u0131s\u0131 binlerle ifade edilebilecek her kesimden (i\u015f\u00e7i, k\u00f6yl\u00fc, memur, kad\u0131n, \u00e7ocuk, ihtiyarlar) ilerici, devrimci, yurtsever insan bu katillerin ger\u00e7ekle\u015ftirdikleri katliamlarda, sald\u0131r\u0131larda al\u00e7ak\u00e7a katledilmi\u015ftir.<\/p>\n\n\n\n<p>Oligar\u015finin b\u00f6ylesine \u00e7ok y\u00f6nl\u00fc politikalarla d\u00fczeni tehdit eden devrimci geli\u015fime sald\u0131rmas\u0131 d\u00f6nemin devrimcilerine tarihsel g\u00f6revler y\u00fcklemi\u015ftir. 71 hareketinin miras\u0131 \u00fczerinde y\u00fckselen d\u00f6nemin devrimci yap\u0131lanmalar\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcyle bu tarihsel misyonu kavrad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyemeyiz. Ancak yine de herkesin eksikleri, hatalar\u0131 ile belli bir \u00e7aba i\u00e7inde oldu\u011funu ifade etmek gerekir. Elbette ki \u015fu s\u00f6ylediklerimiz, politikalar\u0131yla daha olumlu geli\u015fmelerin \u00f6n\u00fcn\u00fc t\u0131kayanlar a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir kay\u0131t ta\u015f\u0131r. Onlar\u0131n tarih kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00f6nemli bir sorumluluklar\u0131 vard\u0131 ve bu sorumlulu\u011fu hala boyunlar\u0131nda ta\u015f\u0131maktad\u0131rlar.<\/p>\n\n\n\n<p>Devrimci hareket a\u00e7\u0131s\u0131ndan ise, sorun ba\u015f\u0131ndan itibaren do\u011fru tespit edilmi\u015ftir. Ve bu tespit do\u011frultusunda politik, taktik, \u00f6rg\u00fctsel ad\u0131mlar at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Oligar\u015fi kitlelerin devrimci uyan\u0131\u015f\u0131n\u0131 sahte umutlarla ve kanla bast\u0131rmak istiyordu. O halde temel politika bunu bo\u015fa \u00e7\u0131karacak bir m\u00fccadele hatt\u0131n\u0131n olu\u015fturulmas\u0131yd\u0131. Kitleler sahte umutlar noktas\u0131nda ayd\u0131nlat\u0131lmal\u0131 ve oligar\u015finin sivil ve resmi g\u00fc\u00e7lerle y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc, ezme ve sindirme politikalar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda aktif bir savunma hatt\u0131 kurulmal\u0131yd\u0131. Bu iki g\u00f6rev birbirinden ayr\u0131lamazd\u0131.<\/p>\n\n\n\n<p>Oligar\u015finin politikalar\u0131 kendi i\u00e7inde olduk\u00e7a ince taktikler bar\u0131nd\u0131r\u0131yordu. Bunlardan en \u00f6nemlisi i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 sokaktan uzak tutmaya \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 ve buna \u00f6zel dikkat g\u00f6stermesiydi. Bu politikada en \u00f6nemli yard\u0131mc\u0131lar\u0131 ise bir k\u0131s\u0131m sendikalar\u0131n y\u00f6neticileriydi.<\/p>\n\n\n\n<p>Kitleler fabrikalarda i\u015f yerlerinde de\u011fil \u00f6ncelikle evlerinde-mahallelerinde, okullarda teslim al\u0131nmak istenmi\u015ftir. Okullar (\u00fcniversiteler) ba\u015flang\u0131\u00e7tan itibaren oligar\u015fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6\u011frenci gen\u00e7lik ayd\u0131n karakteri ve bilinciyle d\u00fczene kar\u015f\u0131 bir muhalefet olmas\u0131n\u0131n \u00f6tesinde bu muhalefeti yayman\u0131n, \u00f6rg\u00fctleyip g\u00fc\u00e7lendirmenin manivelas\u0131 oluyordu.