FRANSA’DA EĞİTİM HAKKINA POLİS ABLUKASI: 6 BİN 877 GÖZALTI!

featured
Paylaş

Demokrasi ve insan hakları söylemlerinin gölgesinde, eğitim hakkı isteyen gençler baskı ve tutuklamalarla karşı karşıya

Fransa’da daha iyi eğitim koşulları talebiyle sokaklara çıkan lise öğrencilerine yönelik gözaltı ve yargı süreçlerinin bilançosu ağırlaşıyor. Fransa Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre 6 bin 877 kişi gözaltına alındı, 21 kişi tutuklandı. Gözaltına alınanların yüzde 86’sını ise çocuklar oluşturuyor.

17 Eylül’de başlayan ve kısa sürede ülkenin birçok kentine yayılan öğrenci eylemleri, eğitim sistemindeki eşitsizliklere ve yetersiz koşullara karşı yükselen kitlesel bir itiraza dönüştü. Ancak öğrencilerin talepleri karşısında devletin başvurduğu polisiye yöntemler, Fransa’nın demokrasi ve insan hakları söylemleriyle uygulamaları arasındaki çelişkiyi bir kez daha gündeme taşıdı.

Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı rakamlara göre gözaltına alınan 2 bin 376 kişi hakkında adli işlem başlatıldı, 1547 kişi hâkim karşısına çıkarıldı. Aralarında reşit olmayan 6 kişinin de bulunduğu toplam 21 kişi tutuklandı. Ayrıca 1897 kişi hakkında belirli kamusal alanlarda bulunma yasağı veya kamu hizmeti gibi farklı adli tedbirler uygulandı.

Eylemler sırasında bini aşkın kişinin yaralandığı, polis şiddeti iddialarına ilişkin en az 21 soruşturma başlatıldığı bildirildi.

Eğitim Hakkı İsteyen Gençlere Baskı!

Yıllardır dünyaya demokrasi, özgürlük ve insan hakları dersi vermeye çalışan Avrupa’nın merkezinde, daha iyi eğitim koşulları talep eden binlerce gencin gözaltına alınması, burjuva demokrasisinin sınıfsal sınırlarını gözler önüne seriyor.

Öğretmen eksikliğine, kalabalık sınıflara, eğitimde fırsat eşitsizliğine ve kamusal hizmetlerin zayıflatılmasına karşı yükselen öğrenci hareketi, yalnızca eğitim politikalarına değil, genç kuşakların giderek derinleşen geleceksizlik sorununa da dikkat çekiyor.

Fransa’da yaşananlar, kapitalist düzenin toplumsal talepler karşısında nasıl bir güvenlikçi yönelime başvurabildiğinin çarpıcı bir örneğidir.

Özellikle gözaltına alınanların büyük çoğunluğunun çocuklardan oluşması, uygulanan baskının boyutlarını daha da ağırlaştırıyor.

Sermayenin Demokrasisi, Emekçilerin ve Gençlerin Geleceksizliği

Avrupa kapitalizmi derinleşen ekonomik ve toplumsal çelişkilerle karşı karşıya bulunuyor. Kamusal hizmetlerde yaşanan sorunlar, güvencesizlik, eşitsizlik ve gençliğin gelecek kaygısı, toplumsal hoşnutsuzluğu büyütüyor.

Bu koşullarda devletin toplumsal muhalefete güvenlikçi yöntemlerle yaklaşması, otoriterleşme ve demokratik hakların daraltılması tartışmalarını güçlendiriyor.

Dünyanın dört bir yanında demokrasi ve insan hakları söylemleriyle siyaset yürüten Avrupa egemenlerinin, kendi ülkelerinde hak arayan gençlerin karşısına polis barikatlarıyla çıkması, bu söylemlerin ne kadar sınıfsal ve siyasal sınırlarla çevrili olduğunu gösteriyor.

Fransa’da eğitim hakkı için başlayan hareket, artık yalnızca okulların fiziki koşullarına ilişkin bir tartışma değildir. Kamusal kaynakların kimler için kullanılacağı, devletin hangi toplumsal çıkarları öncelediği ve demokratik hakların sınırlarının nerede çizildiği sorularını da gündeme taşımaktadır.

Gençlerin eğitim, eşitlik ve gelecek talepleri ile devletin baskıcı uygulamaları arasındaki gerilim, kapitalist toplumun derinleşen sınıfsal çelişkilerinden bağımsız değerlendirilemez.

Baskı ve şiddet, egemen sınıfların toplumsal muhalefet karşısında başvurduğu zor araçlarıdır. Ancak gözaltılar ve tutuklamalar, eğitimde eşitsizliği, sömürüyü ve gençliğin geleceksizlik sorununu ortadan kaldırmaz.

Fransa’da gençlerin başlattığı mücadele, Avrupa kapitalizminin merkezinde demokratik hakların, kamusal eğitimin ve toplumsal eşitliğin yeniden tartışılmasına yol açıyor.

Dünyaya medeniyet ve demokrasi dersi vermeye kalkışan Avrupa’nın gerçek yüzü, eğitim hakkı isteyen çocukların karşısına dikilen polis barikatlarında görülüyor!

Kapitalizmin yarattığı eşitsizlikler sürdükçe, bu eşitsizliklere karşı mücadele de varlığını sürdürecektir.

BASKIYA, POLİS ŞİDDETİNE VE GELECEKSİZLİĞE KARŞI GENÇLİĞİN MÜCADELESİ SÜRÜYOR!