Meclis Kürsüsünden Mezhepçi Nefret: Alevi Halkına Yönelik düşmanlığın ifadesi

AKP’li Gurup başkanı Leyla Şahin Usta’nın Alevi halkını hedef alan söylemleri, basit bir dil sürçmesi ya da kişisel bir sorumsuzluk değildir; bu sözler, yıllardır Alevilere karşı sürdürülen devlet destekli inkârın, baskının ve mezhepçi nefretin güncel bir tezahürüdür. Ortadoğu’da emperyalist müdahalelerle derinleştirilen mezhepçi savaşların, Suriye’de Alevilere yönelik açık katliam tehditlerinin ve insanlığa karşı suçların sürdüğü bir dönemde, bir Gurup başkanı milletvekilinin bu dili pervasızca kullanabilmesi, bu zihniyetin ne kadar köklü ve cesaretlendirilmiş olduğunu göstermektedir.

Suriye’ye şeriatçı çeteleri taşıyan, onları silahlandıran, kuşatan ve siyasi olarak himaye edenler, bugün Alevi halkına yönelik katliamların doğrudan sorumlusudur. Leyla Şahin Usta’nın Meclis kürsüsünden sarf ettiği sözler, bu suç ortaklığının ideolojik kalkanıdır. Alevi halkına sahip çıkılmasının, katliam siyasetinin sessizce ve rahatça sürdürülememesinin yarattığı öfke ve rahatsızlık bu sözlerde açıkça görülmektedir. Bu dil, yalnızca Alevileri değil, halkların birlikte yaşama iradesini, eşit yurttaşlık talebini ve toplumsal barışı doğrudan hedef almaktadır.

Bu topraklarda Alevilere yönelik katliamların hafızası hâlâ tazedir. Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta Madımak Oteli’nde, Gazi Mahallesi’nde Alevi halkı yalnızca inancı nedeniyle hedef alındı, katledildi; devlet ya seyirci kaldı ya da failleri korudu. Bugün Meclis’ten yükselen mezhepçi nefret dili, bu katliamların zeminini hazırlayan zihniyetle aynıdır. Dün sokaklarda palalarla, benzin bidonlarıyla karşımıza çıkan bu anlayış, bugün takım elbiseyle kürsüye çıkmaktadır.

Aleviler, bu coğrafyanın tarihsel, kültürel ve toplumsal dokusunun ayrılmaz bir parçasıdır. Onları hedef gösteren her söz, yeni katliamların kapısını aralar. Mezhepçilik, emekçi halkları bölmenin, sömürü düzenini sürdürmenin ve gerici iktidarları ayakta tutmanın en kirli araçlarından biridir. Suriye’de Alevilere yönelen barbarlık ile Türkiye’de Meclis kürsüsünden üretilen nefret dili aynı siyasal ve ideolojik hattın ürünüdür.

Bu nedenle Leyla Şahin Usta’nın sözleri en sert biçimde kınanmalı, bu söylem sistemin vazgeçilmez ve Alevi halkına açıkça düşmanlığı dilendirilmesidir. Türkiye’nin ihtiyacı mezhepçilik, gericilik ve nefret değil; laiklik, eşit yurttaşlık ve halkların kardeşliğidir. Sosyalistler olarak Maraş’ın, Çorum’un, Sivas’ın, Gazi’nin hesabı sorulana kadar; ayrımcılığa, mezhepçiliğe ve şeriatçı karanlığa karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

Editor

Önceki İçerikGazi Mahallesi’nde HTŞ Saldırılarına Karşı Açıklama: “Suriye’de Alevi Katliamı Var”
Sonraki İçerikEmperyalist Oyalama ve Kürt Halkının Yeniden Kıyım Tehdidi