7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde artan baskı politikalarına karşı DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak bir basın açıklaması yayımladı. Emek ve meslek örgütleri, NATO’nun savaş politikalarına, demokratik hakların sınırlandırılmasına ve zirve gerekçesiyle yürütülen gözaltı operasyonlarına tepki göstererek “Emek, barış ve demokrasi için NATO’ya hayır” çağrısında bulundu.
“NATO Zirvesi Bahane Edilerek Demokratik Haklar Hedef Alınıyor”
Ortak açıklamada, NATO Zirvesi öncesinde Ankara başta olmak üzere birçok kentte gerçekleştirilen ev baskınları, gözaltılar ve eylem yasaklarına dikkat çekildi.
Açıklamada, “NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek günlerdir ev baskınları yapılmakta, çok sayıda kişi gözaltına alınmakta, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yasaklanmakta, demokratik kamuoyu üzerinde baskı kurulmaktadır” denilerek, yaşananların yalnızca belirli toplumsal kesimlere değil, tüm topluma yönelik bir gözdağı politikası olduğu vurgulandı.
Emek örgütleri, ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkının fiilen sınırlandırılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, barış ve demokrasi taleplerinin baskıyla susturulmasına karşı mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
“NATO Halklara Barış Değil Savaş Getirmiştir”
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB açıklamasında NATO’nun tarihsel rolüne ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.
Açıklamada, NATO’nun kuruluşundan bu yana halklara güvenlik değil savaş, istikrar değil kriz getirdiği savunularak, darbelerden işgallere, kontrgerilla faaliyetlerinden vekâlet savaşlarına uzanan tarihsel sürecin bunun kanıtı olduğu belirtildi.
Dünya genelinde enerji kaynakları, ticaret yolları ve jeopolitik çıkarlar uğruna yürütülen çatışmaların milyonlarca insanı yoksulluk, göç ve ölümle karşı karşıya bıraktığı ifade edilen açıklamada, emperyalist müdahalelerin özellikle Ortadoğu’da ağır sonuçlar yarattığına dikkat çekildi.
“Savaşın Bedelini Halklar Ödüyor”
Açıklamada savaş politikalarının ekonomik sonuçlarına da vurgu yapıldı.
Silahlanmaya ve askeri harcamalara ayrılan devasa kaynakların eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve barınma gibi temel kamusal hizmetlerden kesildiği belirtilirken, savaşlardan kazanç sağlayanların silah şirketleri ve uluslararası sermaye çevreleri olduğu ifade edildi.
“Emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı krizlerin faturası işçilere, emekçilere ve yoksul halk kesimlerine çıkarılmaktadır” denilen açıklamada, artan güvencesizlik, düşük ücretler ve ağırlaşan yaşam koşullarının savaş politikalarıyla doğrudan bağlantılı olduğu savunuldu.
“Halkların İhtiyacı Savaş Değil Barıştır”
Dört örgüt, halkların gerçek çıkarlarının savaşta değil barışta, rekabette değil dayanışmada, sömürüde değil eşitlikte olduğunu vurguladı.
Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi:
“Ülkemizin geleceği NATO karargâhlarında, emperyalist merkezlerde ya da uluslararası sermayenin çıkar hesaplarında değil; emeğiyle yaşayan milyonların ortak mücadelesinde, halkın iradesinde, demokraside ve barışta yatmaktadır.”
NATO’dan Çıkış ve Üslerin Kapatılması Çağrısı
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB siyasi iktidara yönelik taleplerini de sıraladı.
Ortak açıklamada;
- NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek gerçekleştirilen gözaltıların ve ev baskınlarının son bulması,
- Toplantı ve gösteri özgürlüğünü kısıtlayan uygulamaların kaldırılması,
- Türkiye’deki NATO üslerinin kapatılması,
- Türkiye’nin NATO üyeliğinin sonlandırılması
çağrıları yapıldı.
Emek ve meslek örgütleri, savaş politikalarına, emperyalist müdahalelere ve baskı uygulamalarına karşı mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini belirterek açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
“Emek, barış, demokrasi ve halkların kardeşliği mücadelesini büyütmeye devam edeceğiz.
Kahrolsun emperyalizm!
Yaşasın tam bağımsız Türkiye!
Yaşasın halkların kardeşliği!”
