Almanya’nın Köln kentinde savaş ve silahlanma karşıtı gençler, Bundeswehr’e ait Lüttich Kışlası’nın girişlerini saatler boyunca bloke etti. “Rheinmetall’i Silahsızlandırın” kampı kapsamında gerçekleştirilen eylemde, Almanya’nın hızlanan silahlanma politikalarına, Bundeswehr’in güçlendirilmesine ve gençliğin savaş politikalarına yedeklenmesine karşı çıkıldı.
Blokaj için Lüttich Kışlası’nın seçilmesi tesadüf değildi. Kışlada Bundeswehr’in personel yönetiminden sorumlu merkezi kurumlarından biri bulunuyor. Askerî personelin yönetimi ve yeni personel kazanımında önemli rol oynayan kışla, eylemciler tarafından Alman savaş makinesinin önemli merkezlerinden biri olarak hedef alındı.
Eylemde Filistin ve Kürdistan halklarıyla dayanışma sloganları da yükseldi. “Viva! Viva! Palästina!” ve “Bijî Berxwedana Rojava!” sloganlarıyla savaş karşıtı mücadele ile halkların işgal ve militarizme karşı direnişleri arasında bağ kuruldu.
POLİS BLOKAJA SALDIRDI
Saatler süren eylemin ardından polis blokajı zor kullanarak dağıtmaya başladı. Köln polisi, eylemcilerin yüzlerini kapatmasını ve bir toplantı sorumlusu belirlenmemesini gerekçe göstererek eylemi sona erdirdiğini açıkladı.
Eylemci kaynakları ise polis müdahalesi sırasında fiziksel şiddet ve cinsel şiddet uygulandığını, sağlık görevlilerinin yaralılara ulaşmasının engellendiğini bildirdi. Üç eylemcinin yaralanarak hastaneye kaldırıldığı belirtildi.
Kadın eylemciler polis müdahalesine “Jin, Jiyan, Azadî” ve “Bu devlet beni korumuyor, kız kardeşlerim beni koruyor” sloganlarıyla karşılık verdi.
Gözaltı ve polis müdahalesinin ardından aynı gün Köln-Ehrenfeld’de dayanışma yürüyüşü gerçekleştirildi. Yürüyüşte polis şiddeti, cinsel şiddet ve ırkçılık protesto edilirken “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganı öne çıktı.
SAVAŞA PARA VAR, HALKA YOK
“Rheinmetall Entwaffnen” kampının merkezinde Almanya’nın hızlanan silahlanma politikaları, askerî harcamalar ve savaş ekonomisi bulunuyor. Rheinmetall’in 2026 yılının ilk yarısında satış ve kârlarını önemli ölçüde artırması da savaşın sermaye açısından nasıl büyüyen bir pazara dönüştüğünü gösteriyor.
Eylemciler, öğretmen, kreş, sağlık ve sosyal hizmetler için sürekli kaynak yetersizliğinden söz edilirken askerî harcamaların büyütülmesine karşı çıkıyor.
Savaş yalnızca cephede başlamıyor. Silah fabrikalarda üretiliyor, savaş bütçeleri parlamentolarda hazırlanıyor, askerler kışlalarda yetiştiriliyor ve gençlik militarizmin insan kaynağına dönüştürülüyor.
Bu nedenle Köln’deki blokaj yalnızca bir kışlanın önünde gerçekleştirilen protesto değil, Almanya’nın savaş ve silahlanma politikasına karşı protestodur.
