Elimize posta/e-posta yoluyla ulaşan bu açıklamayı, önemi ve güncelliği nedeniyle kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Emperyalist saldırganlık ve her türden gericilik yenilecek!
İran halkının molla rejiminin baskısına, yoksulluğa ve zorbalığa karşı başlattığı isyan meşrudur, haklıdır ve desteklenmelidir. Bu isyan yalnızca bir rejime değil; sömürüye, baskıya ve karanlığa karşı verilen bağımsız bir halk direnişidir. Emperyalist saldırganlık ile yerli gericilik aynı madalyonun iki yüzüdür. ABD emperyalizmi, Siyonist güçler, gerici Arap rejimleri ve bölgedeki faşist iktidarlar halkların mücadelesini kendi çıkarları için boğmak istemektedir.
Irak’ta, Libya’da, Afganistan’da, Suriye’de yapılan da budur; bugün aynı kirli senaryo İran’da sahnelenmek istenmektedir. Emperyalizmin “demokrasi”, “özgürlük” ve “insan hakları” yalanlarına kanmıyoruz; bu yalanların arkasında işgal, yıkım, katliam ve milyonlarca mülteci vardır. İran halkının mücadelesi ne molla rejimine ne de emperyalist ve Siyonist fırsatçılığa teslim edilebilir; bu mücadele bağımsızdır ve bağımsız kalacaktır. Filistin’de, Rojava’da, Suriye’de ve Yemen’de direnen halklar gösterdi ki emperyalizm yenilmez değildir, gericilik yenilmez değildir. Kurtuluş, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve ezilen halkların kendi örgütlü gücündedir.
İran halkının mevcut gerici molla rejimine karşı eylemleri sürmektedir. Devrimci görev açsında belirleyici olan, halkın hangi koşullarda, neye karşı ve hangi taleplerle ayağa kalktığıdır. Sokaklara çıkan emekçilerin, kadınların ve gençlerin öfkesi; yoksulluğa, baskıya, siyasal zorbalığa ve gerici teokratik düzene karşı meşru ve haklı bir isyandır. Bu nedenle görevimiz, soyut jeopolitik hesaplara saplanmadan halkın haklı mücadelesinin yanında saf tutmak ve onu desteklemektir. Elbette emperyalist müdahale tehlikesi ciddidir; ancak bu tehlike halk isyanına mesafe almanın veya sessiz kalmanın gerekçesi olamaz. Tam tersine, emperyalist fırsatçılığın önünü kesecek olan şey, halk hareketinin bağımsız, örgütlü ve devrimci bir hatta güçlenmesidir. Devrimcilerin sorumluluğu, “bekle-gör” tutumu almak değil; halkın meşru mücadelesini sahiplenirken aynı anda onu emperyalist manipülasyonlara ve gerici yönlendirmelere karşı politik olarak donatmaktır.
Sonuç olarak, İran halkının mücadelesi yalnızca bir rejime karşı değil; tüm baskı, sömürü ve gericiliğe karşı verilen bağımsız bir direniştir. Devrimciler olarak görevimiz, bu mücadelenin yanında saf tutmak, halkın kendi güç ve örgütlülüğüne güvenmesini sağlamak ve emperyalist manipülasyonlara karşı bilinçli dayanışmayı güçlendirmektir. Ne emperyalist müdahale ne de yerli zorbalık halklara özgürlük getirebilir. Bugün tarafımız nettir: İran halkının haklı isyanının yanındayız, emperyalist saldırganlığın karşısındayız ve her türden gericiliğin düşmanıyız. Emperyalist saldırganlık yenilecek, her türden gericilik yenilecek, direnen halklar kazanacak; İran halkının mücadelesi yalnız değildir.
Yaşasın halkların kardeşliği!
Yaşasın enternasyonal dayanışma!
Devrimci Karargâh
13 Ocak 2026






