A101 işçileri temel hakları için genel merkez önünde: ‘İnsanca çalışmak istiyoruz’

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’nin dört bir yanında rafları dolduran, kasaları çalıştıran, depolarda yük taşıyan market emekçileri; su, yemek ve dinlenme gibi en temel ihtiyaçlarının dahi bir maliyet kalemine dönüştürülmesine karşı seslerini yükseltiyor. DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası’nın çağrısıyla A101 işçileri, 17 Eylül’de İstanbul Üsküdar’daki A101 Genel Müdürlüğü önünde bir araya gelerek çalışma koşullarının düzeltilmesini ve temel haklarının güvence altına alınmasını istedi.

“A101 işçisi insanca yaşamak istiyor” pankartının açıldığı eylemde, “Kasalarda değil alanlardayız”, “İşçiler açken patronlara huzur yok” ve “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganları atıldı. Sosyal-İş Mağaza-Market Komisyonu adına yapılan açıklamada, işçilerin mağazalarda yalnızca kasada çalışmadığı; raf düzenlemekten ürün taşımaya, depo işlerinden mağazanın açılış ve kapanışına kadar çok sayıda görevi aynı anda yürüttüğü belirtildi.

İşçilerin taleplerinin merkezinde ücretsiz içme suyu, yemek ücretinin artırılması ve çalışma saatleri içerisinde oturabilme hakkı bulunuyor. Sosyal-İş’in 11 Eylül’de duyurduğu örgütlenme kampanyasında da ilk üç hedef “su, yemek ve oturarak çalışma hakkı” olarak belirlenmişti. Sendika, bu sorunların yalnızca A101’e özgü olmadığını, market ve mağaza emekçilerinin yaygın biçimde benzer çalışma koşullarıyla karşı karşıya bulunduğunu vurguluyor.

Basın açıklamasını okuyan Sosyal-İş Mağaza-Market Komisyonu üyesi Saliha Bahadırlı, bazı çalışanların görev yaptıkları mağazalarda içtikleri suyu dahi satın almak zorunda kaldığını belirterek, “İşçinin suyu üzerinden tasarruf olmaz. İşçinin susuzluğu üzerinden kâr hesabı yapılmaz” dedi. Sendikanın aktardığına göre çalışanlar, uzun saatler boyunca ayakta kalırken mağazalarda oturabilecekleri sandalye bulunmaması ya da oturmalarına izin verilmemesi gibi uygulamalarla da karşılaşıyor.

İşçilerin bir diğer önemli talebi ise yemek ücretlerinin yükseltilmesi. Sosyal-İş ve eyleme katılan çalışanların aktardığına göre A101’de verilen yemek desteği iki yıldır artırılmadı. İşçiler, gıda fiyatlarının ve gündelik yaşam maliyetlerinin hızla yükseldiği koşullarda mevcut tutarla yeterli beslenmenin giderek zorlaştığını belirtiyor.

Bu talepler, Türkiye’de emekçilerin karşı karşıya olduğu geçim tablosundan bağımsız değil. TÜRK-İŞ’in Ağustos 2026 araştırmasına göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcaması 37 bin 388 liraya yükseldi. Gıda, kira, ulaşım, sağlık, eğitim ve diğer temel harcamaları kapsayan yoksulluk sınırı ise 121 bin 786 liraya çıktı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 48 bin 305 lira olarak hesaplandı. TÜRK-İŞ aynı araştırmada mutfak enflasyonunun son 12 ayda yüzde 37,90 arttığını açıkladı.

Bir tarafta işçiler su, yemek ve birkaç dakika oturabilme gibi temel talepler için şirket merkezinin önüne çıkarken, diğer tarafta A101’in Türkiye çapındaki büyüklüğü dikkat çekiyor. Şirketin kendi kurumsal verilerine göre A101, 81 ilde 13 bin 500’ün üzerinde mağazaya ve yaklaşık 70 bin çalışana sahip. Şirket, resmi sitesinde çalışanları da dahil olmak üzere tüm paydaşlarıyla “güvene dayalı ilişkiler” geliştirdiğini ve sürdürülebilir büyümeyi hedeflediğini belirtiyor.

Sosyal-İş ise A101’de başlayan çalışmayı daha geniş bir market işçileri örgütlenmesinin parçası olarak tarif ediyor. Sendika, yüz binlerce market, depo ve tanzim-teşhir çalışanının benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek işçileri sendikal örgütlenmeye çağırıyor. A101 Genel Müdürlüğü önündeki eylem de bu kampanyanın ilk görünür adımlarından biri oldu.

Türkiye’nin en büyük perakende zincirlerinden birinde işçilerin gündeme getirdiği talepler, büyük rakamlarla ifade edilen şirket ölçeğinin karşısında oldukça yalın: Çalışırken susadığında ücretsiz su içebilmek, karnını doyurabilecek bir yemek desteği alabilmek, saatlerce süren vardiyada gerektiğinde oturabilmek ve yaptığı işin karşılığında insanca yaşayabileceği bir ücret kazanmak. Market raflarındaki her ürünün, her dolu kasanın ve her açık mağazanın arkasında emek olduğunu hatırlatan işçiler, bu emeğin görünür ve örgütlü hale gelmesi için mücadeleyi büyütme çağrısı yapıyor.