Alevi örgütleri, Suriye’de cihatçı HTŞ’nin Alevi halka yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla İstanbul Kadıköy’de bulunan Khalkedon Meydanı’nda bir araya geldi. Eyleme çok sayıda siyasi parti, gençlik örgütü ve demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı.
Meydanda “Suriye’de Alevi soykırımını durdurun” pankartı açılırken, “İstanbul’dan Lazkiye’ye selam olsun direnişe” ve “Suriye’de Alevi soykırımına seyirci kalma” yazılı dövizler taşındı. Eylem boyunca “Katil Golani Suriye’den defol”, “Suriye halkları yalnız değildir” ve “Katil Golani, işbirlikçi AKP” sloganları atıldı.
Basın açıklaması Arapça ve Kürtçe olarak okunurken, metni Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz paylaştı. Deniz, HTŞ’nin “Yeni Suriye” ve “Suriye’de yeni dönem” söylemleriyle meşrulaştırılmaya çalışılmasına tepki göstererek, son bir yılda ortaya çıkan tablonun istikrarsız, kaotik ve geleceği belirsiz bir Suriye olduğunu ifade etti. İktidara getirilen bu yapının halklara katliam ve tehdit dışında hiçbir şey sunmadığını belirten Deniz, HTŞ’nin emperyalist devletler ve işbirlikçi bölge güçleri tarafından Suriye’ye dayatıldığını söyledi. Geçmişi suç ve şiddetle dolu bir çeteler koalisyonunun Suriye’nin başına getirildiğini vurgulayan Deniz, bu yapının ne yönetme kapasitesine ne de meşruiyete sahip olduğunu dile getirdi.
HTŞ’nin Arap Aleviler başta olmak üzere Dürziler, Kürtler, Hristiyanlar ve laik Sünnilerle katliam, baskı ve tehdit dışında bir ilişki kurmadığını söyleyen Deniz, yaşananların açık bir soykırım girişimi olduğunu ifade etti. Mart 2025’te, özellikle 6-8 Mart tarihlerinde yoğunlaşan saldırıların Suriye tarihinin en büyük katliamlarından biri olduğunu belirten Deniz, bu saldırıların uluslararası hukuka göre soykırım girişimi niteliği taşıdığını söyledi.
HTŞ çetelerinin on binlerce Aleviyi katlettiğini ifade eden Deniz; köylerin basıldığını, toplu infazlar yapıldığını, kadınların kaçırıldığını ve insanların toplu mezarlara atıldığını aktardı. Uluslararası kamuoyunun sessizliğine tepki gösteren Deniz, yaşananların inkâr edilmeye çalışıldığını, katliamı görünür kılmaya çalışanların tehdit edildiğini ve Alevileri savunanların kriminalize edildiğini dile getirdi.
Alevilere yönelik nefret söylemlerinin ve saldırıların sürdüğünü, kaçırmaların, infazların ve inanç merkezlerine yönelik saldırıların devam ettiğini belirten Deniz, Suriye Alevilerinin onurlu ve adil bir yaşam için yürüttüğü mücadeleyi selamladıklarını söyledi. Deniz, Alevi inanç kimliğinin tanınmasını, tüm halkların etnik ve inanç kimliklerinin anayasal güvence altına alınmasını, halkların kendi kaderini tayin hakkının kabul edilmesini, soykırım girişiminin tüm boyutlarıyla açığa çıkarılmasını ve katliamların faillerinin yargılanmasını talep ettiklerini ifade etti.
Açıklamasını “Biz titreyen bir sessizlik değiliz; gerektiğinde ayağa kalkan onurun öfkesiyiz” sözleriyle tamamlayan Deniz’in ardından eylem, “Suriye halkları yalnız değildir” ve “Katil Golani, işbirlikçi AKP” sloganlarıyla sona erdi.






