Cumartesi Anneleri 1091. Hafta: “31 Yıldır Soruyoruz, Murat Yıldız Nerede?”

featured
0
Paylaş

Cumartesi Anneleri, 1091. hafta açıklamasını polis bariyerleriyle kapatılan Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdi. Bu hafta, 31 yıl önce gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın akıbeti soruldu ve adalet talebi bir kez daha dile getirildi.

Açıklamada, zorla kaybetmenin yalnızca bir kişinin özgürlüğünden mahrum bırakılması olmadığı vurgulandı. Bunun aynı zamanda inkâr, bilgi saklama ve akıbeti gizleme yoluyla sürdürülen çok katmanlı bir insan hakkı ihlali olduğu ifade edildi. Cumartesi Anneleri, “Kaybedilen kişinin yaşam hakkı ile özgürlük ve güvenlik hakkı ihlal edilirken; yakınları da belirsizlik içinde bırakılarak sürekli bir psikolojik işkenceye maruz kalır. Zorla kaybetmeler, etkileri kuşaklar boyunca süren derin bir toplumsal yarılmaya yol açar” dedi.

Grup, cezasızlık politikasının son bulması ve gerçek bir yüzleşme sürecinin başlatılması için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

Murat Yıldız’ın Kaybedilme Süreci

O dönem 19 yaşında olan Murat Yıldız, İzmir’de annesi Hanife Yıldız ile yaşıyordu. Bir kafede çıkan tartışma sırasında silahla havaya ateş açmasının ardından polis tarafından aranmaya başlandı. Polisler, annesini karakola götürerek Murat’ın teslim olması halinde ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılacağını söyledi.

Bunun üzerine Murat Yıldız, 23 Şubat 1995 tarihinde avukatı, kuzeni ve annesiyle birlikte İzmir Bornova Özkanlar Asayiş Şubesi’ne giderek Komiser Ramazan Kaya ve polis memuru Tahir Şerbetçi’ye teslim oldu.

Aradan üç gün geçmesine rağmen Murat eve dönmeyince, anne Hanife Yıldız aynı şubeye başvurdu ancak net ve tutarlı yanıt alamadı. Yetkililer, Murat’ın ifadesinde silahı İstanbul Kartal’da sakladığını söylediğini ve bu nedenle polis memurları Tahir Şerbetçi ile Şah İsmail Öztürk nezaretinde İstanbul’a götürüldüğünü iddia etti. Resmî anlatıma göre Murat, yolculuk sırasında feribottan denize atlayarak kaçmıştı ve yapılan aramalara rağmen bulunamamıştı.

Ancak Murat’ın feribottan atladığını gören herhangi bir tanık bulunamadı.

Yargı Süreci ve Cezasızlık

Hanife Yıldız, Bornova ve Gebze Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurdu. Beş yıl süren yargılama sonunda mahkeme, polislerin beyanlarını esas aldı. Sanık polisler yalnızca “görevi ihmal” suçundan, günümüz karşılığıyla 1 lira 18 kuruş gibi sembolik bir para cezasına çarptırıldı.

Bu karar, adalet duygusunu güçlendirmek yerine cezasızlık algısını derinleştirdi.

2015 yılında İnsan Hakları Derneği (İHD) avukatı Gülseren Yoleri tarafından Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’na yeniden soruşturma açılması talebiyle başvuru yapıldı. Ancak açılan soruşturma iki yıl sonra takipsizlikle sonuçlandı ve yapılan itiraz reddedildi. Bunun üzerine dosya Anayasa Mahkemesi’ne taşındı.

Cumartesi Anneleri, Murat Yıldız’ın gözaltında kaybedilmesine ilişkin yürütülen soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde devletin etkin ve bağımsız bir inceleme yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirtti.

“Adalet İstemekten Vazgeçmeyeceğiz”

Murat Yıldız’ın gözaltında kaybedilmesinin 31. yılında yapılan açıklamada, yargı makamlarına anayasal ve uluslararası yükümlülükler hatırlatıldı. Zamanaşımı engeline sığınmaksızın etkin ve bağımsız bir soruşturma yürütülmesi çağrısı yapıldı.

Cumartesi Anneleri açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Kaç yıl geçerse geçsin; Murat Yıldız için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten ve devletin evrensel hukuk normlarına uygun davranmak zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”