İsviçre’nin sınır dışı ettiği Bahar Yalçınkaya Türkiye’de tutuklandı, 15 aylık bebeğiyle cezaevine konuldu

featured
Paylaş

İsviçre’de iltica başvurusu reddedilen Bahar Yalçınkaya, avukatının Türkiye’de tutuklanma riski bulunduğuna ilişkin uyarılarına rağmen iki çocuğuyla birlikte sınır dışı edildi. Yalçınkaya, Türkiye’ye gönderildikten sonra gözaltına alındı ve bir gün sonra tutuklanarak 15 aylık bebeğiyle birlikte Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne konuldu.

Türkiye’de Kürt siyasi hareketiyle bağlantılı olduğu iddia edilen sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma ve davalar bulunan Yalçınkaya’nın tutuklanması, İsviçre’nin son dönemde Türkiye’ye yönelik sınır dışı uygulamalarını ve iltica başvurularında yaptığı bireysel risk değerlendirmelerini yeniden tartışmaya açtı.

Bahar Yalçınkaya yaklaşık iki yıldır Zürih’teki Rückkehrzentrum Oberhalden Finkenried geri gönderme merkezinde biri beş yaşında, diğeri ise 15 aylık iki çocuğuyla birlikte tutuluyordu. İsviçre’deki avukatı Murat Özten, müvekkili hakkında Türkiye’de devam eden soruşturma ve yargılamalar bulunduğunu, bu nedenle ülkeye gönderilmesi halinde gözaltına alınma ve tutuklanma ihtimalinin yüksek olduğunu sınır dışı kararı verilmeden önce İsviçre makamlarına bildirdiklerini açıkladı. Ancak avukatın uyarılarına rağmen Yalçınkaya Türkiye’ye gönderildi. Türkiye’ye ulaşmasının ardından gözaltına alınan Yalçınkaya, ertesi gün çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Yalçınkaya’nın Türkiye’ye gönderilir gönderilmez gözaltına alınması ve kısa süre içinde tutuklanması, İsviçre makamlarının iltica başvurularında yaptığı bireysel risk değerlendirmelerinin yeterliliği konusunda yeni tartışmaları beraberinde getirdi. İnsan hakları savunucuları, özellikle siyasi nitelikli soruşturma veya kovuşturma riski bulunan kişilerin sınır dışı edilmesi halinde özgürlüklerinden yoksun bırakılma, kötü muamele ya da diğer temel hak ihlalleriyle karşılaşma ihtimalinin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

1951 Cenevre Mülteci Sözleşmesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesinde güvence altına alınan geri göndermeme (non-refoulement) ilkesi uyarınca, devletlerin işkence, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele riski bulunan ülkelere kişileri göndermemesi gerekiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yerleşik içtihadı da sınır dışı kararları öncesinde kişiye özgü ve etkili bir risk değerlendirmesi yapılmasını zorunlu görüyor.

Hak savunucuları, Yalçınkaya’nın sınır dışı edildikten hemen sonra tutuklanmasının, İsviçre makamlarının bu dosyada yaptığı risk analizinin yeterliliğine ilişkin ciddi soru işaretleri doğurduğunu belirtiyor. Son dönemde Avrupa ülkelerinin Türkiye’ye gerçekleştirdiği benzer sınır dışı kararlarının da insan hakları örgütleri tarafından yakından takip edildiği ve uluslararası koruma mekanizmalarının daha etkin işletilmesi çağrılarının arttığı ifade ediliyor.