<\/p>\n\n\n\n<p>Mahalli b\u00f6lgeler ise 12 Mart sonras\u0131nda devrimci m\u00fccadelede \u00f6nem kazanm\u0131\u015f bir aland\u0131. Emek\u00e7i halk kitlelerinin yo\u011fun bi\u00e7imde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 bu alanlar gerek oligar\u015finin hedefi olmas\u0131 yan\u0131yla gerekse de devrimcilerin \u00f6rg\u00fctleme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 nedeniyle \u00f6ne \u00e7\u0131kan bu alan bug\u00fcn de devrimci hareketler a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir \u00e7al\u0131\u015fma, \u00f6rg\u00fctlenme alan\u0131d\u0131r. Ancak 12 Eyl\u00fcl \u00f6ncesi durumuyla bug\u00fcnk\u00fc durumu aras\u0131nda g\u00f6z ard\u0131 edilemeyecek farklar vard\u0131r. Bunlar g\u00f6r\u00fclmedi\u011finde bu alanlardaki \u00f6rg\u00fctlenme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n beklenen sonucu vermesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n\n\n\n<p>Mahalli alanlar\u0131n 12 Mart sonras\u0131 bu denli \u00f6ne \u00e7\u0131kmas\u0131nda yukarda belirtti\u011fimiz gibi oligar\u015finin i\u015f\u00e7i, emek\u00e7i s\u0131n\u0131flar\u0131 evinde, mahallelerde sindirme takti\u011finin ve devrimcilerin buna kar\u015f\u0131 bir m\u00fccadeleyi \u00f6rg\u00fctleme \u00e7abalar\u0131n\u0131n belirleyici etkisi vard\u0131r. Oligar\u015fi sorunu fabrikalarda de\u011fil mahallelerde \u00e7\u00f6zmek istemi\u015ftir. Devrimciler ise halk kitlelerinin d\u00fczenle \u00e7eli\u015fkisini en keskin bi\u00e7imlerde y\u00fcze vurdu\u011fu bu alanlara genel \u00f6rg\u00fctlenme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131nda hakl\u0131 olarak \u00f6nemli bir rol y\u00fcklemi\u015ftir. Gerek i\u015f\u00e7ilerle gerekse de toplumun ezilen tabakalar\u0131yla do\u011frudan ili\u015fkinin en kolay kurulabildi\u011fi bu alanlar\u0131n \u00f6nemli, stratejik denilebilecek bir \u00f6zelli\u011fi daha vard\u0131 ki gerek oligar\u015fi gerek devrimciler bunu b\u00fct\u00fcn politika ve taktiklerinde g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alm\u0131\u015flard\u0131r. Mahalli b\u00f6lgeler b\u00fcy\u00fck \u015fehirleri tamam\u0131yla ku\u015fatan, giri\u015f \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 denetleyen mevzilerdi. Bu mevzilerin ele ge\u00e7irilmesi m\u00fccadelenin ilerleyen a\u015famalar\u0131nda tayin edici bir rol oynayacakt\u0131r. Her iki taraf da bunun fark\u0131ndayd\u0131 ve oligar\u015fi resmi sivil g\u00fc\u00e7leriyle bu alanlara y\u00fcklenirken devrimci harekette bu alanlara \u00f6zellikle ba\u015flang\u0131\u00e7ta \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde kadro aktar\u0131m\u0131nda bulunmu\u015f belli bir s\u00fcre sonra da mahalli b\u00f6lgeler kendine yeten \u00e7al\u0131\u015fma alanlar\u0131 durumuna gelmi\u015ftir. \u00d6zetlersek mahalli b\u00f6lgeler 12 Eyl\u00fcl \u00f6ncesinde m\u00fccadele, \u00f6rg\u00fctlenme ve hedefleriyle devrimci m\u00fccadelenin oda\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturmu\u015ftur.<\/p>\n\n\n\n<p>Bug\u00fcn ise mahalli b\u00f6lgeler politik bilinciyle, k\u00fclt\u00fcrel yap\u0131s\u0131yla ve daha bir\u00e7ok \u00f6zelli\u011fi ile farkl\u0131la\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu farkl\u0131l\u0131k devrimci literat\u00fcre dahi yans\u0131m\u0131\u015f Mahalli b\u00f6lgeler deyimi terk edilip varo\u015flar deyimi kullan\u0131lmaya ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. 12 Eyl\u00fcl \u00f6ncesinin devrimcilere sempatinin, d\u00fczen de\u011fi\u015ftirme \u00f6zleminin belirledi\u011fi mahalli b\u00f6lgelerinin yerine mezhep\u00e7ili\u011fin, hem\u015fehricili\u011fin belirledi\u011fi varo\u015flar ge\u00e7mi\u015ftir. 12 Eyl\u00fcl&#8217;\u00fcn pastadan pay kapma, k\u00f6\u015fe d\u00f6nme k\u00fclt\u00fcr\u00fcn\u00fc, politik-ahlaki yozla\u015fmay\u0131 yayma \u00e7abalar\u0131, mahalli b\u00f6lgelerde de\u011fi\u015fik \u015fekillerde ifadesini bulmu\u015f ve kendine \u00f6zg\u00fc bir varo\u015f k\u00fclt\u00fcr\u00fc yaratm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Bu