Mehdi Zana son yolculuğuna uğurlandı: “Mücadelesine sahip çıkacağız”

featured
Paylaş

Kürt siyasetinin önemli isimlerinden ve eski Amed (Diyarbakır) Belediye Başkanı Mehdi Zana için Büyükşehir Belediyesi önünde anma töreni düzenlendi. Siyasi yaşamı, yerel yönetim mücadelesi ve Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’ndeki direnişiyle anılan Zana, Ulu Cami’de kılınan cenaze namazının ardından Yeniköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

KOAH nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 29 Ağustos’ta yaşamını yitiren Kürt siyasetçi ve eski Diyarbakır Belediye Başkanı Mehdi Zana, Amed’de düzenlenen törenlerle son yolculuğuna uğurlandı. Zana, 1977-1980 yılları arasında Diyarbakır Belediye Başkanlığı görevini yürütmüştü.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ana hizmet binası önünde düzenlenen anma törenine Zana’nın eşi Leyla Zana ve ailesinin yanı sıra DBP Eş Genel Başkanları Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Keskin Bayındır, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, milletvekilleri, belediye eşbaşkanları, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile halk katıldı. Cenaze programına eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Gültan Kışanak da yeraldı.

Sarı, kırmızı ve yeşil renklerle süslenen Zana’nın tabutu belediye binası önüne getirilirken, törende dualar okundu ve saygı duruşunda bulunuldu. Konuşmalarda Zana’nın siyasi yaşamı, 12 Eylül askeri darbesinin ardından yaşadığı cezaevi yılları ve Kürt siyasi mücadelesinde bıraktığı iz öne çıktı.

Bucak: Diyarbakır seni unutmayacak

Törende konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, Mehdi Zana’nın yalnızca eski bir belediye başkanı değil, kentin siyasal ve toplumsal hafızasında yer edinmiş bir isim olduğunu söyledi.

Zana’nın 1977’de bağımsız aday olarak belediye başkanlığına seçildiğini hatırlatan Bucak, onun kentin kimliğini, taleplerini ve halkın iradesini yerel yönetime taşıdığını vurguladı.

Bucak, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından Zana’nın görevinden alınarak tutuklandığını ve ağır cezaevi koşullarına rağmen halkıyla bağını koruduğunu belirtti. Zana’nın bıraktığı mirasın yalnızca geçmişe ait olmadığını ifade eden Bucak, bu mirasın halk iradesine, kent hafızasına ve demokratik siyasete sahip çıkma sorumluluğunu da taşıdığını söyledi.

Bucak konuşmasını, “Diyarbakır seni unutmayacak Mehdi Abi. Halkın iradesi ve özgürlük mücadelesi yaşadıkça bıraktığın iz de yaşayacak” sözleriyle tamamladı.

Cezaevi yılları ve direnişi anlatıldı

Zana’nın Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nden mücadele arkadaşı Abdullah Kanat da törende yaptığı konuşmada, 12 Eylül döneminde yaşanan ağır hak ihlallerine ve işkencelere dikkat çekti.

Kanat, Zana’nın cezaevinde ağır işkencelere maruz kalmasına rağmen geri adım atmadığını ve direnişini sürdürdüğünü belirterek, Diyarbakır Cezaevi’ndeki direnişin sonraki yıllarda Kürt siyasi hareketi açısından önemli bir hafıza oluşturduğunu ifade etti.

Zana, 12 Eylül darbesinin ardından uzun yıllar cezaevinde kaldı. Farklı dönemlerdeki tutukluluk ve hapis sürelerinin toplamı yaklaşık 16 yılı buldu. 1990’lı yıllarda İsveç’e giden Zana, yaklaşık 10 yıl sonra Türkiye’ye döndü.

Bayındır: Mücadelesine sahip çıkacağız

DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır da Zana’nın yaşamı boyunca özgürlük, demokrasi ve sosyalizm mücadelesi verdiğini söyledi.

Zana’nın Amed’in siyasi ve toplumsal tarihinde kalıcı iz bıraktığını vurgulayan Bayındır, “Az insan bir kentte iz bırakır. Mamoste de bunlardan biriydi” dedi ve Zana’nın mücadele mirasını sürdüreceklerini ifade etti.

Belediye önündeki törenin ardından Mehdi Zana’nın cenazesi, katılımcıların oluşturduğu kortej eşliğinde Ulu Cami’ye götürüldü. Cenaze namazının ardından Zana’nın naaşı Yeniköy Mezarlığı’na götürülerek ailesi, yakınları, siyasetçiler ve çok sayıda kitlenin katıldığı törenle toprağa verildi.

Defnin ardından Zana ailesi taziyeleri Liceliler Yas Evi’nde kabul etmeye başladı.

Mehdi Zana kimdi?

Kürt siyasetinin uzun yıllar öne çıkan isimlerinden olan Mehdi Zana, 1977 yerel seçimlerinde bağımsız aday olarak Diyarbakır Belediye Başkanı seçildi. 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından görevden alınarak tutuklanan Zana, Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi başta olmak üzere farklı cezaevlerinde uzun yıllar kaldı.

Cezaevi yılları, sürgün dönemi ve Kürt kimliği üzerine yürüttüğü siyasi faaliyetlerle tanınan Zana, yaşamının farklı dönemlerinde anılarını ve siyasi görüşlerini kitaplaştırdı. “Bekle Diyarbakır” ve “Vahşetin Günlüğü – Diyarbakır Zindanlarından” da yayımlanan eserleri arasında yer aldı.