Ankara’da günlerdir haklarını almaya çalışan maden işçileri 19 Ağustos’ta bir kez daha Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın önündeydi.
İşçiler, “Direne direne kazanacağız”, “Holdinglere el pençe, madenciye abluka” ve “Çarptık böldük hesap tutmuyor” sloganlarıyla Bakanlığa seslenirken, Bağımsız Maden-İş yöneticileri görüşme taleplerinin günlerdir yanıtsız bırakıldığını açıkladı.
Ancak bu kez işçilerin karşısında yalnızca polis bariyerleri değil, Bakanlığın kilitlenen kapıları da vardı.
Bakanlık girişlerine bariyer çekildiği, kapıların kilitlendiği ve görevlilerin içeri alındığı aktarılırken işçilerin ve sendika yöneticilerinin görüşme talebine gün boyunca yanıt verilmedi.
Aksu: “Dokuz gündür kapı duvar”
Enerji Bakanlığı önünde açıklama yapan Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Ankara’daki eylemler boyunca maden işçilerinin beş ayrı kez gözaltına alındığını söyledi.
Aksu, yaklaşık dokuz gündür Bakanlığa düzenli olarak yazılı ve sözlü görüşme talebi ilettiklerini ancak karşılarında muhatap bulamadıklarını belirterek şöyle konuştu:
“Yaklaşık 9 gündür her gün, günde 10 defa yazılı ve sözlü olarak başvuruda bulunuyoruz. Görüşme istiyoruz. Fakat bu süre boyunca kapı duvar oldu. Bütün kapıları kapattılar.”
İşçilerin Bakanlık önünden ayrılmayacağını belirten Aksu, somut bir gelişme yaşanmaması halinde geceyi de Bakanlığın önünde geçirmeyi düşündüklerini açıkladı.
Sorun bugün başlamadı
Doruk Madencilik işçilerinin Yıldızlar SSS Holding ile yaşadığı ücret ve tazminat sorunu aylar öncesine uzanıyor.
İşçiler nisan ayında ödenmeyen ücret ve tazminatları nedeniyle Eskişehir’den Ankara’ya yürümüş, Kurtuluş Parkı’nda açlık grevine başlamıştı.
28 Nisan’da İçişleri Bakanlığında işçi temsilcileri, Yıldızlar SSS Holding patronu Sabahattin Yıldız ile İçişleri, Çalışma ve Enerji bakanlıklarının temsilcilerinin katıldığı bir toplantı gerçekleştirildi.
Toplantının ardından tarafların uzlaştığı ve eylemin sona erdiği açıklanmıştı. Bağımsız Maden-İş o dönem, işçilerin haklarının 15 gün içinde ödeneceğini duyurmuştu.
Ancak ödeme sorunu çözülmedi.
Haziranda ikinci kez protokol imzalandı
İşçilerin yeniden eyleme geçmesinin ardından 15-16 Haziran tarihlerinde bir kez daha müzakere masası kuruldu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 16 Haziran’da yaptığı resmi açıklamada, Doruk Madencilik işçileri ile işveren arasında uzlaşmaya varıldığını ve işçilerin alacaklarının ödenmesinin bir takvime bağlandığını duyurdu.
Bakanlık açıklamasında işçilerin “hak ve alacaklarının ödenmesinin güvence altına alındığı” belirtilirken, işçiler de bu uzlaşmanın ardından eylemlerini sonlandırdı.
Aradan iki ay geçti.
Madenciler bugün yeniden Ankara’da.
İşçiler, söz konusu protokolde taahhüt edilen ödemelerin yapılmadığını söylüyor.
İşçilerin talebi: 5-7 aylık alacaklarımız ödensin
Bağımsız Maden-İş’in açıkladığı talepler arasında beş ila yedi aya ulaşan birikmiş ücret ve tazminatların ödenmesi, geçmişe dönük özlük haklarının teslim edilmesi ve ücretsiz izinlerden kaynaklanan kayıpların giderilmesi bulunuyor.
İşçiler ayrıca 16 Haziran’da imzalanan ödeme protokolüne uyulmasını ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının süreçte üstlendiğini belirttikleri sorumluluğu yerine getirmesini istiyor.
Aksu ise Yıldızlar SSS Holding’in kamu otoriteleri tarafından korunduğunu savunuyor.
“Gözaltı işlemleri ile bir holdingin yaklaşık 12 ilde 17 yıla yayılan sistematik işçi hakkı gasbı pratiği kollanmak isteniyor” diyen Aksu, mücadelenin alacaklar ödenene kadar süreceğini belirtti.
