Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanmasını talep etmek için sürdürdükleri eylemlerinin 1096’ncı haftasında bir kez daha kamuoyuna seslendi.
1995 yılından bu yana Galatasaray Meydanı’nda buluşan kayıp yakınları, bu hafta da meydanı çevreleyen barikatların önünde açıklama yaptı. Eylemde, 29 yıl önce Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kaybedilen İlyas Eren’in akıbeti soruldu.
“Bir Daha Haber Alınamadı”
Açıklamada, sekiz çocuk babası İlyas Eren’in Kulp’un Yeşilköy (Dêlit) köyüne bağlı Rındık mezrasında yaşadığı ve geçimini çiftçilikle sağladığı belirtildi. 1993 yılında köylerinin askerler tarafından yakılması üzerine ailesiyle birlikte Kulp ilçe merkezine göç etmek zorunda kaldığı ifade edildi.
Eren’in daha önce de gözaltına alındığı, 20 gün süren ağır işkenceye maruz kaldığı ve korucu olması için baskı gördüğü vurgulandı.
11 Mart 1997’de evine dönmek üzere Kulp yolcu terminaline giden Eren’in, saat 13.50 sularında kendilerini polis olarak tanıtan sivil giyimli dört kişi tarafından zorla siyah bir araca bindirilerek kaçırıldığı aktarıldı. Olayın tanıklar tarafından görüldüğü, Eren’in bindirildiği aracın Kulp’taki bir korucuya ait olduğunun ifade edildiği belirtildi.
Bu olayın ardından İlyas Eren’den bir daha haber alınamadı.
Etkili Soruşturma Yürütülmedi
Ailesinin 17 Mart 1997’de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak Eren’in akıbetinin araştırılmasını talep ettiği, ancak süreç boyunca etkili bir soruşturma yürütülmediği kaydedildi.
1998 yılında bazı kamu görevlileri hakkında işlem yapılması talep edilmesine rağmen, yetkililer hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar verildiği hatırlatıldı.
İç hukuk yollarından sonuç alamayan ailenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduğu belirtilerek, mahkeme sürecinde hükümetin yaşam hakkı ihlalini kabul ettiği ve gerekli önlemleri alma taahhüdünde bulunduğu ifade edildi. Ancak bu taahhütlerin yerine getirilmediği vurgulandı.
“Cezasızlık Politikalarına Son Verilmeli”
Açıklamayı kayıp yakını Jiyan Tosun okudu. Açıklamada, İlyas Eren dosyasında gerçeğin ortaya çıkarılmadığı, sorumluların yargılanmadığı ve dosyanın zamanaşımına terk edildiği ifade edildi.
Cumartesi Anneleri, hükümete çağrıda bulunarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne verilen taahhütlerin derhal yerine getirilmesini istedi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Başta İlyas Eren dosyası olmak üzere tüm zorla kaybetme vakalarında etkin, bağımsız ve sonuç alıcı soruşturmalar yürütülmelidir. Zamanaşımı engeli kaldırılmalı, cezasızlık politikalarına son verilmelidir.”
Cumartesi Anneleri, aradan geçen yıllara rağmen adalet taleplerinden vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattı.
