İSİG Meclisi 2025 İş Cinayetleri Raporu: Pandemi Sonrası En Yüksek İşçi Ölümü

featured
0
Paylaş

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi, 2025 İş Cinayetleri Raporunu yayımladı. Rapora göre pandemi döneminden sonra kaydedilen en yüksek işçi ölümü 2025 yılında yaşandı. Yıl boyunca 94’ü çocuk, 126’sı ileri yaşta olmak üzere toplam 2 bin 105 işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

İSİG Meclisi, iş cinayetlerinin özellikle güvencesiz çalışmanın yaygın olduğu inşaat, tarım ve taşımacılık sektörlerinde yoğunlaştığına dikkat çekti.

Yaş Gruplarına Göre İş Cinayetleri

2025 yılında yaşamını yitiren işçilerin yaş gruplarına göre dağılımı şöyle:

  • 14 yaş ve altı: 26 çocuk işçi
  • 15–17 yaş: 68 çocuk/genç işçi
  • 18–29 yaş: 382 işçi
  • 30–49 yaş: 874 işçi
  • 50–64 yaş: 558 işçi
  • 65 yaş ve üstü: 126 işçi
  • Yaşı bilinmeyen: 71 işçi

Sektörel Dağılım

İş cinayetlerinin sektörlere göre dağılımı ise şu şekilde:

  • Sanayi: 691 işçi
  • İnşaat: 521 işçi
  • Hizmet: 478 işçi
  • Tarım: 415 işçi

Çocuk İşçiliği Alarm Veriyor

Raporda çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasına ve çocuk işçi ölümlerindeki artışa özel bir vurgu yapıldı. İSİG Meclisi, AKP döneminde uygulanan yoksullaştırma ve eğitim politikalarının çocuk işçiliğini kitleselleştirdiğini belirtti.

Çalışma Bakanlığı’nın resmi verilerine göre her yıl 13–14 çocuk işçi ölümü kayıtlara geçerken, İSİG Meclisi’nin verileri 2013’ten bu yana her yıl ortalama 63–64 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor.
Bu sayı 2024’te 71, 2025’te ise 94’e yükseldi.

Eğitim Politikaları ve Yoksullaşma Etkisi

Raporda, çocuk işçiliğinin artışında neoliberal politikalar, eğitim sisteminin çökertilmesi ve derinleşen yoksulluk temel nedenler olarak sıralandı. Eğitim sisteminin üniversiteden ilkokula kadar nitelik kaybettiği, meslek liseleri ve sanayi-eğitim işbirliği politikalarıyla çocukların erken yaşta işgücüne yönlendirildiği vurgulandı.

2008 krizi sonrası alım gücünün düşmesiyle birlikte ailelerin tüm üyelerinin çalışmak zorunda kaldığı, pandemiyle birlikte ise çocukların kitlesel biçimde örgün eğitimden koparak açık liselere ve MESEM’lere yönlendirildiği ifade edildi.

İSİG Meclisi, çocuk işçiliğinin artık yalnızca tarım alanlarında değil, kent merkezlerinde ve OSB’lerde görünür hale geldiğini belirtti.

“Koordinatif Bir Mücadele Ağı Şart”

Raporda, çocuk işçiliğiyle mücadele için MESEM’ler, parasız eğitim, bütçede çocuklar, uyuşturucu ve çetelere karşı mücadele gibi başlıklar etrafında toplumun tüm kesimlerini kapsayan koordinatif bir ilişki ağı kurulması gerektiği vurgulandı.

Özellikle MTAL ve MESEM’lerdeki gençlere yönelik özgün bir gençlik örgütlenmesinin önemine dikkat çekilen raporda şu vurgu yapıldı:“Çözüm, sorunun esas muhatabı olan gençlerin ve çocukların ellerindedir.”