Ankara Gar Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçti. IŞİD’in barış ve demokrasi talebiyle bir araya gelenlere yönelik gerçekleştirdiği saldırıda yaşamını yitirenler, Türkiye’nin dört bir yanında düzenlenen eylemlerle anıldı. Mezarlıklardan kent meydanlarına, anıtlardan sokaklara uzanan anmalarda, katliamın bütün sorumlularının açığa çıkarılması ve cezasızlık politikalarına son verilmesi istendi. Emek ve demokrasi güçleri, 10 Ekim’in yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda adalet, eşitlik ve barış mücadelesinin simgesi olduğunu vurguladı.
10 Ekim 2015’te Ankara Garı önünde düzenlenen Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi, IŞİD’in gerçekleştirdiği iki canlı bomba saldırısıyla kana bulandı. Barış talebiyle Ankara’ya gelen emekçiler, öğrenciler, sendikacılar, sosyalistler ve demokrasi savunucuları hedef alındı. Türkiye tarihinin en ağır katliamlarından biri olarak hafızalara kazınan saldırının üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen, katliamın bütün yönleriyle aydınlatılması ve kamu görevlilerinin sorumluluklarının ortaya çıkarılması talepleri sürüyor.
Katliamın 11’inci yıl dönümünde DİSK, KESK, TMMOB, TTB, 10 Ekim Barış Derneği ve çok sayıda demokratik kitle örgütünün çağrısıyla birçok kentte anmalar gerçekleştirildi. Yapılan açıklamalarda, barış isteyenlerin hedef alındığı 10 Ekim’in toplumsal hafızadan silinmesine izin verilmeyeceği belirtildi.
Adana’da emek ve demokrasi güçleri, Adana Garı önünden Seyhan Belediyesi önündeki 10 Ekim Barış Anıtı’na yürüdü. Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan anmada KESK Adana Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Ali Duran, katliamda yaşamını yitiren Dilan Sarıkaya’nın annesi Nesligül Sarıkaya ve dava avukatlarından Tugay Bek konuştu. Ailelerin yıllardır sürdürdüğü adalet arayışı, 10 Ekim’in unutulmaması yönündeki toplumsal mücadelenin önemli bir parçası olarak öne çıktı.
Mersin’in Tarsus ilçesinde Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri, katliamda yaşamını yitiren Leyla Çiçek, Metin Peşmen ve Orhan Işıktaş’ı mezarları başında andı. Tarsus Şehir Mezarlığı’nda gerçekleştirilen anmada, yaşamını yitirenlerin anılarının yaşatılması ve adalet mücadelesinin sürdürülmesi gerektiğine dikkat çekildi.
Diyarbakır’da Emek ve Demokrasi Platformu, katliamda yaşamını yitiren Feyat Deniz’in Yenişehir ilçesindeki Şehitlik Mezarlığı’nda, Abdullah Erol’un ise Bağlar ilçesindeki Yeniköy Mezarlığı’nda bulunan mezarları başında anma düzenledi. Batman’da Aycan Kaya, Meryem Bulut, Halil İbrahim Atılgan ve Muhammed Veysel Atılgan mezarları başında anılırken, Urfa’da Nilgün Çevik, Başak Sidar Çevik ve Yılmaz Elmascan için Suruç Asri Mezarlığı ve Küçük Sergen Köy Mezarlığı ziyaret edildi. Urfa Emek ve Demokrasi Platformu, mezar ziyaretlerinin ardından Kent Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi.
Dersim’de Adil Gür, Mesut Mak ve Gazi Güray mezarları başında anıldı. Bitlis’te Muhammed Zakir Karabulut’un Rahva Xaxref’teki mezarı ziyaret edildi. Van’da Sanat Sokağı’nda, Bingöl’de Kent Meydanı’nda, Antep’te ise Yeşilsu Parkı’nda düzenlenen açıklamalarla katliam protesto edildi. Kars, Ağrı ve Hakkari’de de anma etkinlikleri gerçekleştirildi.