d\u00f6nemde i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n durumuna gelince. S\u00fcrecin ba\u015f\u0131nda t\u00fcm ezilen halk kesimlerinde oldu\u011fu gibi i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 i\u00e7inde de 71 devrimci hareketinin yaratt\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck bir potansiyel vard\u0131r. Bu potansiyel \u00e7e\u015fitli eylem ve direni\u015f bi\u00e7imleriyle kendini ortaya koymaktad\u0131r. Grevlerin, direni\u015flerin olduk\u00e7a yayg\u0131n ve radikal taleplerle ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi bu d\u00f6nemde devrimci gen\u00e7lik hemen t\u00fcm direni\u015f ve grevlerde i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131yla omuz omuzad\u0131r. 71 devrimci hareketini ideolojik, politik boyutlar\u0131yla i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na ta\u015f\u0131yan devrimci gen\u00e7lik grev ve direni\u015f alanlar\u0131na sokulmaz hatta ihbar edilir, polise teslim edilir vb. i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n devrimci potansiyelinin \u00f6n\u00fc kesilmek istenmektedir. Bu engellemelerin yan\u0131nda anti-fa\u015fist m\u00fccadelenin giderek y\u00fckselmesi mahalli b\u00f6lgelerin \u00f6n plana \u00e7\u0131kmas\u0131 i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 i\u00e7inde \u00f6rg\u00fctlenme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 ikinci plana d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcr. Ve i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n en ileri kesimini temsil eden D\u0130SK i\u00e7inde TKP-CHP politikalar\u0131 yukardan egemen hale gelir. TKP ve CHP kimi zaman z\u0131tla\u015farak da olsa i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 ezilen halk\u0131n\u0131n g\u00fcndeminden kopar\u0131p kendi politik \u00f6rg\u00fctsel g\u00fcndemlerine mahkum etme konusunda epey ad\u0131m atarlar. Bu politikalar\u0131n sonucu 12 Eyl\u00fcl&#8217;\u00fc tevekk\u00fclle kar\u015f\u0131layan bir i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 ve s\u0131k\u0131y\u00f6netim komutanl\u0131k \u00f6n\u00fcnde teslim olma kuyruklar\u0131 yaratan i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 \u00f6nderleridir (sendikac\u0131lar).&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>BUG\u00dcNK\u00dc DURUM VE G\u00d6REVLER\u0130M\u0130Z<\/p>\n\n\n\n<p>Devrimci \u00f6rg\u00fctlenmelerin merkezlerinde d\u00fcnyaya m\u00fccadeleye bak\u0131\u015flar\u0131nda &#8220;d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcmler&#8221; yaratan 12 Eyl\u00fcl yenilgisi kitlelerin bilincinde de \u00f6nemli tahribatlar yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Kitleleri bireyle\u015ftirip s\u00fcr\u00fcle\u015ftiren 12 Eyl\u00fcl politikalar\u0131n\u0131n sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 ba\u015far\u0131 ve yaratt\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7lar bug\u00fcn kitlelerin ya\u015fam tarzlar\u0131yla, kafa yap\u0131lar\u0131yla politik, k\u00fclt\u00fcrel tercihleriyle ele al\u0131n\u0131p ayr\u0131nt\u0131l\u0131 \u015fekilde tahlil edilmesini, yeniden tan\u0131mlanmas\u0131n\u0131 gerektirmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Ya\u015fam hi\u00e7bir zaman teoride, kitaplarda anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi de\u011fildir. Hele ki insan&#8230; \u00e7ok daha karma\u015f\u0131kt\u0131r. Bu nedenle kitleleri \u00f6rg\u00fctleme amac\u0131yla yola \u00e7\u0131kanlar\u0131n \u00f6ncelikle t\u00fcm klasik tan\u0131mlar\u0131-\u00e7er\u00e7eveleri bir tarafa b\u0131rakmas\u0131 gerekir. Ve bug\u00fcn 12 Eyl\u00fcl presinden ge\u00e7mi\u015f bir T\u00fcrkiye&#8217;de bu daha da ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir gerekliliktir.