Ankara’ya geldikleri ilk gün gözaltına alındılar
Madencilerin son Ankara eylemi 10 Ağustos’ta başladı.
Bağımsız Maden-İş üyesi Eti Gümüş işçileri, daha önce verilen sözlerin yerine getirilmesi talebiyle Enerji Bakanlığına yürümek isterken Milli Kütüphane Metro İstasyonu çıkışında polis tarafından durduruldu.
Yaklaşık beş saat boyunca bekletilen işçiler daha sonra gözaltına alındı.
Sonraki günlerde de eylemlere polis müdahaleleri ve gözaltılar eşlik etti. Sendika yöneticilerinin verdiği bilgiye göre madenciler Ankara’daki son direniş boyunca beş ayrı kez gözaltına alındı.
17 Ağustos’ta ise işçiler bütün engellemelere rağmen Bakanlık önüne ulaştı. Madenciler burada yarı çıplak oturma eylemi yaparak baretlerini yere vurdu ve taleplerini yineledi.
Holding patronundan bir kez daha ödeme sözü
Eylemler devam ederken Yıldızlar SSS Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sabahattin Yıldız 13 Ağustos’ta işçilerle yaptığı görüşmede alacakların ödeneceğini yeniden açıkladı.
Yıldız, “Önümüzdeki hafta Türkiye’nin hiçbir yerinde işçi ‘Alacağım var’ demeyecek” ifadelerini kullandı.
Ancak Bağımsız Maden-İş üyesi işçiler, daha önce de benzer sözler ve resmi protokoller verildiğine dikkat çekerek ödeme gerçekleşmeden Ankara’dan ayrılmayacaklarını belirtiyor.
Böylece nisan ayından bu yana aynı döngü üçüncü kez yaşanıyor:
Eylem, müzakere, ödeme sözü, eylemin sona ermesi ve ödemelerin yapılmadığı gerekçesiyle yeniden direniş.
Metal işçilerinden madencilere destek
Maden işçilerinin Ankara’daki direnişi başka işkollarına da yayılan bir dayanışmaya dönüştü.
DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi işçiler 19 Ağustos’ta sendikanın örgütlü bulunduğu fabrikalarda eş zamanlı dayanışma eylemleri yaptı.
Metal işçileri vardiya giriş ve çıkışlarında bildiri okuyarak ve slogan atarak madencilerin mücadelesine destek verdi.
Birleşik Metal-İş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarına seslenerek işçilerin ücret ve tazminatlarının ödenmesi için harekete geçilmesini istedi.
Sendika açıklamasında, “İşçilerin haklarını patronların insafına terk etmeyin” çağrısında bulunuldu ve Bağımsız Maden-İş üyesi madencilerin mücadelesinin kendi mücadeleleri olduğu vurgulandı.
Bir tarafta kilitli Bakanlık kapısı, diğer tarafta aylarca ödenmeyen emek
Madencilerin Ankara’daki direnişi artık yalnızca bir ücret anlaşmazlığının ötesine geçmiş durumda.
Ortada nisan ayında kamu kurumlarının katılımıyla varılan bir uzlaşma, haziran ayında Çalışma Bakanlığının duyurduğu ikinci bir protokol ve ağustos ayında holding yönetiminden gelen yeni bir ödeme sözü bulunuyor.
Buna rağmen işçiler hâlâ sokakta.
Bu nedenle Enerji Bakanlığı önünde 10 gündür devam eden eylemin merkezindeki soru da giderek büyüyor:
Bir işveren, kamu kurumlarının da dahil olduğu görüşmelerde verilen taahhütlere rağmen işçilerin ücret ve tazminatlarını ödemiyorsa yaptırım kime uygulanacak?
Haklarını isteyen işçilere mi, sözünü yerine getirmediği ileri sürülen patrona mı?
Madencilerin 10 Ağustos’tan bu yana karşılaştıkları gözaltılar ve Bakanlık önündeki bariyerler bu soruyu daha görünür hale getiriyor.
İşçiler ise taleplerini değiştirmiş değil:
Çalıştıkları ayların ücretini, tazminatlarını ve kazanılmış haklarını istiyorlar.
Enerji Bakanlığının kapıları 19 Ağustos akşamı görüşme talebinde bulunan madencilere kapalı kalırken, işçilerin Bakanlık önündeki bekleyişi devam ediyor.
