Giessen’de aşırı sağcı parti Almanya için Alternatif’in (AfD) yeni gençlik örgütünün kuruluş toplantısı protesto edildi

featured
0
Paylaş

Almanya için Alternatif (AfD) partisinin, iç istihbarat kurumu Anayasayı Koruma Dairesi tarafından “kesin aşırı sağcı” olarak sınıflandırılan gençlik yapılanmasını “Generation Deutschland” adıyla yeniden kurma hamlesi, Almanya’nın pek çok kentinden Giessen’e akın eden geniş bir demokrasi ittifakı tarafından protesto edildi. Sendikalar, siyasi gruplar, Yabancılar Meclisleri ve sivil toplum örgütlerinin çağrısıyla yaklaşık 50 bin antifaşist sabahın erken saatlerinden itibaren Giessen’e gelerek aşırı sağcıların toplantısına geçişini engellemek amacıyla barikatlar kurdu.

Protesto çağrısı yapan kurumlar ortak açıklamalarında, AfD’nin gençlik örgütünü Hessen’de yeniden kurmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Açıklamada, AfD’nin milliyetçi–ulusalcı programının milyonlarca göçmeni dışladığı, kadınlara, LGBTİ+ bireylere ve farklı yaşam biçimlerine düşman politikalar izlediği, eşitsizliği büyüten ekonomik ve sosyal politikalar önerdiği, bilimsel iklim verilerini inkâr ettiği ve ırkçılık, antisemitizm, çingene düşmanlığı ile cinsiyetçilik gibi nefret politikalarını körüklediği belirtildi. Kurumlar, çeşitliliği savunan demokratik bir toplumdan yana olduklarını ifade ederek AfD’nin demokrasi için açık bir tehdit oluşturduğunu dile getirdi.

Giessen’deki toplantı öncesi kente çevre eyaletlerden binlerce polis sevk edildi ve şehir adeta kuşatma altına alındı. Fuar alanı ve Hessenhallen çevresi bir gün önceden tamamen barikatlarla çevrilerek yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Polis; TOMA, atlı birlikler, köpek timleri, dronlar ve helikopterlerle geniş çaplı güvenlik önlemleri aldı. Kent merkezindeki pek çok dükkân gün boyu kapalı kaldı.

Yaklaşık 80 kentten gelen 200 otobüs dolusu antifaşist, otoyollarda ve tali yollarda barikatlar kurarak AfD delegelerinin fuar alanına ulaşmasını engelledi. Çevre yollarında süren eylemler nedeniyle delegeler saatlerce bekletildi ve ancak polis eskortu eşliğinde gecikmeli olarak salona girebildi. Blokaj sırasında polis, antifaşistlere yönelik sert müdahalelerde bulundu; Hessenhalle çevresindeki yeşil alanlarda toplananlar darp edildi, birçok protestocu gözaltına alındı veya yaralandı.

Engellere rağmen kente ulaşan on binlerce kişi Lahn Nehri’nin karşı kıyısında düzenlenen kitlesel mitinglerde bir araya geldi. Bu mitinglerde Almanya’da yükselen faşizm tehlikesine dikkat çekildi, azınlıklara ve kadınlara yönelik nefret politikalarına karşı durma çağrısı yapıldı. “Farklı isim, aynı Naziler”, “Giessen renkli kalacak”, “Giessen AfD’yi istemiyor” ve “33’ten ders al” yazılı pankartlar taşındı. Kitle sık sık “Polis aşırı sağcıları koruyor!”, “Yaşasın uluslararası dayanışma!” ve “Naziler defolun!” sloganlarını attı. Giessen Büyükşehir Belediye Başkanı Frank Tilo Becher, barışçıl kitlesel mitinglerden memnuniyet duyduğunu açıkladı.

Protestolar sırasında kalabalığın arasına karışarak fotoğraf çektiği belirtilen üç kişinin aşırı sağcı olduğu iddia edildi. Kitle bu kişilere tepki gösterince polis devreye girerek onları koruma altına aldı. Antifaşistler Lahn kıyısında aşırı sağcıları ve polis korumasını abluka altına aldı; ancak yüzlerce polisin sert saldırısıyla çok sayıda kişi yaralandı ve ambulanslarla hastanelere taşındı. Eylemler gün boyunca kentin çeşitli noktalarında devam etti.

Uzmanlara göre AfD’nin yeni gençlik yapılanması “Generation Deutschland”, kapatılan önceki örgütün ideolojik çizgisini sürdürmeye devam ediyor. Azınlıklara ve muhaliflere yönelik düşmanlığı körükleyen propaganda yöntemleri, “Remigration” gibi radikal milliyetçi–ırkçı kavramların savunulması ve örgütün yeni başkanının da Anayasayı Koruma Dairesi tarafından izleniyor olması, yapılanmanın aşırı sağcı karakterini koruduğunu gösteriyor.

Sonuç olarak Giessen’de gerçekleşen on binlerce kişilik antifaşist mobilizasyon, Almanya’da aşırı sağın toplumsal meşruiyet kazanmasına karşı büyüyen bir direnişin işareti olarak değerlendiriliyor. AfD’nin gençlik örgütünü yeniden kurma girişimi toplumun geniş kesimleri tarafından reddedilirken, demokrasi güçleri dayanışma, birlik ve faşizme karşı ortak mücadele çağrısını daha da güçlü biçimde yineliyor.