İran’da 92 şehirde eylemler devam ediyor

İran’da ulusal para biriminde yaşanan ani değer kaybının tetiklediği alım gücü krizi, ülke genelinde yaygın protesto ve grevlere dönüştü. Tahran’da esnafın öncülüğünde başlayan gösteriler 10. gününü geride bırakırken, eylemler kısa sürede birçok kente yayıldı.

İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) göre protestolar yalnızca sokak gösterileriyle sınırlı kalmadı; grevler ve üniversite öğrencilerinin katıldığı eylemlerle ülke genelinde geniş bir toplumsal hareketlilik ortaya çıktı. Bazı şehirlerde güvenlik güçlerinin hastanelere müdahale ettiği, yaralıların tedavisinin engellendiği iddiaları da ajansın raporlarında yer aldı.

HRANA’nın verilerine göre son 10 gün içinde İran’ın 27 eyaletinde, 92 şehirde, en az 285 noktada protesto eylemleri veya işçi grevleri düzenlendi. Aynı süreçte 22 üniversitede öğrenciler protestolara katıldı. Eylemlerin yoğunlaştığı kentler arasında Tahran, Meşhed, Şiraz, Kazvin, Bender Abbas, Zencan, İlam, Babil ve Borucerd bulunuyor. Esnaf eylemleri ve grevler için resmi bir çağrı yapılmamış olmasına rağmen, birçok kentte kitlesel katılım gözlemlendi.

Ajansın aktardığı bilgilere göre protestolar sırasında en az 36 kişi hayatını kaybetti, en az 2 bin 76 kişi gözaltına alındı. Gözaltı ve can kayıplarına ilişkin resmi makamlarca henüz kapsamlı bir açıklama yapılmadı.

Protestoların temelinde, İran ulusal para birimindeki hızlı değer kaybı ve buna bağlı olarak artan döviz kurları yer alıyor. Sürekli yükselen fiyatlar ve düşen satın alma gücü, hem halkta hem de esnaf kesiminde ekonomiye olan güvenin ciddi biçimde sarsılmasına yol açtı.

Eylemlerin sınıfsal ve siyasal boyutuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yakın Doğu Haber Genel Yayın Yönetmeni Alptekin Dursunoğlu ise protestoların yalnızca dış yaptırımların sonucu olarak ele alınamayacağını savunuyor. Dursunoğlu’na göre tepkilerin odağında, İran devleti içinde ABD yönelimli bir oligarşinin yarattığı ekonomik kriz bulunuyor. Bu çizginin, Direniş Ekseni’nden uzaklaşılması ve ABD-İsrail karşıtlığından vazgeçilmesi yönündeki politikalarının mevcut ekonomik çöküşü derinleştirdiği ifade ediliyor.

Önceki İçerikABD’NİN “OPERASYON” SÖYLEMİ ÇÖKTÜ: VENEZUELA’DA KORSAN KAÇIRMA GİRİŞİMİ VE ÖLDÜRÜLEN KÜBALI ASKERLER
Sonraki İçerikİlham Ehmed: Geçiş hükümeti Kürtlere savaş ilan etti