“Toprağımızı koruyacağız”

Sivas’ın Zara ilçesinde Barit Maden Türk A.Ş. tarafından yapılmak istenen stronsiyum tuzu ocağı projesi hakkında “ÇED gerekli değildir” kararı verilince yöre halkı kararın iptali için dava açtı. Proje alanı Dipsizgöl köyüne 2 kilometre, Kapukaya Köyüne ise 4,4 kilometre, Bolucan köyüne 2,5 kilometre mesafede yer almakta. ÇED alanına en yakın yer ise 400 metre uzaklıktaki Dipsizgöl köyünün yayla evleri.

Dava kapsamında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesine yöre halkı da kitlesel şekilde katıldı. Dipsizgöl Köyü Çevre Koruma Platformu’nun çağrısıyla keşfe gelen yöre halkı adına yapılan açıklamada maden projesinin köyün tek su kaynağını, endemik bitki ve hayvanları, tarım alanlarını, meralarını, ormanlarını ve halkın kutsal addettiği yerleri tehdit ettiği ifade edildi.

Yöre halkı “Doğamızı, kültürümüzü ve geleceğimizi yok edecek hiçbir faaliyete izin vermeyeceğiz” dedi.

Yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

Doğamız yalnızca bir yaşam alanı değil, aynı zamanda kutsal bir varlıktır. Ağaçlar, dağlar, sular ‘ziyaretimizdir’; yani kutsaldır. Şifa bulduğumuz, inanç ritüellerini yaşattığımız, manevi yaşam dengemizi koruduğumuz bir ikrar mekânıdır.

Dolayısıyla bu projenin uygulanması, sadece doğamıza değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel yapımıza da telafisi mümkün olmayan zararlar verecektir.

Maden projesi nedeniyle oluşacak tahribat sonucunda; köyümüzün tek su kaynağı yok olacak, diğer tüm su kaynakları olumsuz etkilenecek, bu kaynakların çevresindeki bitki örtüsü ve yaban hayatı zarar görecek, çok sayıda endemik bitki ve nadir hayvan türünden oluşan ekosistem parçalanacaktır.

Şirketin hazırladığı proje tanıtım dosyasında (PTD) bölgede bulunan 12 tane çeşme ve köyün ana damarı olan kaynak suyunun yer almaması bu konuda maden projesi için daha başlamadan önce ÇED süreci; yasal düzenlemelerde açıkça ortaya konan gereklilikleri (tarım ve hayvancılığın, su kaynaklarının korunması, yaban hayatının muhafazası ve kırsal kalkınmanın sürdürülmesi) gözeten sağlıklı bir çevresel, sosyal, kültürel ve ekonomik bir etki değerlendirme olmaktan çok uzaktadır.

Bu nedenle proje için verilmiş olan izinlerin yeniden değerlendirilmesi; bilimsellikten uzak ve yasal düzenlemeler açısından uygun olmayan tüm izinlerin iptal edilmesi gerekmektedir.

Maden ÇED alanı Dipsizgöl Köyüne 2 km, Kapukaya Köyüne ise kuş uçumu 4,4 km Bolucan köyüne 2,5 km mesefede yer almakta. ÇED alanına en yakın yapı kuş uçumu 400 metre uzaklıktaki Dipsizgöl köyünün yayla evleri. Doğamızı, kültürümüzü ve geleceğimizi yok edecek hiçbir faaliyete izin vermeyeceğiz.

Ayrıca yeni işgal yasasıyla beraber çok iyi bilindiği gibi tarım alanları, meralar, ormanlar, zeytinlikler, zarar görecek. Türkiye olarak iklim krizinden en çok etkilenecek ülkelerin başında geliyoruz. Kayıplar bizi her şekilde çok etkileyecek. Bunu bir ticaret kanunu gibi değerlendiriyoruz…

Halk olarak buradayız.

Su fakiri bir ülkeyiz. Kuraklık kapıda. Bu projeyle çeşmeden akacak, tarlayı sulayacak su kalmayacak.

Bu maden projesiyle birlikte havası, suyu, toprağı, çamı, buğdayı, kurdu, kuşu ile doğanın yok oluşu var.

Köyümüz, suyumuz, meralarımız, tarım alanlarımız madenlerin ölüm çukurlarına dönüşecek. Canlılar yuvasız kalacak.

Burada yöre insanını bir avuç talancı için gözden çıkarmak var.

Burada çocuklarımızdan çalınmak istenen bir gelecek var.

Toprağımızı, ekmeğimizi, havamızı, suyumuzu, çocuklarımızı, geleceğimizi, doğayı korumaya geldik.

Biz halk olarak kendi topraklarımızda yaşam hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz.

Kötülüğe ve açgözlülüğe geçit vermeyeceğiz.

Tüm herkesi bu yıkım projesine karşı durmaya çağırıyoruz!!

Hep birlikte haykıralım: Toprağımızı vermiyoruz!

Önceki İçerikDBP, ırkçı saldırılara karşı işçilerin can güvenliğini sağlamaya çağırdı
Sonraki İçerikDEVRİMCİ DÖNÜŞÜM: DÜŞÜNCELERİN, DUYGULARIN VE İDEOLOJİK BİLİNCİN ZAFERE GİDEN YOLU