Mayıs Ayında 16 Kadın Katledildi, 33 Kadının Ölümü Şüpheli

featured
0
Paylaş

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) tarafından yayımlanan Mayıs 2026 raporu, kadınlara yönelik erkek şiddetinin ve kadın ölümlerindeki karanlık tablonun devam ettiğini ortaya koydu. Rapora göre Mayıs ayında 16 kadın erkekler tarafından katledilirken, 33 kadın ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

Kadın örgütleri, her ay açıklanan bu rakamların münferit olayları değil, kadınları korumakta yetersiz kalan politikaların, cezasızlık uygulamalarının ve erkek egemen toplumsal yapının sonucu olduğunu belirtiyor. Özellikle şüpheli kadın ölümlerinin yüksekliği, birçok olayın etkin biçimde soruşturulmadığı ve gerçeklerin açığa çıkarılamadığı yönündeki kaygıları artırıyor.

KCDP verilerine göre katledilen 16 kadından 5’i evli olduğu erkek, 3’ü boşandığı erkek, 2’si birlikte olduğu erkek, 1’i oğlu, 2’si akrabası ve 1’i arkadaşı tarafından öldürüldü. 2 kadının katiliyle olan yakınlığı ise tespit edilemedi. Veriler, kadınların en fazla en yakın çevrelerindeki erkeklerin şiddetine maruz kaldığını bir kez daha ortaya koyuyor. Katledilen kadınların yüzde 31’inin evli olduğu erkek tarafından öldürülmesi, kadınlar açısından aile içinde yaşanan şiddetin boyutlarını gözler önüne seriyor.

Raporda kadınların öldürüldüğü yerlere ilişkin bilgiler de yer aldı. Buna göre 5 kadın evinde, 3 kadın sokakta, 2 kadın ıssız bölgelerde, 1 kadın araç içinde ve 1 kadın şantiye alanında katledildi. Dört kadının ise nerede öldürüldüğü belirlenemedi. Kadın hareketi uzun süredir, kadınların en çok kendi yaşam alanlarında ve yakın ilişkiler içinde şiddete maruz kaldığına dikkat çekiyor. Bu durum, koruma mekanizmalarının etkinliği konusunda ciddi tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Mayıs ayında kaydedilen 33 şüpheli kadın ölümü ise kadın örgütlerinin en fazla dikkat çektiği konular arasında yer aldı. Kadın hakları savunucuları, birçok ölümün intihar, kaza veya nedeni belirlenemeyen olaylar olarak kayıtlara geçtiğini, ancak etkin ve bağımsız soruşturmalar yürütülmediği için gerçeklerin çoğu zaman ortaya çıkarılamadığını belirtiyor. Şüpheli kadın ölümlerinin sayısının kadın cinayetlerinin iki katından fazla olması, adli süreçlere ilişkin soru işaretlerini büyütüyor.

KCDP raporunda ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasının “süresiz” olmasına ilişkin düzenlemeyi iptal eden kararına da değinildi. Platform, kararın kadınların ekonomik güvencelerini zayıflatacağını, özellikle ekonomik bağımsızlığı olmayan kadınları daha derin bir yoksulluğa sürükleyebileceğini belirtti. Açıklamada, nafakanın bir lütuf değil, kadınların yaşamlarını sürdürebilmeleri için kazanılmış bir hak olduğu vurgulanırken, kadın yoksulluğunu artıracak ve kadınları şiddet döngüsüne mahkûm edecek uygulamalara karşı mücadele çağrısı yapıldı.

Mayıs ayı verileri, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerinin hâlâ yakıcı bir toplumsal sorun olmaya devam ettiğini gösteriyor. Kadın örgütleri, kadınların yaşam hakkını koruyacak politikaların güçlendirilmesini, şüpheli ölümlerin etkin biçimde soruşturulmasını ve cezasızlık uygulamalarına son verilmesini talep ediyor. Her ay açıklanan rakamlar ise kadınların yaşam hakkı mücadelesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.