Aylar süren direnişe, açlık grevlerine, polis ablukalarına ve verilen sözlerin tutulmamasına rağmen Doruk Madencilik işçileri mücadeleden vazgeçmiyor. Ödenmeyen tazminatları, ücret alacakları, fazla mesaileri, toplu iş sözleşmesi farkları ve ücretsiz izin hakları için aylardır direnen işçiler, bir kez daha Ankara yollarına düştü.
Hatırlanacağı üzere Doruk Madencilik işçileri, Bağımsız Maden-İş öncülüğünde 12 Nisan’da Eskişehir’den Ankara’ya doğru yürüyüş başlatmıştı. İşçiler günler boyunca kilometrelerce yürümüş, Ankara girişlerinde polis barikatlarıyla karşılaşmış, defalarca gözaltı tehdidine ve fiziki müdahaleye maruz kalmıştı. Buna rağmen geri adım atmayan madenciler, Güvenpark’ta kurdukları direniş alanını açlık greviyle birleştirerek mücadeleyi sürdürmüş, kamuoyunun dikkatini patronların gasbettiği haklara çekmeyi başarmıştı.
28 Nisan’da yapılan görüşmelerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın garantörlüğünde işçilerin haklarının ödeneceğine dair söz verilmişti. Ancak aradan geçen süre içerisinde bu sözlerin önemli bir kısmı yerine getirilmedi. Devletin en üst düzey kurumlarının verdiği taahhütlerin dahi patronlar tarafından hiçe sayılması, Türkiye’de sermaye ile siyasal iktidar arasındaki ilişkinin geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.
Verilen sözlerin tutulmaması üzerine işçiler 1 Haziran’da yeniden Ankara’ya gitme kararı aldı. Ancak bu kez de karşılarına yeni engeller çıkarıldı. Beypazarı Belediyesi tarafından tahsis edilen araçlar çeşitli baskılar sonucu geri çekildi. İşçilerin kendi imkanlarıyla kiraladıkları araçlar da tehdit ve baskılarla iptal ettirildi. Ulaşım hakları fiilen engellenen madenciler Beypazarı’nda bekletilmeye çalışıldı.
4 Haziran gecesi ise 36 işçi kendi olanaklarıyla Ankara’ya ulaşmayı başardı ve Yıldızlar SSS Holding önünde bekleyen dayanışmacılarla buluştu. Beypazarı’nda kalan işçilerin önü yoğun polis yığınağıyla kesildi. Buna rağmen Ankara’ya ulaşan madenciler holding binası önünde oturma eylemi başlatarak mücadeleyi yeni bir aşamaya taşıdı.
Bağımsız Maden-İş avukatları, işçilerin uzun süredir gasp edilen alacaklarının bir bölümünün şirket tarafından hesaplara yatırılmaya başlandığını duyurdu. Ancak işçiler bunun yeterli olmadığını belirterek, “Tek bir kuruş alacağımız kalmayıncaya kadar buradayız” açıklamasını yaptı.
Patronlar Korunuyor, İşçiler Ablukaya Alınıyor
Yaşananlar yalnızca bir ücret gaspı meselesi değildir. Bu direniş aynı zamanda Türkiye’de emek-sermaye ilişkisinin güncel tablosunu göstermektedir. İşçilerin anayasal haklarını talep etmek için Ankara’ya gitmesi engellenirken, yıllardır işçilerin alın terine el koyan patronlar devletin bütün olanaklarından yararlanmaya devam ediyor.
Yıldızlar SSS Holding, yalnızca Eskişehir’de değil Çankırı, Elazığ ve Yozgat Akdağmadeni’ndeki işletmelerinde de işçilerin haklarını ödememekle gündeme geldi. Buna karşın şirketin yıllar boyunca binlerce maden ruhsatı aldığı, kamu bankalarından yüz milyonlarca dolarlık krediler kullandığı ve çeşitli devlet teşviklerinden yararlandığı biliniyor. İşçiler haklarını istemek için yürüdüklerinde karşılarında polis barikatlarını bulurken, sermaye grupları kamu kaynaklarından beslenmeye devam ediyor.
Doruk Madencilik işçilerinin mücadelesi bu nedenle yalnızca kendi ücret ve tazminat alacaklarının mücadelesi değildir. Bu direniş, emeğin sermaye karşısında değersizleştirilmesine, işçilerin haklarının yıllarca sürüncemede bırakılmasına ve patronların fiili dokunulmazlığına karşı yükselen bir itirazdır.
Bugün holding önünde süren oturma eylemi, aylar önce Eskişehir’den başlayan yürüyüşün devamıdır. Madenciler bir kez daha göstermiştir ki haklar masalarda lütuf olarak verilmez; örgütlü mücadeleyle kazanılır. İşçiler alacaklarının tamamı ödeninceye kadar mücadeleyi sürdüreceklerini ilan ediyor.
Doruk Madencilik işçilerinin direnişi, Türkiye işçi sınıfının son dönemdeki en kararlı ve öğretici mücadelelerinden biri olarak büyümeye devam ediyor.
