ABD Haydutlarının Bolivarcı Venezuela’ya Emperyalist Saldırıyı kınıyoruz, Zafer direnen hakların olacaktır

Kaçırılan Bir Başkan, Kuşatma Altında Bir Halk

Bu sabah Venezuela’nın kuzey kıyıları ve liman bölgeleri hava ve deniz saldırılarına uğradı. Yaşananlar ne ani ne de tesadüfidir. Bu saldırı, aylardır açık biçimde ilan edilen emperyalist kuşatmanın doğrudan sonucudur. Denizden abluka, hava sahasının fiilen tehdit altına alınması, petrol sevkiyatlarının engellenmesi, ağır ekonomik yaptırımlar ve diplomatik baskılar bu sürecin birbirini tamamlayan parçalarıdır.

Uyuşturucu ile mücadele, demokrasi ve insan hakları söylemleri bu saldırganlığın yalnızca meşrulaştırıcı kılıfı olarak kullanılmaktadır. Gerçek hedef ise açıktır: Venezuela’nın petrolü, altını ve yer altı–yer üstü zenginlikleri. Emperyalizm için mesele hiçbir zaman demokrasi olmamıştır; mesele her zaman kaynaklar, pazarlar ve jeopolitik denetim olmuştur.

Bugün gelinen aşamada Amerika Birleşik Devletleri, bir ülkenin egemenliğini açıkça çiğneyerek Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu ve eşini kaçırmıştır. Bu eylem diplomatik bir hamle değil, uluslararası hukuku ve halkların kendi kaderini tayin hakkını yok sayan açık bir emperyalist haydutluktur. Egemen bir ülkenin seçilmiş devlet başkanının zorla alıkonulması, emperyalist saldırganlığın ulaştığı pervasızlığı gözler önüne sermektedir.

Bu tablo yalnızca Venezuela’ya özgü değildir. Afrika’dan Ortadoğu’ya, Latin Amerika’dan Güney Asya’ya kadar aynı döngü tekrar tekrar sahnelenmiştir. Bahaneler değişir, yöntem değişmez.

Venezuela için uyuşturucu denir.
Irak için kitle imha silahları…
Afganistan için terör, Libya ve Suriye için insan hakları denmiştir.

Sonuç her yerde aynıdır: Yıkım, parçalanma, çöken devletler ve derinleşen yoksulluk.

Irak’ta Halepçe’de kimyasal silahlarla yapılan katliam karşısında sessiz kalanlar, yıllar sonra aynı rejimi “tehdit” ilan ederek ülkeyi işgal etmiştir. Afganistan’da din siyasallaştırılmış, toplumsal yapı parçalanmış, yaratılan kaos işgalin ve askeri varlığın gerekçesi haline getirilmiştir. Bugün Afgan halkının yaşadığı yoksulluk ve siyasal çöküş, bu uzun emperyalist müdahaleler zincirinden bağımsız değildir. Libya ve Suriye ise emperyalist müdahalelerle kan gölüne çevrilmiştir.

Bu noktada ana akım medyanın rolü de açık biçimde teşhir ediyoruz. Ana medyanın Venezuela Devlet Başkanı’nın ve eşinin haydutça kaçırılmasını “yakalandı” ifadesiyle sunması, bu suçu hafifletmeye ve meşrulaştırmaya yönelik bilinçli bir dil tercihidir. “Yakalanma” ifadesi hukuki bir süreci çağrıştırırken, gerçekte yaşanan egemen bir ülkenin liderinin zorla, haydutça kaçırılmasıdır. Bu dil saldırganı görünmez kılmakta, emperyalist suçu olağanlaştırmaktadır.

Bombardıman “operasyon”, kaçırma “yakalama”, işgal ise “müdahale” olarak sunulmaktadır. Böylece emperyalist şiddet normalleştirilmekte, halkların direnişi ise kriminalize edilmektedir. Ana medya burada habercilik yapmamakta, emperyalist saldırganlığın ideolojik taşeronluğunu üstlenmektedir.

Venezuela bugün küresel bir talan düzeninin hedefindedir. Kaynakları kuşatma altına alınmış, ülke ekonomik olarak boğulmuş, halk yoksullaştırılmış ve sonunda bir devlet başkanı kaçırılarak açık bir güç gösterisi yapılmıştır. Bu saldırı yalnızca Venezuela’ya değil, tüm dünya halklarına yöneltilmiş bir tehdittir.

Emperyalist haydutlarında çok iyi bildiği, tarih aynı zamanda şunu da göstermektedir: Emperyalizm yenilmez değildir. Halkların direnişi ve uluslararası dayanışma, bu düzenin en zayıf noktasıdır. Venezuela halkı ne Washington’da ne de emperyalist merkezlerde yazılan senaryolara mahkûmdur. Kurtuluş, emperyalizme karşı ortak mücadelede ve halklar arası dayanışmada yatmaktadır.

Venezuela’da yaşananlar ne yalnızca bir liderin hikâyesidir ne de masum bir “demokrasi müdahalesi”. Bu, kaynakların hedef alındığı ve bedelini halkların ödediği küresel bir sömürü düzeninin yeni bir perdesidir. Bugün Venezuela, yarın başka bir ülke aynı saldırganlığın hedefi olacaktır.

Emperyalist saldırganlığa karşı direniş ve dayanışma bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluktur. Dünya halklarının ortak mücadelesi bu haydut düzeni mutlaka yenilgiye uğratacaktır.

Emperyalizme karşı birlik, mücadele, zafer şiarıyla Venezuela halkıyla dayanışmayı büyütelim!

Venezuela halkı yalnız değildir!

Kolektif Mücadele Platformu

03 Ocak 2026

Önceki İçerikVenezuela Cumhuriyeti’de Resmi Açıklaması
Sonraki İçerikCumartesi Anneleri 1084. haftada Galatasaray’da: Kayıplarımız bulunana kadar vazgeçmeyeceğiz!