<\/p>\n\n\n\n<p>Elbette ezilen halk kitlelerinin t\u00fcm\u00fcne y\u00f6nelik bir \u00f6rg\u00fctlenme \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131z olmal\u0131d\u0131r. Ancak burada kendi i\u00e7inde \u00f6ncelikler belirlemek, bu do\u011frultuda bir program \u00e7\u0131karmak zorunday\u0131z. G\u00fcndemin s\u00fcr\u00fcklenen bir par\u00e7as\u0131 de\u011fil, belirleyen olmal\u0131y\u0131z. Bunun yolu da kitlelerle daha s\u0131k\u0131 ve \u00f6rg\u00fctl\u00fc ba\u011flar olu\u015fturmaktan \u00f6rg\u00fctl\u00fc kitle g\u00fcc\u00fcyle g\u00fcndeme m\u00fcdahale etmekten ge\u00e7iyor. Bu da kitleleri tan\u0131madan ger\u00e7ekle\u015ftirilemez.<\/p>\n\n\n\n<p>Gen\u00e7lik (\u00f6zellikle \u00f6\u011frenci gen\u00e7lik) ayd\u0131n \u00f6zellikleriyle, dinamizmi, at\u0131lganl\u0131\u011f\u0131 ve \u00f6zverisiyle her d\u00f6nem oldu\u011fu gibi bug\u00fcn de \u00f6rg\u00fctlenmemiz gereken bir aland\u0131r. Gen\u00e7li\u011fin \u00f6zellikle ba\u015flang\u0131\u00e7 d\u00f6nemlerinde bir kadro kayna\u011f\u0131 oldu\u011fu hi\u00e7bir d\u00f6nem unutulmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Mahalli alanlar yukarda belirtti\u011fimiz \u00fczere ge\u00e7mi\u015fle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda \u00f6nemli farkl\u0131l\u0131klar ta\u015f\u0131sa da hala \u00f6nem vermemiz ve kal\u0131c\u0131 \u00f6rg\u00fctlenmeler yaratmam\u0131z gereken bir aland\u0131r. Farkl\u0131l\u0131klar ne denli b\u00fcy\u00fck olursa olsun bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 i\u015f\u00e7i, emek\u00e7i unsurlar\u0131yla genci, ya\u015fl\u0131s\u0131, kad\u0131n\u0131yla bir b\u00fct\u00fcn olarak hala bizim olan insanlar\u0131m\u0131zla ve ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 stratejik \u00f6nemiyle, mezheplere, tarikatlara, diskocu veya M\u00fcsl\u00fcm Babac\u0131lara b\u0131rakamayaca\u011f\u0131m\u0131z bu alandaki \u00e7al\u0131\u015fmalara \u00f6zel bir \u00f6nem verilmelidir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 da bug\u00fcn 12 Eyl\u00fcl \u00f6ncesine bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda olduk\u00e7a farkl\u0131 bir manzaraya sahiptir. \u00d6zellikle 28 \u015eubat sonras\u0131 bu manzara daha d\u00fczen yanl\u0131s\u0131 renklerin a\u011f\u0131r bast\u0131\u011f\u0131 bir hal alm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 bir yandan T\u00dcRK-\u0130\u015e gibi sar\u0131, D\u0130SK gibi reformist sendikalar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla d\u00fczenin savunuculu\u011funa zorlan\u0131rken di\u011fer yandan HAK-\u0130\u015e vb. gibi gerici fa\u015fist \u00f6rg\u00fctlenmeler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve bask\u0131 d\u00fczeninin k\u00f6lesi, kulu durumuna getirilmek istenmektedir. Bu manzarada devrimci renkler yoktur. T\u00fcm bu olumsuzluklar\u0131n yan\u0131nda devrimin temel ve motor g\u00fcc\u00fc dedi\u011fimiz (***) i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 \u00f6rg\u00fctleme konusunda var olan ilgisizlik, programs\u0131zl\u0131k, politikas\u0131zl\u0131k bizler a\u00e7\u0131s\u0131ndan as\u0131l kayg\u0131 verici olgudur. Devrimciler \u00f6zel olarak devrimci hareket, i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 \u00f6rg\u00fctlemek bu do\u011frultuda bir programa sahip olmak zorundad\u0131r.