Bolivya’da OHAL ilanına karşı isyancılardan birlik ve direniş çağrısı

featured
0
Paylaş

Bolivya’da ABD destekli Rodrigo Paz hükümeti, mayıs başından beri süren isyana karşı 90 günlük olağanüstü hâl ilan etti. İlan edilen OHAL’le ikinci ayına dayanan isyana karşı ordunun müdahil olmasının önü açılacak.

Kararnamenin ardından askerin de müdahil olduğu operasyonlarla ülkenin batısı ile doğusu arasındaki ana yollardaki barikatların kaldırılmasına yönelik operasyon başlatıldı.

İsyancılar “mücadeleye devam” dedi

Cochabamba Tropik Bölgesi’ndeki 6 federasyon, Bolivya Köylü İşçileri Birleşik Sendikal Konfederasyonu (CSUTCB), Túpac Katari Hareketi ve Bartolina Sisa Kadın Örgütü yaptıkları açıklamada “Mücadele devam ediyor” dedi.

İsyancı örgütler OHAL ilanının ardından yaptıkları toplantının ardından OHAL’e direnme ve Cochabamba’da barikatların yaygınlaştırılması konusunda mutabakata varıldığını ilan etti.

İsyancılar aynı zamanda Bolivya İşçi Merkezi’nin (COB) sağcı hükümet ile imzaladığı anlaşmayı da isyana ihanet olarak değerlendirdi.

COB’un anlaşması

İsyanın 51. gününde 19 Haziran’da COB Genel Sekreteri Mario Argollo, Paz hükümetiyle barikatların kaldırılmasına yönelik anlaşma imzaladı. Anlaşmanın ardından El Alto’da bazı barikatlar kaldırılsa da henüz fiyatlarda düşme yaşanmadı.

COB El Alto bölgesinde daha etkin olsa da Cochabamba bölgesindeki isyancılar arasındaki etkisi daha zayıf ve bu anlaşma oradaki örgütler tarafından ihanet olarak nitelendirildi. Cochabamba bölgesindeki isyancılar gözaltına alınan ve tutuklanan isyancıların serbest bırakılması, yerlilere yönelik şiddetin sonlandırılması ve Paz hükümetinin derhal istifasını talep ediyor.

Ne olmuştu?

Sağcı Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın neoliberal politikaları Bolivyalıları isyan ettirdi. Kemer sıkma politikaları ve akaryakıt krizine karşı Bolivyalılar yol kesme eylemleri yaptı.

Bolivya Karayolları İdaresi’nin 31 Mayıs’taki raporuna göre, altı bölgedeki yollarda 89 aktif barikat noktası bulunuyordu. En çok etkilenen bölgeler, ana otoyolların hâlâ kesik kaldığı ve ulaşımın ciddi şekilde aksadığı La Paz, Cochabamba, Chuquisaca, Oruro, Potosí ve Santa Cruz’dur. La Paz, protesto hareketinin merkezi ve en ağır etkilenen bölge olarak öne çıktı.

Karayolları İdaresi’nin bildirdiğine göre, Batı Bolivya’yı, vadileri ve doğu ovalarının bir kısmını birbirine bağlayan ana karayolları hâlâ tamamen kesik durumda. Beni, Pando ve Tarija’da bazı güzergâhlarda araç kısıtlamaları, zorunlu sapmalar ve enkaz temizleme çalışmaları da dahil olmak üzere, ulaşım sadece kısmen sağlanabiliyor.

Yol kesme eylemlerinin yanı sıra işçilerin grevleri de hayatı durduran bir diğer faktör oldu. La Paz ve El Alto, süresiz şehir içi ulaşım grevi ve benzin istasyonlarındaki ciddi yakıt sıkıntısı nedeniyle yaşam neredeyse tamamen felç olmuş durumda. Ulaşım sendikaları, hükümetle yapılan önceki anlaşmalara uyulmadığı için grevi sürdürdüklerini belirtiyor. Başlıca talepleri arasında, ithal benzinin kalitesiz olduğu iddiasıyla filo motorlarında meydana gelen mekanik hasar için ekonomik tazminat ve devlet üniversitesiyle koordineli olarak haftalar önce vaat edilen teknik raporların derhal yayınlanması yer alıyor.

Akaryakıt sübvansiyon düzenlemesina karşı başlayan isyan, hızla siyasal talepleri de üretti. Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın istifası isyanın temel talebi haline geldi. Devlet Başkanı Rodrigo Paz’ın istifasının istendiği isyan sürecinde şu ana kadar Çalışma Bakanı Edgar Morales, Savunma Bakanı Marcelo Salinas ve Eğitim Bakanı Beatriz Garcia istifa etti.

ABD’den sağcı hükümete destek

ABD ise sağcı Rodrigo Paz hükümetine açık destek veriyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, sosyal medya platformu X’te “Bolivya, bölgedeki uyuşturucu teröristlerinin hakimiyetindeki eski statükonun geri dönmesine izin vermemelidir” diye yazdı.

“Amerika Kalkanı” adlı bölgesel ittifak da, Bolivya hükümetini devirmeye yönelik devam eden girişimler olarak nitelendirdiği olayları kınayarak, mevcut kriz konusunda Washington’un tutumuna uyumlu bir tavır sergiledi.

Paz ise eski Devlet Başkanı Evo Morales’i destekleyen isyancıları tehdit ederek Morales’e güvenmemelerini söyledi. Morales’in “narkoterör” bağlantıları olduğunu iddia eden Paz, “Halkı, adli sorunlarından kendini korumak için bir merdiven olarak kullanıyor” dedi. Morales ise bu suçlamaları reddederek “Şimdi yine ‘narkoterörizm’ söylemine başvurarak toplumsal protestoları damgalamaya ve demokrasi, egemenlik ve doğal kaynaklarımızı savunanların meşru taleplerini itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar” diyerek yanıt verdi.

Jeopolitik kırılganlık

Bolivya’daki yol kesme eylemlerinin yarattığı kesintinin etkileri sadece ülke içiyle sınırlı değil. Tedarik ağlarında yaşanan aksama, ülke içindeki krizi derinleştirdiği gibi bölgesel ticaret koridorlarını ve And Dağları ile Güney Koni rotaları üzerindeki tedarik zincirini etkilediği için Bolivya’nın ötesinde de önem arz etmektedir.

Komşu devletler ve sınır ötesi ticaret, nakliye gecikmeleri, fiyat baskıları ve göç basıncıyla krizin etkilerinin katmerleneceği ifade ediliyor.

15 Haziran’da Bolivya Cumhurbaşkanı Rodrigo Paz, Silahlı Kuvvetlerin toplumsal protestoların kontrolüne doğrudan müdahil olmasını sağlamak amacıyla Olağanüstü Hal Düzenleme Yasası’nı yürürlüğe koydu.

Kaynak: teleSUR English/ sendika.org