İSİG Meclisi: 2025’te en az 2 bin 105 işçi iş cinayetlerinde öldü

“Bu bir kaza değil, olağanlaşmış iş cinayetleri rejimi”

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2025 yılına ilişkin iş cinayetleri raporunu açıkladı. Rapora göre 2025 yılında Türkiye’de en az 2 bin 105 işçi çalışırken hayatını kaybetti. Bu sayı, pandemi döneminden sonra kaydedilen en yüksek işçi ölümü olarak dikkat çekti.

Raporda, ölen işçilerin 94’ünün çocuk, 126’sının ise 65 yaş üstü olduğu belirtilirken, yaşananların münferit kazalar değil, sistematik bir sömürü düzeninin sonucu olduğu vurgulandı. İSİG Meclisi, mevcut çalışma düzenini açık biçimde “olağanlaşmış iş cinayetleri rejimi” olarak tanımladı.

“Fail tekil değil, sistemin kendisi”

Raporda iş cinayetlerindeki artışın nedenlerine ilişkin şu değerlendirme yapıldı:

“Tek bir failden, tek bir cinayet mahallinden ya da tek bir nedenden söz edemeyiz. İş cinayetlerinin arka planında devlet aygıtı, idari ve yargısal mekanizmalar, üretim ilişkileri ve sermaye birikim modeli bulunmaktadır.”

Kamu-özel ayrımı olmaksızın; güvenceli, güvencesiz, çocuk, yaşlı, göçmen fark etmeksizin iş cinayetlerinin ülkenin tamamına yayıldığına dikkat çekilen raporda, artık yalnızca işyeri önlemleriyle bu tablonun durdurulamayacağı ifade edildi.

Neoliberal politikalar ve grev yasakları iş cinayetlerinin zemini

İSİG Meclisi’ne göre iş cinayetleri rejiminin temel kolonları şunlar:

  • Neoliberal ekonomi politikaları
  • Türkiye’nin küresel işbölümünde ucuz emek deposu haline getirilmesi
  • OSB’ler ve özel endüstri bölgeleriyle Anadolu’nun “küresel fabrikaya” dönüştürülmesi
  • Kamusal varlıkların gaspı ve ilkel sermaye birikimi
  • Grevlerin ve işçi direnişlerinin yasaklanması

Bu nedenle iş cinayetlerinin, emek hareketinin temel mücadele başlıklarından biri haline getirilmesi gerektiği vurgulandı.

Çocuk işçiliği derinleşiyor: 2025’te 94 çocuk öldü

Raporda çocuk işçiliğine özel bir bölüm ayrıldı. İSİG Meclisi verilerine göre, resmi istatistiklerde her yıl 13–14 çocuk işçi ölümü görünürken, gerçek sayı bunun 4-5 katı.

  • 2024’te 71 çocuk
  • 2025’te 94 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti.

Bu artışın temelinde, 24 Ocak kararlarıyla başlayan ve AKP döneminde derinleşen yoksullaştırma ve eğitim politikaları gösterildi. Eğitim sisteminin çökertilmesi, MESEM’ler, açık lise uygulamaları ve sanayi–eğitim işbirliği politikalarıyla çocukların kitlesel biçimde işçileştirildiği ifade edildi.

İSİG Meclisi, çocuk işçiliğin artık kırsalla sınırlı olmadığını, kent merkezlerinde görünür hale geldiğini vurguladı.

“Çocuk işçiliğiyle mücadele toplumsal bir seferberlik gerektiriyor”

Raporda çözümün, çocukların ve gençlerin öznesi olduğu, toplumun tüm kesimlerini kapsayan koordinatif bir mücadele ağı ile mümkün olduğu belirtildi. Özellikle MESEM’lerde çalışan, hem öğrenci hem işçi olan gençlere yönelik özgün bir örgütlenme hattının gerekliliği vurgulandı.

2025’te her gün en az 6 işçi öldü

Rapora göre 2025’te iş cinayetleri aylar boyunca istikrarlı biçimde sürdü. En fazla ölüm Kasım (219), Temmuz (212) ve Eylül (208) aylarında yaşandı.

En çok ölüm yaşanan işkolları

  • İnşaat/Yol: 493
  • Tarım/Orman: 414
  • Taşımacılık: 272
  • Ticaret/Büro/Eğitim: 144
  • Belediye/Genel İşler: 125

Ölüm nedenleri

  • Trafik ve servis kazaları: 466
  • Ezilme/göçük: 374
  • Yüksekten düşme: 354
  • Kalp krizi/beyin kanaması: 299

Kadın işçi ölümleri gizleniyor

2025’te 138 kadın işçi hayatını kaybetti. Kadın işçi ölümlerinin özellikle tarım ve güvencesiz alanlarda yoğunlaştığı, çoğunun kayıtlara geçmediği belirtildi.

Raporda, Dilovası’ndaki Ravive Kozmetik’te yaşanan patlama hatırlatılarak, 7 işçinin 6’sının kadın olduğu ve sigortalarının ölüm günü yapıldığı vurgulandı. İSİG Meclisi, işyerinde kadına yönelik şiddeti açık biçimde bir işçi sağlığı ve güvenliği sorunu olarak tanımladı.

Örgütsüzlük öldürüyor

2025’te iş cinayetlerinde ölen işçilerin:

  • Yüzde 97,6’sı sendikasız,
  • Yalnızca yüzde 2,3’ü sendikalıydı.

İSİG Meclisi, sendikalı olmanın tek başına yeterli olmadığını, gerçek işçi örgütlülüğü ve denetimin hayati olduğunu vurguladı.

“Bu düzen değişmeden iş cinayetleri bitmez”

İSİG Meclisi raporu, iş cinayetlerinin kader olmadığını, politik ve sınıfsal bir sorun olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Raporda verilen mesaj netti:

İş cinayetlerini sermaye düzeni üretiyor, ancak dayanışma ve örgütlü emek durdurabilir.

Önceki İçerikHalep’le dayanışma eylemine polis saldırısı: İstanbul’da gençlikten ortak direniş mesajı
Sonraki İçerikABD’de polis şiddetinin “istisna” değil, sistematik bir devlet politikası