Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler Sivas’ta anıld!

featured
0
Paylaş

2 Temmuz 1993… Türkiye halklarının hafızasına ateşle kazınan bu tarih, yalnızca Sivas’ta yakılan bir otelin değil; gericiliğin, dinci fanatizmin ve aydınlanma düşmanlığının organize ettiği en kanlı katliamlardan birinin simgesi olarak yaşamaya devam ediyor. Pir Sultan Abdal Şenlikleri için Sivas’ta bulunan onlarca aydın, sanatçı, yazar ve ozan, günler öncesinden yürütülen hedef göstermelerin ardından Madımak Oteli’nde kuşatıldı. Saatler boyunca süren saldırı sırasında otel ateşe verildi. Devletin etkili biçimde müdahale etmemesi yönündeki eleştirilerin gölgesinde, 33 aydın ve sanatçı ile 2 otel emekçisi yaşamını yitirdi.

Aradan 33 yıl geçti. Ancak Madımak’ta yakılan ateş sönmedi. Çünkü adalet sağlanmadı. Firari sanıklar yıllarca yakalanmadı, davanın çeşitli aşamalarında zamanaşımı ve tahliye kararları kamuoyunda derin tartışmalara yol açtı. Katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri, Alevi kurumları, demokratik kitle örgütleri ve ilerici güçler yıllardır aynı talebi haykırıyor: Madımak, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak tanınmalı; hiçbir biçimde cezasızlıkla sonuçlanmamalıdır.

Bu yıl da binlerce insan, Madımak’ta yitirdiklerini anmak için Sivas’ta buluştu. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı önünden başlayan yürüyüş, katliamın yaşandığı Madımak Oteli önünde sona erdi. Yürüyüşe CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı.

Özgür Özel yaptığı açıklamada, Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu, bu nedenle zamanaşımına uğratılamayacağını belirtti. Madımak’ın resmen “Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesi ve 2 Temmuz’un devlet tarafından bir utanç günü olarak kabul edilmesi gerektiğini ifade etti. Firari sanıkların yakalanmamasını, tahliyeleri ve davadaki cezasızlık uygulamalarını eleştiren Özel, adalet mücadelesinin süreceğini söyledi.

Madımak’ta yaşamını yitirenler yalnızca bir inancın ya da bir düşüncenin temsilcileri değildi. Onlar, halkın sanatını, şiirini, türküsünü, bilimini ve aydınlanma birikimini taşıyan insanlardı. Şair Metin Altıok, yazar Asım Bezirci, halk ozanı Hasret Gültekin ve katledilen diğer tüm canlar, Türkiye halklarının ortak belleğinde yaşamayı sürdürüyor.

Madımak Katliamı, yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olay değildir. Gericiliğin, mezhepçi nefretin ve düşünce düşmanlığının nelere yol açabileceğinin en ağır örneklerinden biridir. Bu nedenle Madımak’ın hesabını sormak, yalnızca yaşamını yitirenlere karşı değil; eşit, özgür, laik ve demokratik bir gelecek isteyen tüm halklara karşı tarihsel bir sorumluluktur.

Katilleri tanıyoruz. Yakılarak susturulmak istenenlerin sesini de, onları hedef gösteren karanlık zihniyeti de unutmuyoruz. Aradan kaç yıl geçerse geçsin, Madımak’ın külleri altında bırakılmak istenen gerçekler unutulmayacak. Halkların ortak hafızasında Madımak, gericiliğin işlediği en büyük insanlık suçlarından biri olarak yaşamaya devam edecek.

Madımak unutulmayacak. Yitirdiklerimizi unutmayacağız. Adalet sağlanıncaya, gerçek anlamda toplumsal yüzleşme gerçekleşinceye kadar mücadele sürecek.