YENİ Parti kuruldu

featured
Paylaş

Siyasal iktidarın yargı eliyle muhalefeti yeniden dizayn etme girişimleri ve düzen siyasetinde derinleşen kriz, CHP’de uzun süredir devam eden yönetim tartışmalarını yeni bir kırılma noktasına taşıdı. Sistemin yaşadığı çok yönlü siyasal krizin ve muhalefete yönelik müdahalelerin sonucunda CHP’de ortaya çıkan bölünme, Meclis’te yeni bir siyasi partinin doğmasına yol açtı. Özgür Özel öncülüğünde CHP’den ayrılan 91 milletvekili “Yeni Parti”yi kurarak TBMM’de AKP’nin ardından en büyük ikinci grubu oluşturdu. Böylece Yeni Parti, kuruluşuyla birlikte ana muhalefet konumunu üstlenerek Türkiye’nin çok partili siyasal yaşamında bu statüyü kurulduğu gün kazanan ilk parti oldu.

CHP’de yaşanan ayrılık, uzun süredir devam eden yönetim krizinin son halkası olarak şekillendi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararıyla yeniden genel başkanlığa dönmesinin ardından Özgür Özel ve birlikte hareket eden milletvekilleri yeni bir siyasal örgütlenme kararı aldı. Partinin Meclis grubunun oluşturulması için gerekli bildirimler TBMM Başkanlığına sunuldu ve 91 milletvekilinin katılımıyla Yeni Parti resmen kuruldu.

Milletvekili geçişlerinin ardından TBMM’deki siyasi tablo önemli ölçüde değişti. AKP 277 milletvekiliyle en büyük grup olmayı sürdürürken, Yeni Parti 91 milletvekiliyle ikinci sıraya yerleşti. DEM Parti 56 milletvekiliyle üçüncü, MHP 46 milletvekiliyle dördüncü sırada yer aldı. CHP ise 44 milletvekiline gerileyerek Meclis’in beşinci büyük partisi konumuna düştü. İYİ Parti’nin 29, Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nin ortak grubu olan Yeni Yol Partisi’nin ise 20 milletvekili bulunuyor.

Ortaya çıkan tablo, parlamentodaki güç dengelerinin seçim sandığı dışında da yeniden şekillenebildiğini gösterdi. Milyonlarca yurttaşın oylarıyla oluşan temsil tablosunun parti içi krizler, yargı süreçleri ve milletvekili transferleriyle kısa sürede değişebilmesi, mevcut siyasal sistemin temsil niteliğine ilişkin tartışmaları da derinleştirdi. Son yerel seçimlerde yüzde 37,8 oyla Türkiye’nin birinci partisi olan CHP, herhangi bir genel seçime gidilmeden ana muhalefet konumunu kaybetmiş oldu.

Türkiye siyasal tarihinde daha önce de iktidar ve muhalefet partilerinden kopuşlarla yeni partiler kuruldu. Ancak bu partilerin hiçbiri kuruluş gününde ana muhalefet konumuna ulaşamadı.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile Serbest Cumhuriyet Fırkası, çok partili yaşamın kurumsallaşmadığı dönemin kısa ömürlü girişimleri olarak tarihe geçti. Yerleşik çok partili hayatın başlangıcı kabul edilen 1946 sonrasında ise Demokrat Parti, kuruluşunun ardından girdiği ilk genel seçimde ana muhalefet oldu. Hürriyet Partisi ancak kuruluşundan yaklaşık bir yıl sonra CHP’yi geride bırakabildi. 2002 yılında DSP’den ayrılan milletvekillerinin kurduğu Yeni Türkiye Partisi ise Meclis’te grup kurmasına rağmen ana muhalefet statüsüne ulaşamadı.

Bu yönüyle Yeni Parti’nin kuruluşuyla birlikte doğrudan ana muhalefet konumuna yükselmesi, Türkiye’nin çok partili siyasal tarihinde bir ilk olarak kayda geçti.

Ancak Meclis’teki bu yeni tablo, emekçilerin ve geniş halk kesimlerinin yakıcı sorunlarına kendiliğinden bir çözüm sunmuyor. Derinleşen ekonomik kriz, düşük ücretler, artan yoksulluk, işsizlik ve demokratik haklara yönelik baskılar sürerken, parlamentodaki sandalye dağılımındaki değişiklikler tek başına toplumsal dengeleri değiştirmiyor. Yaşanan gelişme, bir yandan iktidarın muhalefeti yeniden şekillendirme hamlelerinin, diğer yandan ise düzen siyasetinin kendi iç krizinin yeni bir evresine işaret ediyor. Emekçiler açısından belirleyici olan ise Meclis’teki koltukların el değiştirmesinden çok, bu kriz karşısında bağımsız bir halk ve emek mücadelesinin nasıl örgütleneceği olmaya devam ediyor.