Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik ve Elazığ Eti Gümüş işçileri, ödenmeyen ücret, kıdem ve ihbar tazminatları ile gasp edilen özlük hakları için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önündeki direnişlerini 14’üncü gününde sürdürüyor. Daha önce verilen ödeme sözlerinin tutulmamasının ardından Ankara’ya gelen madenciler, bu kez de Bakanlığın sessizliği ve polis müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. İşçiler yeni bir kazanım değil, yıllardır biriken kendi emeklerinin karşılığını istiyor: “Öderler, kalkar gideriz.”
Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik ve Elazığ Eti Gümüş işçilerinin ücret ve tazminat alacakları için Ankara’da başlattığı direniş 14’üncü gününe ulaştı.
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası öncülüğünde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde bekleyişlerini sürdüren işçiler, baretlerini yere vurarak “Bakanlık uyuma, madenciler burada”, “Direne direne kazanacağız” ve “Alparslan Bayraktar çık karşımıza” sloganları attı. 23 Ağustos’taki eylemde işçiler, haklarının tamamı ödenmeden Ankara’dan ayrılmayacaklarını bir kez daha ilan etti.
Madencilerin talebi yeni bir zam, ikramiye ya da sosyal hak değil. İşçiler, aylar önce çalışarak hak ettikleri ücretlerini, kıdem ve ihbar tazminatlarını, zorunlu ücretsiz izin döneminden doğan alacaklarını, SGK primlerini ve diğer özlük haklarını istiyor.
Başka bir ifadeyle ortada patrona yöneltilmiş yeni bir ekonomik talep değil, işçinin çoktan ürettiği değerin karşılığının ödenmesi talebi bulunuyor.
Söz verildi, ödeme yapılmadı
Madencileri yeniden Ankara yollarına düşüren sürecin arkasında tutulmayan bir dizi söz ve mutabakat bulunuyor.
Elazığ Eti Gümüş işçileri, ödenmeyen ücret ve kıdem tazminatları ile zorunlu ücretsiz izin uygulamasına karşı 18 Temmuz’da direnişe başladı. Yedi günlük mücadelenin ardından 25 Temmuz’da şirket yönetimiyle bir mutabakat sağlandığı duyuruldu. Buna göre ücretlerin 6 Ağustos’ta, tazminatların ise belirlenen takvim içerisinde ödenmesi gerekiyordu. Ancak 6 Ağustos için verilen söz yerine getirilmeyince işçiler 10 Ağustos’ta yeniden Ankara’ya geldi.
Yani bugün Bakanlık önünde devam eden direniş, bir anda ortaya çıkmış bir eylem değil. İşçiler defalarca görüşme yaptı, bekledi, mutabakata uyulmasını istedi. Verilen sürelerin dolmasına rağmen alacakların tamamı ödenmeyince mücadele yeniden sokağa taşındı.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek’in 17 Ağustos’ta TBMM’ye sunduğu soru önergesinde de şirketin 6 Ağustos tarihli ödeme taahhüdünü yerine getirmediğine dikkat çekildi. Önergede ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişlerinin hazırladığı raporda zorunlu ücretsiz izin dönemine ilişkin ücret ve ihbar tazminatı haklarının tespit edildiği belirtildi.
Dolayısıyla işçilerin talepleri yalnızca sendikanın veya madencilerin beyanlarına dayanmıyor; kamu kurumlarının hazırladığı raporlar da işçilerin çeşitli alacaklarının bulunduğuna işaret ediyor.
Patronun borcuna sabır, işçinin eylemine polis
Direnişin dikkat çeken diğer yanı ise işçilerin hak arama mücadelesinin karşısına sürekli kolluk gücünün çıkarılması oldu.
Madenciler 10 Ağustos’ta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde açıklama yapmak isterken polis müdahalesiyle karşılaştı ve çok sayıda işçi gözaltına alındı. Sonraki günlerde de müdahale ve gözaltılar tekrarlandı. Sendika yöneticileri Başaran Aksu ve Gökay Çakır da farklı tarihlerde gözaltına alınanlar arasındaydı.
13 Ağustos’taki müdahalenin ardından gözaltına alınan madencilerin iki gün sonra serbest bırakıldığı, Başaran Aksu’nun ise adli kontrol şartıyla serbest birakirildi.
Ortaya çıkan tablo işçiler açısından açık bir çelişkiyi gözler önüne seriyor:
Ücretlerin ve tazminatların aylarca ödenmemesi karşısında ağır işleyen kamu mekanizması, işçiler haklarını almak için Bakanlığın kapısına geldiğinde son derece hızlı biçimde polis müdahalesi üretebiliyor.
İşçilerin karşısına çıkan soru da tam burada belirginleşiyor: Devletin görevi, emeğinin karşılığını alamayan emekcinin hakkını güvence altına almak mı, yoksa hakkını istemek için sokağa çıkan işçiyi denetim altında tutmak mı?
Bakan ve yardımcılarından 14 gündür görüşme yok
Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, madencilerin Bakanlık yetkilileriyle görüşmek için defalarca girişimde bulunduğunu ancak 14 gündür Bakan Alparslan Bayraktar veya Bakan Yardımcılarından biriyle görüşemediklerini belirtti.
Aksu, Bakanlığın tavrına tepki göstererek işçilerin bilinçli biçimde kapıda bekletildiğini savundu ve yaşananların devlet yöneticilerinin emekçilere nasıl yaklaştığını gösterdiğini söyledi.
Aksu, 24 Ağustos itibarıyla direnişin beşinci aşamasına geçeceklerini duyurdu:
“Çözüm basit, öderler, biz kalkarız gideriz.”
Madencilerin sözleri mücadelenin özünü ortaya koyuyor. İşçiler yeni bir imtiyaz talep etmiyor. Patronun kasasından kendilerine bir “iyilik” yapılmasını da istemiyorlar. Ürettikleri, çalıştıkları ve hukuken hak ettikleri paranın kendilerine verilmesini istiyorlar.
