İran’da protestolar 18. gününde: İletişim karartması, Trump’ın tehditleri ve can kaybına dair belirsizlik

featured
0
Paylaş

İran’da 28 Aralık’ta ulusal para birimindeki sert değer kaybının ardından başlayan protestolar, 18. gününde tüm baskılara rağmen sürüyor. Protestoların yayılmasıyla birlikte İran devleti ülke genelinde interneti tamamen kesti, telefon bağlantılarını büyük ölçüde sınırladı. Bu durum, sahadan sağlıklı bilgi alınmasını zorlaştırıyor.

ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na (HRANA) göre 13 Ocak itibarıyla ülke genelinde 614 protesto kaydedildi. Eylemler 31 eyalet ve 187 kente yayıldı. HRANA, 2.403 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ölenler arasında 12 çocuğun bulunduğunu açıkladı. Ayrıca en az 147 güvenlik görevlisi ile 5 rejim destekçisinin de yaşamını yitirdiği bildirildi.

Can kaybı sayısı tartışmalı

Can kaybına ilişkin rakamlar ciddi biçimde farklılık gösteriyor. Iran International ve bazı saha kaynakları, ölü sayısının 12 binin üzerine çıkmış olabileceğini öne sürerken; İranlı yetkililer toplam can kaybını yaklaşık 2 bin olarak açıklıyor. CBS News ve Reuters’a dayanan haberlerde, morg görüntüleri ve hastane sızıntılarına dayanarak gerçek sayının çok daha yüksek olabileceğine dair ciddi endişeler dile getiriliyor.

İran uzmanı Arif Keskin, iletişim kesintileri ve bilgi karartması nedeniyle kesin rakamlara ulaşmanın mümkün olmadığını, ancak resmî açıklamaların ötesinde yüksek bir can kaybı ihtimalinin güçlü biçimde dile getirildiğini belirtiyor.

Trump’tan tehdit dili

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada protestoculara açık çağrıda bulunarak, İranlı yetkililerle tüm görüşmeleri iptal ettiğini ve “yardım yolda” ifadelerini kullandı. Trump’ın bu çıkışı, protestoların emperyalist müdahalelerle gölgelenebileceği yönünde eleştirilere neden oldu.

Sosyalistler: “Bu halkın mücadelesidir”

İran Komünist Partisi Tudeh, protestoların ABD ya da İsrail kaynaklı olmadığını; yoksulluk, yolsuzluk ve baskının sonucu olduğunu vurguladı. Parti, dış müdahalelere dayalı çözümlerin İran’a özgürlük getirmeyeceğini belirterek genel grev çağrısı yaptı.

Maoist Grup Kızıl Yol ise rejimin ülke genelinde “yaygın ve kanlı bir katliam” gerçekleştirdiğini savundu. Açıklamada, baskı emrinin doğrudan Hamaney ve Devrim Muhafızları tarafından verildiği ileri sürüldü.

İşçiler ve sendikalardan çağrı

İran Emek Konfederasyonu, dünya sendikalarına gönderdiği mektupta internet kesintisinin katliamı gizlemek için kullanıldığını belirterek uluslararası tepki çağrısı yaptı. Arak İşçi Konseyleri ise fabrikaların işçi konseyleri tarafından yönetileceğini ilan ederek rejime açık meydan okudu.

Kürtlerden destek, dış müdahaleye itiraz

PJAK Eş Başkanı Amir Kerimi, protestoları desteklediklerini ancak ABD ve İsrail gibi güçlerin müdahalesine karşı olduklarını vurguladı. Kerimi, “Biz diktatörlüğe karşıyız, ama dış güçlerin kurtarıcı olacağına inanmıyoruz” dedi.