Aydın’ın Kuşadası ve Söke ilçelerinde, bombaların patladığı saat olan 10.04’te basın açıklamaları düzenlendi. Kuşadası Kent Dayanışması ve Söke Emek ve Demokrasi Platformu, 10 Ekim’de yaşamını yitirenleri andı. Didim’de ise anmanın adresi, katliamda henüz 20 yaşındayken yaşamını yitiren üniversite öğrencisi ve Emek Gençliği yöneticisi Elif Kanlıoğlu’nun adını taşıyan 10 Ekim Barış Parkı oldu. Didim Emek ve Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen etkinlikte basın açıklamasını Turgay Elçi okudu.
Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk’ta katliamda yaşamını yitirenler için denize karanfiller bırakıldı. Manisa’nın Saruhanlı ilçesinde Nizamettin Bağcı ve Emin Aydemir mezarları başında anıldı. Malatya’da Özalper Mahallesi’ndeki Barış Anıtı önünde bir araya gelen emek ve demokrasi güçleri adına açıklamayı KESK Dönem Sözcüsü ve SES Malatya Şube Eşbaşkanı Cansu Kaplan okudu. Tokat’ta DİSK, KESK, TMMOB ve TTB bileşenleri, İskenderun’da ise Emek ve Demokrasi Platformu üyeleri basın açıklamalarıyla katliamda yaşamını yitirenleri andı.
Katliamın 11’inci yılında düzenlenen anmaların ortak gündemlerinden biri, yıllardır devam eden adalet mücadelesiydi. Katliama ilişkin yargılamalarda bazı IŞİD mensupları hakkında cezalar verilmiş olsa da saldırının önlenememesinde sorumluluğu bulunduğu kamu görevlilerinin etkin biçimde soruşturulması ve katliamın bütün bağlantılarının açığa çıkarılması talepleri varlığını koruyor. 10 Ekim aileleri ve hukukçular, yalnızca saldırıyı gerçekleştirenlerin değil, katliama giden süreçte ihmali veya sorumluluğu bulunan herkesin hesap vermesi gerektiğini savunuyor.
10 Ekim Katliamı, aradan geçen 11 yıla rağmen Türkiye’de cezasızlık politikalarının, devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünün ve demokratik haklara yönelik saldırıların tartışıldığı tarihsel bir kırılma noktası olmayı sürdürüyor. Emek ve demokrasi güçlerine göre katliamın bütün yönleriyle aydınlatılmaması, yalnızca yaşamını yitirenlerin ailelerinin değil, barış ve demokrasi isteyen toplum kesimlerinin de adalet duygusunu yaralıyor.
11 yıl önce Ankara Garı’na doğru yürüyen binlerce insanın ortak talebi, savaşın ve şiddetin son bulduğu, halkların eşit ve özgür yaşayabildiği demokratik bir ülkeydi. Bugün düzenlenen anmalar, bu talebin aradan geçen yıllara rağmen güncelliğini koruduğunu bir kez daha ortaya koydu. Emek örgütlerinin, sosyalistlerin, barış savunucularının ve yaşamını yitirenlerin yakınlarının sürdürdüğü mücadele, katliamın toplumsal hafızadan silinmesine karşı bir direniş niteliği taşıyor.
Ankara Garı önünde barış isteyenleri hedef alan bombalar, yalnızca orada bulunan insanları değil, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik içinde bir arada yaşama umudunu da hedef aldı. Ancak 11 yıl sonra Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştirilen anmalar, bu umudun yok edilemediğini gösterdi. Mezarlara bırakılan karanfiller, meydanlarda yapılan açıklamalar ve adalet talepleri, 10 Ekim’in unutulmasına karşı yükselen ortak hafızanın ifadesi oldu.
Katliamın üzerinden geçen 11 yıla rağmen emek ve demokrasi güçlerinin talebi değişmedi: Katliamın bütün sorumluları açığa çıkarılsın, cezasızlık son bulsun, barış ve demokrasi mücadelesi üzerindeki baskılar kaldırılsın. 10 Ekim’de yaşamını yitirenlerin anısı, eşitlik, özgürlük, adalet ve barış mücadelesinde yaşamaya devam ediyor.
