Deniz, Yusuf, Hüseyin ölümsüzdür

featured
0
Paylaş

Türkiye devrimci hareketinin öncüleri, yolumuzu aydınlatan kutup yıldızları olan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, katledilişlerinin 54. yılında mücadelemizde yaşamaya devam ediyor.

54 yıl önce darağacında susturulmak istenen bu üç devrimci, aslında bir halkın bağımsızlık ve özgürlük özlemini haykırıyordu. Emperyalizme, sömürü düzenine ve faşizme karşı baş eğmeyen duruşlarıyla, Türkiye devrimci hareketinin simgesi haline geldiler. Onlar, yalnızca kendi dönemlerinin değil, bugün hâlâ süren eşitlik ve özgürlük mücadelesinin de en berrak pusulasıdır.

Darağacına yürürken korkuyu değil cesareti, teslimiyeti değil direnişi büyüttüler. “Yaşasın tam bağımsız Türkiye, Yaşasın Marksizm-Leninizm’in yüce ideolojisi, Yaşasın Türk ve Kürt halklarının bağımsızlık mücadelesi, Kahrolsun emperyalizm!” sloganıyla halkların ortak kurtuluş umudunu büyüten bu üç fidan, mücadele tarihine silinmez bir iz bıraktı. Onların kararlılığı, örgütlü mücadelenin gücüne olan inancı ve halktan kopmayan çizgileri, bugün hâlâ devrimci yolun temel taşlarıdır.

Onları darağacından almak, yoldaşlarını yalnız bırakmamak için Mahir Çayan ve yoldaşlarının Kızıldere’ye yürüyüşü ise Türkiye devrimci hareketinde dayanışmanın, yoldaşlığın ve fedakârlığın en saf, en temiz örneklerinden biri olarak tarihe kazındı. Kızıldere Olayı, devrimcilerin birbirine olan bağlılığının, “birlikte yaşamak, birlikte direnmek ve birlikte düşmek” iradesinin somut ifadesi oldu. Bu irade, darağaçlarını da kuşatmayı, ölümü bile yoldaşlıkla aşmayı göze alan bir devrimci ahlakın sembolüdür.

Aradan geçen 54 yıla rağmen ne onların idealleri eskidi ne de uğruna mücadele ettikleri dünya özlemi. Bugün derinleşen eşitsizlikler, savaş politikaları ve baskı düzeni karşısında onların mirası daha da yakıcı bir anlam kazanıyor. Çünkü onların bıraktığı bayrak, hâlâ omuzlarda; onların hayalleri, hâlâ sokaklarda, meydanlarda ve direnişlerde yaşamaya devam ediyor.

Denizlerin, Hüseyinlerin, Yusufların düşleri yarım kalmadı. Mahirlerin Kızıldere’de büyüttüğü yoldaşlık ruhu da aynı kararlılıkla yaşamaya devam ediyor. Bu miras, sadece bir anı değil; bugünün ve yarının mücadelesine yön veren tarihsel bir sorumluluktur.

Deniz; Yusuf, Hüseyin ölümsüzdür!

Anıları mücadelemizde yaşıyor!