Sivas Katliamı’nda Yaşamını Yitiren 33 Can Kadıköy’de Anıldı: “Katliamlarla Hesaplaşılmadan Demokrasi Gelmez”

featured
0
Paylaş

2 Temmuz 1993’te Sivas’ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında, Madımak Oteli’nin gerici ve örgütlü bir kalabalık tarafından kuşatılarak ateşe verilmesi sonucu aralarında sanatçıların, yazarların, ozanların ve aydınların bulunduğu 33 kişi yaşamını yitirdi. Türkiye tarihine “Sivas Katliamı” olarak geçen bu saldırının üzerinden 33 yıl geçerken, katliamda yaşamını yitirenler ülkenin birçok kentinde olduğu gibi İstanbul Kadıköy’de de anıldı.

Alevi kurum ve derneklerinin çağrısıyla düzenlenen anma etkinliği için kitle Kadıköy Süreyya Operası önünde bir araya geldi. Buradan Kadıköy Rıhtım’a yürüyen kitle, zılgıtlar ve alkışlar eşliğinde “Sivas için adalet, herkes için adalet”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Gün gelecek, devran dönecek, katiller halka hesap verecek”, “Susma, sustukça sıra sana gelecek” ve “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları attı.

“33 Yıldır Adalet Peşindeyiz”

Yürüyüşün ardından Kadıköy Rıhtım Meydanı’nda gerçekleştirilen anmada bağlama sanatçıları deyişler seslendirdi, semah dönüldü. Etkinlik, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği adına yapılan basın açıklamasıyla sona erdi.

Açıklamada, Sivas Katliamı’nın üzerinden geçen 33 yıla rağmen adalet mücadelesinin sürdüğü vurgulanarak, katliamın yaşandığı Madımak Oteli’nin bir an önce “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesi talebi yinelendi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Örgütlenme Sekreteri Gülsem Kaya tarafından okunan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Bugün 21 Haziran; Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanında, kalbi adaletten, özgürlükten ve eşitlikten yana atan canlarla yeniden meydanlardayız. Ülkemizin birçok şehrinde, Britanya’dan Avustralya’ya, Avrupa’nın pek çok kentinden Kıbrıs’a kadar alanları dolduruyoruz. Meydanlarda adalet ve eşit yurttaşlık çağrımızla bir kez daha bir araya geldik.”

Açıklamada, katliamda yaşamını yitirenlerin ailelerinin yıllardır süren adalet arayışına dikkat çekilerek şu değerlendirme yapıldı:

“33 yıldır adalet peşindeyiz. Bu mücadelenin en önünde yürüyen ailelerimiz, en temel hakları olan adaleti göremeden aramızdan ayrıldı. Madımak Oteli’nin bir utanç müzesine dönüştürüldüğünü göremeden Hakk’a yürüdüler. Onların bıraktığı mücadele mirasını sonuna kadar sahiplenmeye devam edeceğiz.”

“Madımak Utanç Müzesi Yapılmalıdır”

Basın açıklamasında devlet ve hükümete çağrıda bulunularak, Madımak Oteli’nin herhangi bir tartışmaya mahal bırakılmaksızın “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesi gerektiği ifade edildi.

Açıklamada, “Hafızayı silmek isteyenlere, katliamı unutturmaya çalışan egemen akla karşı; o bina bu ülkenin yüzleşme nişanesi olana kadar bu talebimizden vazgeçmeyeceğiz” denildi.

“Geçmişle Yüzleşilmeden Demokrasi Kurulamaz”

Katliamlarla hesaplaşılmamasının günümüzde yaşanan birçok toplumsal sorunun temelinde bulunduğu belirtilen açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Bugün yaşadığımız çürümüşlüğün temel sebebi geçmişle yüzleşilmemesidir. Ülkemizin üstüne çöken bu karanlık bir tesadüf değildir. Kadın cinayetlerinden doğa talanına, kayyum uygulamalarından hukuk darbelerine kadar yaşanan birçok sorunun temelinde cezasızlık politikaları bulunmaktadır. Dünü aydınlatılmayan bir ülkenin bugünü karanlık, yarını ise esarettir. Geçmişin ağır hesapları verilmeden bu ülkeye ne demokrasi gelebilir ne de hakiki bir barış inşa edilebilir.”

Açıklamada ayrıca yakın tarihte yaşanan katliamlara da değinilerek, Ortadoğu’da ve özellikle Suriye’de Alevi toplumuna yönelik saldırılara dikkat çekildi.

“Katliamlar Emperyalizmden Bağımsız Değerlendirilemez”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin açıklamasında, Türkiye’de ve dünyada yaşanan katliamların emperyalist politikalarla bağlantılı olduğu savunuldu. Açıklamada, 12 Eylül askeri darbesi ve Soğuk Savaş döneminin politikaları örnek gösterilerek, emperyalist müdahalelerin toplumsal kutuplaşmaları ve baskı mekanizmalarını derinleştirdiği ifade edildi.

“Eşit yurttaşlık mücadelesi aynı zamanda emperyalist bağımlılık ilişkilerine karşı bir mücadeledir” denilen açıklamada, demokratik, laik ve eşit yurttaşlığa dayalı bir cumhuriyet talebi dile getirildi.

“Adalet Mücadelemiz Sürecek”

Açıklamanın sonunda, 33 yıldır sürdürülen adalet mücadelesinin ulusal ve uluslararası düzeyde büyütülerek devam ettirileceği vurgulandı.

“Elimizde Pir Sultan’ın bağlaması, dilimizde Şah-ı Merdan Ali’nin avazı, dizlerimizde yarım kalan semahların hüznüyle buradayız. Turna kanadında göğe yükselen 33 canımızın anılarını yaşatmak ve hayallerini gerçekleştirmek için bundan sonra da meydanlarda olacağız. Katliamlarla hesaplaşılmadan demokrasi gelmez; hesaplaşacağız ve er ya da geç mutlaka hesabını soracağız.”