Akbelen Halki AYM’nin önünden seslendi: “Topraklarımızda varolmak istiyoruz”

featured
0
Paylaş

Muğla’nın İkizköy köylülerinin yıllardır sürdürdüğü Akbelen direnişi, bu kez Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde yankılandı. Acele kamulaştırma kararına karşı açtıkları davalarda yürütmeyi durdurma talebiyle başkente gelen köylüler, aynı zamanda tutuklu yaşam savunucusu Esra Işık’ın serbest bırakılmasını istedi.

İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın sözleri, mücadelenin sadece bir çevre direnişi değil, aynı zamanda bir yaşam ve onur mücadelesi olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Yedi yıldır toprağını, suyunu ve köyünü savunduğunu hatırlatan Işık, bu kez bir anne olarak konuştu: “Evladım içeride. Haklı bir mücadele verdiğimiz için bedel ödüyoruz.”

Köylüler, doğdukları topraklarda üretmeye ve yaşamaya devam etmek istediklerini vurgularken, dayatılan politikaların açık bir zorla yerinden etme girişimi olduğunu dile getirdi. Geçtiğimiz yıl “süper talan yasası”na karşı verdikleri mücadeleyi hatırlatan Işık, bugün gelinen noktada söylediklerinin birer birer gerçekleştiğini ifade etti: “Bu yasa sadece zeytinlerimizin değil; köylerimizin, ormanlarımızın ve geleceğimizin ölüm fermanıdır.”

Açılan davalarda hâlâ yürütmeyi durdurma kararı verilmemesine tepki gösteren köylüler, yargının gecikmesini fiili bir yıkım süreci olarak değerlendirdi. Işık, “Bugün burada hem topraklarımız hem de tutuklu kızım için adalet istiyoruz” diyerek taleplerini net bir şekilde ortaya koydu.

İkizköylülerin avukatı Arif Ali Cangı, çıkarılan düzenlemelerin sermaye lehine, halk aleyhine olduğunu vurguladı. “Şirkete özel, adrese teslim bir yasa çıkarıldı” sözleriyle, iktidarın doğayı ve köylüleri değil, şirket çıkarlarını koruduğunu ifade etti. Köylüler ise meseleyi en yalın haliyle özetledi: “Şirket büyük değil, toprak büyük.”

Toprağını savunduğu için tutuklanan Esra Işık’ın İzmir Kapalı Cezaevi’ne sevk edilmesi de tepkiyle karşılandı. Nejla Işık, kızının sözlerini aktararak direnişin ruhunu dile getirdi: “Başım açık, alnım dik; bu mücadele benim onurum.” Köylüler için Esra Işık yalnızca bir birey değil, direnişin sembolü haline gelmiş durumda. “Esra eşittir vatan” sözleri, bu sahiplenmenin ifadesi olarak öne çıktı.

Esra Işık’ın tutuklanması, Artvin’in Hopa ilçesinde de protesto edildi. Polis baskısına rağmen yürüyüş gerçekleştiren yaşam savunucuları, geri adım atmayacaklarını ilan etti. Metin Lokumcu Meydanı’nda yapılan açıklamada, doğa mücadelesinin büyüyerek süreceği vurgulandı.

Akbelen direnişinin temel talebi değişmedi: Toprakların gasp edilmesine rıza gösterilmeyecek. Köylüler, bugün geri adım atmanın yarın geri dönüşü olmayan bir yıkım anlamına geldiğini belirtiyor. Bu nedenle mücadelelerini yalnızca kendi köyleri için değil, tüm ülkenin geleceği için sürdürdüklerini ifade ediyorlar.

Akbelen’de yaşananlar, yalnızca bir köyün ya da bir ormanın değil; Türkiye’de doğa, yaşam ve adalet mücadelesinin somut bir örneği haline gelmiş durumda. Köylülerin çağrısı açık: Acele kamulaştırma geri çekilsin, doğa talanı durdurulsun ve Esra Işık derhal serbest bırakılsın.