1 Mayıs 2026 Taksim İnisiyatifi, 1 Mayıs sürecinde yaşanan ev baskınları, gözaltılar ve polis saldırılarına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, Taksim iradesinin baskılarla teslim alınamayacağı vurgulandı.
İnisiyatif, 1 Mayıs’tan devralınan mücadele kararlılığını büyüterek sürdüreceklerini belirterek şu mesajı verdi:
“Taksim’i özgürleştirme mücadelesini işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışmasıyla büyüteceğiz. Tutuklanan mücadele arkadaşlarımızı yalnız bırakmayacak, geri alacağız.”
Açıklama,
Basına ve kamuoyuna,
2026 Taksim 1 Mayıs’ı, sermayenin ve iktidarlarının işçi sınıfını hapsetmeye çalıştığı çaresizlik çemberinden çıkılıp yeni bir yol açılabileceğini gösteren bir dönüm noktasıdır. 1 Mayıs’ta Taksim yolunda omuz omuza verenler, ağır bir yoksullaştırma, mülksüzleştirme, geleceksizleştirme programı karşısında işçi sınıfının iktidarın çizdiği sınırlar içine hapsolup tüm bu yaşananlara boyun eğmek zorunda olmadığını göstermiştir.
1 Mayıs’ta, işçi sınıfının düzene meydan okumasının, yeni bir dünya kurma iddiasının ve birliğinin adresi olan Taksim Meydanı’na çıkma kararlılığı; kitleler nezdinde birleştirici, umut verici ve inandırıcı bir seçeneğe dönüşmüştür. Tüm parçalı manzaraya rağmen, 2026 1 Mayıs’ının geleceğe yön veren adresi kuşkusuz Taksim 1 Mayıs’ıdır. Görülmüştür ki, işçi sınıfı ne iktidarın dayatmalarına boyun eğmek zorundadır ne de bu dayatmalara boyun eğen geleneksel inisiyatif merkezlerine mahkûmdur.
1 Mayıs 2026 Taksim İnisiyatifi olarak Taksim’e doğru yeni bir yol açan kolektif bir irade ve mücadele kültürü oluşturabilmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. Kitlelerin iktidarın yasaklarını tanımayarak ülkenin dört yanında sokağa çıktığı 19 Mart sürecinin ardından, geleneksel inisiyatif merkezleri sokağa kulak vermek ve 1 Mayıs’ta işçi sınıfının sesini isyana katmak yerine, iktidarın belirlediği alanda izinli bir mitinge hapsetmeyi tercih edince, ‘Taksim iradesi sahipsiz değildir’ diyerek 1 Mayıs 2025 Taksim Tertip Komitesi’ni kurmuştuk. Ağır polis baskısı altında ve çok kısa bir hazırlık sürecinde yaşanan bu deneyim, bütün eksiklerine rağmen, Taksim yolunda omuz omuza yürümeyi somut bir seçenek haline getirerek, seçeneksizlik algısını kırdı. Direniş iradesi ekseninde bir politik yarılma yaşandı. “Taksim, halkın direniş iradesidir” dediğimiz 2025 deneyiminin etkisiyle 2026’da çok daha geniş bir yelpaze tercihini Taksim’den yana koydu.
Taksim tercihini ortaya koyan tüm örgütlü güçlere açık, kolektif, eşitlikçi, dayanışmacı bir zeminde kurulan 1 Mayıs 2026 Taksim İnisiyatifi, çalışmalarını mart ayı sonunda başlattı. Kimseyi geride bırakmadan yeni katılımlara zaman tanımak için de ilgili tüm kurumlarla görüştük, kuruluş ilanını bir süre geciktirdik. Tüm bu çabalarımıza rağmen İnisiyatif içerisinde yer almamayı tercih eden kurumlarla 1 Mayıs günü ortak hareketin sağlanabilmesi için ayrıca bir Koordinasyon oluşturduk.
Taksim İnisiyatifi olarak 7 Nisan’da İstanbul Valiliği’ne tarihsel meşruiyetimize, tarihimizden aldığımız sorumluluğa ve Anayasal haklarımıza dayanarak 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlayacağımızı bildirdik. 11 Nisan’da Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde yüzlerce işçinin katılımıyla ‘Taksim bizim, söz emeğin’ başlıklı bir forum düzenleyerek Taksim çağrımızı yineledik. Tutsak sendikacıları ve direnişçileri unutmayarak, kartlarımızla Taksim mücadelesinin selamını hapishanelere yolladık, onların sesini de 1 Mayıs mücadelemize taşıdık. Nisan ayı içerisinde İnisiyatif bileşenleri olarak birlikte sokağa çıkıp kitlesel bildiri dağıtımları ve ortak propaganda çalışmaları yaptık. Taksim’de 1977 ve 1989 1 Mayıs’larında yitirdiklerimizi anmak için karanfillerimizle düzenlemek istediğimiz anma polis engellemesi ile karşılaştı ve 46 arkadaşımız gözaltına alındı. Gözaltına alınan arkadaşlarımızdan Sıla Bayram tutuklandı.
Taksim kararlılığı geniş kesimlerde yankı bulurken, geçen 1 Mayıs öncesinde olduğu gibi bu yıl da 28 Nisan günü sabaha karşı düzenlenen operasyonlar ile 47 arkadaşımız gözaltına alındı, çok sayıda arkadaşımız da aranır duruma düştü. Ev baskınlarında kapılar kırıldı, gözaltına alınan arkadaşlarımız hastanede ve karakolda işkence ve kötü muameleye maruz kaldı. Bu 47 arkadaşımızdan 14’ü halkı Taksim’e çağırdıkları faaliyetlerinin ‘yasadışı’ ve ‘suç’ olduğu öne sürülerek 1 Mayıs günü çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı. Tutuklanan arkadaşlarımız Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi ve Marmara 6 No’lu Hapishanesine götürüldü ve 1 Mayıs tutsaklarına yönelik kötü muamele hapishanelerde sürdürülüyor. 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkmak, Taksim’e çağrı yapmak suç değil haktır.
