Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek amacıyla 1995 yılından bu yana Galatasaray Meydanı’nda buluşan Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 1094. haftasında 35 yıl önce gözaltına alınan Yusuf Erişti’nin dosyasını kamuoyuna taşıdı.
14 Mart 1991: Belgradkapı’da Başlayan Belirsizlik
Tokat-Reşadiye doğumlu, 30 yaşındaki Yusuf Erişti, 14 Mart 1991 sabahı bir arkadaşıyla buluşmak üzere gittiği İstanbul Belgradkapı civarında Terörle Mücadele polisleri tarafından gözaltına alındı. Erişti’nin Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürüldüğü belirlenmişti.
Hukuki Süreç ve Resmi İnkar
O dönem Yusuf Erişti ile görüşmek için Devlet Güvenlik Mahkemesi’nden (DGM) resmi izin alan Avukatı, Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğinde müvekkiliyle görüştürülmedi. 29 Mart’ta yapılan suç duyurusuna ise emniyet yetkilileri, “Yusuf Erişti’nin gözaltında olduğuna dair bir kayda rastlanmamıştır” yanıtını verdi.
“Seni Yusuf Erişti Gibi Öldürürüz”
Resmi makamların reddine rağmen, aynı dönemde gözaltında bulunan tanıklar Yusuf Erişti’nin ağır işkence gördüğünü beyan etti:
- Tanık İfadesi: “Yusuf’a yoğun işkence yapıldı. Onu en son 17 Mart’ta komaya girmiş halde hücresine götürülürken gördüm.”
- Polis Tehdidi: Gözaltına alınan bir başka öğrenci (C.Ç.), sorgu sırasında polislerin kendisini “Seni Yusuf Erişti gibi öldürürüz, kimsenin haberi olmaz” diyerek tehdit ettiğini açıkladı.
30 Dilekçe ve Cezasızlık
Baba Bekir Erişti, oğlunun akıbetini öğrenmek için dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Yıldırım Akbulut başta olmak üzere ilgili tüm makamlara 30’a yakın dilekçe verdi. Ancak dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu, soru önergelerine “İddialar gerçek dışıdır” cevabını verdi. Bekir ve Arife Erişti, oğullarının akıbetini öğrenemeden hayata gözlerini yumdu.
Talepler: Barikatlar Kalksın, Adalet Gelsin
Haftalık açıklamayı okuyan Setenay Yarıcı, şu talepleri yineledi:
- Galatasaray Meydanı’ndaki kişi sınırlaması ve mekân yasağı tamamen kaldırılsın.
- AYM ve AİHM kararları derhal uygulansın.
- Zorla kaybetme vakalarında zamanaşımı hükümleri dikkate alınmadan etkin bir yargılama yürütülsün.
Cumartesi Anneleri, “Kaç yıl geçerse geçsin Yusuf Erişti ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz” diyerek eylemini sonlandırdı.
