İsrail’in Gazze ablukasını kırmak ve Filistin halkıyla dayanışmayı büyütmek amacıyla yola çıkan uluslararası dayanışma filolarına yönelik saldırıları sürerken, Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uygulanan insanlık dışı muamele Avrupa’da öfke yarattı. İspanya, Fransa ve İtalya hükümetleri İsrail diplomatlarını dışişleri bakanlıklarına çağırırken, İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in bizzat teşhir ettiği şiddet görüntüleri dünya kamuoyunda büyük tepki topladı.
İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, Berlin’de yaptığı açıklamada İsrail polisinin ve Ben-Gvir’in tutumunu “korkunç, insanlık dışı ve utanç verici” sözleriyle tanımladı. Albares, “Bu iğrenç bir muameledir. Canavarcadır ve İsrail kamuoyu önünde özür dilemelidir” diyerek İsrail’in Madrid maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot da İsrail’in Paris Büyükelçisi Joshua Zarka’nın bakanlığa çağrıldığını duyurdu. Barrot, aktivistlerin derhal serbest bırakılması gerektiğini belirterek, vatandaşlara yönelik bu aşağılayıcı muamelenin kabul edilemez olduğunu söyledi.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de görüntülerin “insan onuruna aykırı” olduğunu belirterek İsrail’den özür talep etti ve büyükelçinin Dışişleri Bakanlığına çağrılacağını açıkladı.
Tepkilere neden olan görüntülerde, Aşdod Limanı’nda tutulan bir kadın aktivistin “Özgür Filistin” sloganı atmasının ardından İsrail polisinin aktivisti yere yatırarak sert müdahalede bulunduğu görülüyor. O sırada olay yerinde bulunan Ben-Gvir’in ise “İşte böyle yapmak gerekiyor” sözleri dikkat çekiyor. Bu görüntüler, İsrail devletinin yalnızca Gazze’de değil, Filistin’le dayanışma gösteren herkese karşı baskı ve zorbalığı bir devlet politikası haline getirdiğini bir kez daha ortaya koydu.
Bugün hedef alınan yalnızca birkaç aktivist değil; Gazze kuşatmasına karşı yükselen uluslararası vicdandır. İsrail’in saldırganlığı, Filistin halkıyla dayanışmayı bastırmayı amaçlıyor. Ancak dünya halklarının görevi korkuya teslim olmak değil, dayanışmayı büyütmektir.
Gazze’de süren abluka, açlık ve bombardıman karşısında sessizlik suç ortaklığıdır. Limanlarda, meydanlarda, üniversitelerde ve sokaklarda Filistin halkıyla dayanışmayı yükseltmek; yardım filolarını, boykot kampanyalarını ve uluslararası baskıyı büyütmek bugün her zamankinden daha büyük bir sorumluluk haline gelmiştir.
