Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların yargılanması talebini yinelemek için 1121. kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Bu haftaki eylemde, 1980 yılında gözaltına alındıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Cemil Kırbayır’ın dosyası gündeme getirildi. Kırbayır’ın akıbetine ilişkin soruşturmanın zaman aşımı gerekçesiyle kapatılmasına tepki gösterildi.
Basın açıklamasını Cumartesi Anneleri adına İkbal Eren okudu. Açıklamada, 26 yaşındaki Kars Eğitim Enstitüsü öğrencisi Cemil Kırbayır’ın 13 Eylül 1980’de Ardahan’ın Okçu Köyü’ndeki evinden güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındığı hatırlatıldı. Kırbayır’ın önce Göle’deki 247. Piyade Alayı’nda, ardından Kars Emniyet Müdürlüğü’nde ve Kars Eğitim Enstitüsü’ndeki gözetimevinde tutulduğu belirtildi.
Ailesinin günler boyunca Kırbayır’dan haber almak için gözaltı merkezlerine gittiği, ancak 8 Ekim’den sonra kendilerine “Oğlunuz firar etti” denildiği aktarıldı. O tarihten sonra Cemil Kırbayır’dan bir daha haber alınamadı.
Kırbayır ailesinin ve Türkiye Barolar Birliği’nin yaptığı suç duyurularına rağmen yıllar boyunca etkili bir soruşturma yürütülmedi. Cemil Kırbayır’ın annesi Berfo Kırbayır ise oğlunun akıbetini öğrenmek için yaşamı boyunca mücadele etti. Berfo Kırbayır, 5 Şubat 2011’de dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede “Ben ölmeden oğlumu bul” çağrısında bulundu.
Bu görüşmenin ardından oluşturulan Meclis Araştırma Komisyonu, döneme ilişkin belgeleri inceledi; Kırbayır’ı gözaltında gören tanıklarla, sorgulamada görev alan polisler ve MİT mensuplarıyla görüştü. Hazırlanan raporda, Cemil Kırbayır’ın gözaltında işkence sonucu yaşamını yitirdiği ve bedeninin kamu görevlilerince ortadan kaldırıldığı sonucuna yer verildi.
Cumartesi Anneleri adına konuşan İkbal Eren, devletin gözaltında kaybedilen kişilerin akıbetini açıklamak ve sorumluları yargılamakla yükümlü olduğunu söyledi. Yıllarca etkili soruşturma yürütülmeyip deliller toplanmadıktan sonra dosyaların zaman aşımı gerekçesiyle kapatılmasının cezasızlığı derinleştirdiğini belirtti.
Meclis komisyonu raporunun ardından Kars Cumhuriyet Başsavcılığı’na yeniden suç duyurusunda bulunulduğunu ve dosyanın açıldığını hatırlatan Eren, soruşturmanın daha sonra zaman aşımı gerekçesiyle sonlandırıldığını söyledi. Adalet Bakanlığı’nın 25 Şubat 2020’de Yargıtay’a yaptığı kanun yararına bozma başvurusuna da değinen Eren, yargı sürecinin sonunda Kırbayır’ın kaybedilmesine ilişkin ceza soruşturmasının ilerlemediğini ifade etti.
“Gözaltında kaybetme suçunda zaman aşımı işletilemez” diyen Eren, Cemil Kırbayır’ın akıbeti açıklanana ve sorumlular yargılanana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.
Eylemde konuşan Kırbayır ailesinin avukatı Eren Keskin de Meclis raporuna dikkat çekerek, bu raporla devletin Cemil Kırbayır’ın gözaltında kaybedildiğine ilişkin önemli bir tespitte bulunduğunu söyledi.
Cemil Kırbayır’ın kardeşi Mikail Kırbayır ise kayıp yakınlarının yıllardır sürdürdüğü hakikat ve adalet mücadelesinin aileler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirtti. “Bizim yakınlarımız ölmedi, öldürüldü” diyen Kırbayır, anne ve babasının hakikatin ortaya çıktığını göremeden yaşamını yitirdiğini hatırlattı ve Cemil Kırbayır için adalet sağlanana kadar mücadeleyi sürdüreceğini söyledi.
Cumartesi Anneleri, 1121. hafta buluşmasını gözaltında kaybedilenlerin anısına Galatasaray Meydanı’na karanfiller bırakarak tamamladı.