&nbsp;<\/p>\n\n\n\n<p>Burjuvazinin ve sendika y\u00f6netimlerini i\u015fgal eden i\u015fbirlik\u00e7ilerinin t\u00fcm engellemelerine kar\u015f\u0131n devrimciler \u00f6nemli avantajlara sahiptir. D\u00fczenin i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na lay\u0131k g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ekonomik, sosyal ya\u015fam\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 \u00e7eli\u015fkilerin keskinli\u011finden, bug\u00fcn kopart\u0131lmak istense de ekonomik y\u00f6n\u00fc her ne kadar a\u011f\u0131r bas\u0131yorsa da- sahip olunan m\u00fccadele gelene\u011fine; ne kadar b\u00fcy\u00fck olumsuzluklar ta\u015f\u0131sa da bir \u00f6rg\u00fctl\u00fcl\u00fck i\u00e7inde bulunmalar\u0131na kadar uzatabilece\u011fimiz bir\u00e7ok avantaj say\u0131labilir. B\u00fct\u00fcn bunlar i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 devrimci \u00f6rg\u00fctlenme ve m\u00fccadeleye olduk\u00e7a yatk\u0131n bir duruma getiren \u00f6zelliklerdir. Di\u011fer yandan i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 i\u00e7erisinde yap\u0131lacak \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n gerek birey, gerekse \u00f6rg\u00fctlenme boyutuyla s\u0131n\u0131fsal bilincin, ilkeli-tutarl\u0131 davran\u0131\u015flar\u0131n geli\u015fip g\u00fc\u00e7lenmesinde \u00f6nemli etkileri olacakt\u0131r. Var olan \u00e7arp\u0131kl\u0131klar\u0131n (i\u00e7imizde-d\u0131\u015f\u0131m\u0131zda) y\u0131k\u0131lmas\u0131 yine bu alanda yap\u0131lacak faaliyetle do\u011frudan ilgilidir. Prati\u011fin \u00f6\u011freticili\u011fine g\u00fcvenmemiz gerekir.<\/p>\n\n\n\n<p>Keza bug\u00fcn bir \u00f6rg\u00fctlenme gelene\u011fine sahip olan memur kesimi de \u00f6rg\u00fctlenme \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131na \u00f6nem vermemiz gereken bir aland\u0131r. Memur yaftas\u0131 alt\u0131nda s\u00f6m\u00fcr\u00fcn\u00fcn, bask\u0131n\u0131n katmerli bi\u00e7imini ya\u015fayan bu kesim, y\u0131llar boyu devlet ad\u0131na halk\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131n\u0131n yarat\u0131p geli\u015ftirdi\u011fi k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva \u00f6zelliklerine kar\u015f\u0131n devrimci m\u00fccadelede belli bir rol \u00fcstlenmek zorundad\u0131r. Bu ise ancak bu kesimin s\u0131n\u0131fsal bir ideoloji, politika \u00e7er\u00e7evesinde \u00f6rg\u00fctl\u00fc hale getirilmesiyle m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n\n\n\n<p>Sonu\u00e7 olarak devrim kitlelerin eseri olacakt\u0131r diyorsak ba\u015fta i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 olmak \u00fczere d\u00fczenle \u00e7eli\u015fkisi olan t\u00fcm halk, s\u0131n\u0131f ve tabakalar\u0131 \u00f6rg\u00fctlemek ve m\u00fccadelenin vazge\u00e7ilmez unsurlar\u0131 haline getirmek zorunday\u0131z. &#8220;Nas\u0131l?&#8221; sorusunun cevab\u0131 ise ba\u015fka bir yaz\u0131n\u0131n konusu olmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>Dipnotlar:<\/p>\n\n\n\n<p>(*) Burada bir noktay\u0131 vurgulamak gerekiyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc oport\u00fcnist-reformist anlay\u0131\u015flar\u0131n bilin\u00e7li \u00e7abalar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda saflar\u0131m\u0131zda da THKP-C \u00f6rg\u00fctlenmesi silahl\u0131 eylem timleri bi\u00e7iminde kavranmakta ve b\u00fct\u00fcn THKP-C birka\u00e7 timden olu\u015fan gruplar\u0131n toplam\u0131na indirgenmektedir. Oysa THKP-C bunlardan ibaret de\u011fildir ve olmam\u0131\u015ft\u0131r. Fabrikalarda, mahallelerde k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva ayd\u0131n \u00e7evrelerinde belli \u00f6rg\u00fctlenmelere sahiptir. Yenilen darbeler sonras\u0131 ortaya \u00e7\u0131kan sapman\u0131n (Yusuf, M\u00fcnir) kitle \u00f6rg\u00fctlenmeleriyle silahl\u0131 m\u00fccadele aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131 koparmas\u0131 ise ayr\u0131c\u0131 bu \u00e7arp\u0131k kavray\u0131\u015flar\u0131 derinle\u015ftiren bir olgu olarak tarihte yerini alm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>(**) MHP 12 Mart \u00f6ncesinde bu misyonun gere\u011fini yerine getirmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Devrimcilerin oldu\u011fu her yerde MHP&#8217;li katiller g\u00f6revlerinin ba\u015f\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>(***) \u00dclkemizde k\u00f6yl\u00fcler de devrimin temel g\u00fc\u00e7lerindendir. Ve \u00f6rg\u00fctlenmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir g\u00f6revdir. Ancak yaz\u0131m\u0131z\u0131n esas konusu i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n \u00f6rg\u00fctlenmesi noktas\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan \u00e7arp\u0131k anlay\u0131\u015flar oldu\u011fundan bu konuya \u015fimdilik girmiyoruz. Ancak \u015fu anda bug\u00fcnden belirtmemiz gerekir. K\u00f6yl\u00fcl\u00fck \u015fehirle\u015fmenin bug\u00fcnk\u00fc boyutunu kapitalizm k\u0131rlardaki geli\u015fim \u00e7izgisine ve \u00f6zelde K\u00fcrt Ulusal Hareketinin yaratt\u0131\u011f\u0131 geli\u015fim ve bug\u00fcn izledi\u011fi \u00e7izgiye kar\u015f\u0131n K\u00fcrt ve T\u00fcrk yoksul k\u00f6yl\u00fcler devrimimizin temel g\u00fc\u00e7lerinden biri olmaya devam etmektedir.<\/p>\n\n\n\n<ol class=\"wp-block-list\">\n<li>15.16 Haziran ba\u015fkald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n y\u0131l d\u00f6n\u00fcm\u00fc vesilesiyle belgelerde g\u00fcncelik a\u00e7\u0131s\u0131nda bu yaz\u0131y\u0131 yay\u0131nl\u0131yoruz. Baz\u0131 de\u011fi\u015fimler olsa da tarihsellik ve perspektif a\u00e7\u0131s\u0131nda g\u00fcnceli\u011fini korumaktad\u0131r\u2026<\/li>\n<\/ol>\n<\/p>","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Verili ko\u015fullar \u015fu soruyu ciddi olarak g\u00fcndemimize&#46;&#46;&#46;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":1268,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[7],"tags":[],"manset":[],"class_list":["post-1269","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-makaleler"],"amp_enabled":true,"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/kolektifmucadele1.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1269","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/kolektifmucadele1.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/kolektifmucadele1.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/kolektifmucadele1.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/kolektifmucadele1.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1269"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/kolektifmucadele1.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1269\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/kolektifmucadele1.org\/index.php\/wp-json\/"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/kolektifmucadele1.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1269"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/kolektifmucadele1.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1269"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/kolektifmucadele1.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1269"},{"taxonomy":"manset","embeddable":true,"href":"https:\/\/kolektifmucadele1.org\/index.php\/wp-json\/wp\/v2\/manset?post=1269"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}